Her an kötü güçlerin olumsuzluklarına maruz kalabilir olarak algılanan doğum eyleminin çevresinde oluşan bütün adet ve inanmalar bu olumsuzlukları bertaraf etmeye yöneliktir.
Olumsuzluklardan, bilinmeyenden korkmanın ve durumları kendi lehlerine çevirebilmenin itici gücüyle oluşturula gelmiş, bu inançlar özde aynı olmakla birlikte yöreden yöreye farklı uygulamalarda vücut bulmuştur.
Doğum Öncesi:
Gebe kalmak için başvurulan çareler:
Gelin yatağı hazırlanırken üstünde erkek çocuk yuvarlanır.
Gelin erkek evine geldiği zaman kucağına erkek çocuk oturtulur.
Çocuğu olmayan kadına "kısır" adı verilir, aile içinde soğuk davranılır. Çocuğu olmamış, kadına kına gecesinde gelinin eline kına yakmasına izin verilmez.
Gebe kalabilmek için birçok yola başvurulur. Hamileliği engelleyen birinci kusur kadının yumurtalıklarındaki iltihap olarak düşünülür ve uygulamalarda bunun sağıltılmasına yöneliktir.
Bu çalışma; Kültür ve Turizm Müdürlüğü arşivinde bulunan ve 1991 yılından günümüze kadar devam eden Halk Kültürü araştırma verilerine göre hazırlanmıştır.