Hekimlerin Sessiz Yürüyüşü 12. Haftada da Devam Ediyor
Tarih: 05-02-2024 09:10:25
Güncelleme: 05-02-2024 09:10:25
|
|
|
|
Amasya'da, doktorlar ve sağlık çalışanları, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki göstermek için 'Sessiz yürüyüş'ü sessiz yürüyüşü 12'inci haftasında, devam ediyor.
Kentteki çeşitli hastanelerde görev yapan doktorlar, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına tepki göstermek için 'Sessiz yürüyüş' yaptı. Sağlık çalışanları, ellerinde taşıdıkları Türk ve Filistin bayrakları ile İsrail aleyhine Türkçe ve İngilizce yazıların yer aldığı dövizlerle Yavuz Selim Meydanı'na kadar yürüdü.
“REFAH KAPISI MUTLAKA AÇILMALIDIR”
Grup adına açıklamada bulunan Dr. Elif Sakallı, Katliamın 120. gününde 26 bin 751 kadar insan, 11.500’ü kadarı çocuk, 8.000 kadın katledildi.
Siyonizm nedir bilir misiniz?
Siyonizm Gazze'de öldürülen binlerce çocuğun, kadının katilidir.
Ev ve yurtlarından edilen, evleri mezar olan binlerce insanın katilidir.
Yüz yıllarca orda yaşayan Gazze halkı neden yurtlarından çıkarılmak isteniyor hiç düşündünüz mü?
Siyonistler bu toprakların onlara vaad edildiğini iddia ederek bu topraklarda yaşayan insanların evlerine, mallarına ve canlarına yapılan her türlü saldırıyı teşvik etmektedirler.
Siyonistler Arzu mevdud sınırlarına Türkiye’nin 4 te 3 ü ile Kudüs arasında Mescidi Aksa’yı yıkarak Siyonist bir devlet kurma hayaliyle yaşarlar. Onların gözünde diğer insanlar hayvan hükmündedir.
Bu yolda her yolu mubah görürler. Arzu mevdud sınırlarının içinde Türkiye de vardır.
Pkk’yı tutan elle Gazze’de zülüm yapan el aynı eldir.
O yüzden Türkiye’nin güvenliği Gazze’den geçmektedir.
O yüzden bu meselenin insani ve imanı bir boyutu olmakla birlikte bu mesele milli de bir meseledir.
Kudüs bizim için gökle yerin buluştuğu yerdir.
İnsanlığın özgürleşmesini sağlayabilmek için Mescid-i Aksa’nın niteliği anlatılmalı.
İsrail terör devletinin Filistin’de uyguladığı sistematik zulüm ve işgal devam ediyor. Evler okullar, hastaneler bombalanıyor; Gazze halkı abluka altında açlığa mahkum ediliyor. Su vanalarını kapatan, tarlaları bombalayan ve kente gıda girişlerini engelleyen İsrail, bunları tüm dünyanın gözü önünde, saklamaya dahi gerek görmeden alenen gerçekleştiriyor.
Gazze halkının un bulamadığı için hayvan yemlerini öğütmeye başladığı haberleri geliyor.
Bombaların, kitle imha silahlarının dehşetinden kurtulabilen insanlar, yetersiz beslenmenin, susuzluğun, salgın hastalıkların pençesinde ölüme mahkum ediliyor.
Dünyanın en büyük açık hava hapishanesi olan Gazze’ye açılan tek kapı ‘Refah Sınır Kapısı’, aynı zalim elin ablukası altında insani yardımlara neredeyse hiç geçit vermiyor.
Buradan haykırıyoruz:
Refah Kapısı mutlaka açılmalıdır! Devletimizi, sivil toplum kuruluşlarımızı, milletimizi ve tüm insanlığı bu konuda ses vermeye davet ediyoruz. Bu duyarlılıkla gerçekleşen tüm adımlara, bildirilere, yürüyüşlere olan desteğimizi de dile getirmek istiyoruz.
Devam eden bir şey daha var:
İsrail işbirlikçisi devletlerin ve şirketlerin, soykırıma olan aleni desteği artarak sürüyor. Bir avuç mazlumun karşısında bütün dünya zalimleri tek safta saldırmaya devam ediyor.
Gönlü ve duası Filistin’in yanında olan vicdan sahiplerinin ise en büyük silahlarından biri: Boykot.
Hayatımızın her alanında ve mesleklerimizde ‘boykot’ çağrımızı tekrarlıyoruz. Tüm meslektaşlarımıza zulme destek olan ilaç firmalarını boykota devam etmeyi hatırlatıyor, Sağlık Bakanlığı yetkililerinden de aynı hassasiyeti hastane eczanelerinde göstermesini bekliyoruz.
Hekimler ve sağlık çalışanları olarak 12. haftasında toplandığımız ‘Sessiz Yürüyüş’ümüzde,
tutuklansalar da öldürülseler de görevleri başından ayrılmayan Gazze’li meslektaşlarımızı tekrar selamlıyoruz!
Elbette çok iyi biliyoruz ki:
Sen kaybedeceksin İsrail! İnsanlık kazanacak! Filistin halkı kazanacak! Beyaz önlüklerini soykırıma karşı duvar örenler kazanacak! Yıktığın hastanelerin içinde bütün insanlığın hayatını kurtarmaya devam eden Gazzeli meslektaşlarımız kazanacak!
İnsanlık dışı bütün eylemlerden kurtulmak için verdiğimiz mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz. Bu minvalde tüm hekimleri, sağlık çalışanlarını ve bütün vicdan sahibi insanları harekete geçmeye, bu onurlu yürüyüşte yer alarak zulme karşı durmak adına Sessiz Yürüyüş kervanımızda ses olmaya davet ediyoruz!
"Kanıksamayacağız!"
"Normalleştirmeyeceğiz!"
"Sabırla ve azimle zulme karşı duranlar olacağız!"
Gazze ve Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın üzerindeki tüm zulümler durana dek haykıracağız.
Hepimizi Kudüs’ün ve mazlum coğrafyaların özgürlüğü ,yeryüzünde barışın adaletin ve insan onuruna yaraşır bir hayatın tesisi için duyarlı gayretli gerektiğinde dirençli ve mücadeleci olmaya davet ediyorum.
Zulme sessiz kalmayıp mazlumun yanında yer alanlardan olduğunuz ve bu kutlu yürüyüşe katıldığınız için teşekkür ederiz’ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ardından yapılan dua ile yürüyüş sona erdi.