|
Tweet |
Tüm insanlığın içinde var olan gizli bir hastalık var. Fakat birçoğumuz bunun farkında bile değiliz. Farkında olmadığımız için de şikâyetçi değiliz. Bu hastalık öyle kurnaz bir hastalık ki doğumumuzdan ölümümüze kadar daima bizimle birlikte. Üstelik hiçbir yan etkisi de yok. Doğup büyüdükçe o da bizimle beraber daha da büyüyor. Üstelik bazen öyle bir hal alıyor ki bütün insanı tamamıyla işgal ediyor ve kişiye hiç söz hakkı bırakmıyor.
Peki ya nedir bu hastalık? Nasıl oluyor da bu kadar tehlikeli olup farkına varamıyoruz? Elbette ki bu hastalığın adı: Ego. O kadar kurnaz ki belki bir ömür farkına bile varmadan bizi yönetiyor, istediği her şeyi yaptırıyor. Eğer kontrolü ele geçirirse de bir daha kolay kolay bırakmıyor.
Durum böyleyse bu hastalıktan kurtulmak için ne yapmalıyız? Aslına bakarsanız tıpkı fiziksel hastalıklar gibi önce bunun farkına varmamız gerekiyor. Böyle bir hastalığımız olduğunu fark edip bundan kurtulmamız gerektiğini kabul etmeliyiz. İyi de bu kadar kurnaz bir hastalığın nasıl farkına varacağız? Elbette kendi içimize dönüp nasıl bir insan olduğumuzun farkına vararak. Bunu da en iyi anlamanın yolu çevremizdeki insanlara karşı olan davranışlarımız olsa gerek.
Çevremiz bize nasıl bakıyor? Bizi nasıl biri olarak görüyor? En önemlisi kendi içimize döndüğümüzde her şey yolunda mı? Yoksa bazı sıkıntılar mı var? Bu ve benzeri sorulara vereceğimiz cevaplar sayesinde gizli olan hastalığımızın belirtilerini görebiliriz.
Peki, hastalığımızı ifşa ettikten sonra ne yapacağız? Elbette önce bundan kurtulmak istediğimizin farkına varmamız ve sonra iyileşeceğimize inanmamız gerekiyor. Eğer bu hastalıktan memnunsak ya da bundan kurtuluşun olmadığını düşünürsek bu hastalığı yenmek pek de mümkün değil.
Burada önemli olan bir diğer husus da çevremiz. Fiziksel hastalıklarda olduğu gibi bu hastalığımızda da daima destek için birilerine ihtiyacımız var. Yani sevdiklerimizin bize olan inancı ve yardımı. Yani kısaca diyebiliriz ki eğer bu hastalıktan kurtulmak istiyorsak çevremizdeki insanlara sımsıkı sarılmamız lazım. Onlarla birleşip, dünyada sadece kendimiz olmadığının farkına varmamız lazım. Böylelikle çevremiz de bizi işleyen sistemdeki bir parça gibi sahip çıkarak bizi koruyabilsin ki bu gizli hastalıktan bir an önce kurtulup sağlıklı bir şekilde hep birlikte hayatımıza devam edebilelim.
Mehmet F. KAYIKÇIOĞLU