beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...



AK Parti Amasya Milletvekili Çilez TBMM’de Amasya’yı Anlattı


facebook-paylas
Tarih: 13-06-2024 09:24

AK Parti Amasya Milletvekili Çilez  TBMM’de Amasya’yı Anlattı

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Mustafa Kemal’in Millî Mücadele yolunda Amasya’ya gelişinin 105’inci yılında yaptığı konuşmada Amasya’nın tarih açısından önemine değindi.

AK Parti Amasya Milletvekili Hasan Çilez, Mustafa Kemal’in Millî Mücadele yolunda Amasya’ya gelişinin 105’inci yıldönümünde Türkiye Büyük Millet Meclisinde söz aldı. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapmış olan Amasya’nın hem Osmanlı hem de Türkiye Cumhuriyeti tarihi açısından önemine değindi.

Vekil Çilez, konuşmasında; “Amasya’mıza gelişi ve Amasya Tamimi’nin yayınlanışının 105 yılı kutlu olsun.

Siz basın mensuplarını, Aziz ve Asil milletimizi saygı ve hürmetlerimle selamlıyorum. Amasya öyle bir şehir ki Şimdi sizlere Amasya’mızı tarihi süreçteki yeri ile birlikte anlatmaya çalışacağım. Amasya’mız M.Ö. 5500'lerde ilk yerleşimin başladığı bazı kaynaklarda 7.500 bazı kaynaklarda 8.500 yıldan fazla tarihi ile yeryüzünün ilk kadim şehirlerinden birisidir. Hitit, Frig, Kimer, İskip, Lidya, Pers, Helenistik Pontus, Roma, Bizans, Danişment, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerinde ev sahipliği yapmış bir şehirdir. Amasya’mız Ferhat ile Şirin'in aşkının yaşandığı, aşk için dağların delindiği destanın ve aşkın şehridir. Tarihçi Strabon Amasyalıdır, coğrafya ilminin kurucusudur. Osmanlı şehzadelerini burada yetiştirmiş, 12 şehzade burada yetişmiş, 6'sı tahta çıkmıştır. Amasya’mız şehzadeler şehridir. Çelebi Mehmet Ankara Savaşı sonrası dağılan Osmanlı'yı Fetret Devri’nden Amasya’yı merkez alarak çıkarmış Osmanlı’nın ikinci kuruluşu Amasya’dan sağlanmıştır. Fatih’in yetiştiği Amasya, Fatih’e hoca olarak Akşemseddin Hazretlerini ve Hızır Paşaları vermiştir. İstanbul’un Fethinin önünün sağlanması bu birlikteliğin sağlanması ile olmuştur. Aslında Amasya’mız yeni bir çağın başlangıcına ev sahipliği yapmıştır. Devrinin İbn-i Sina’sı Sabuncuoğlu Şerefeddin Amasyalıdır. Amasya'da dönemin çok ilerisinde, tıp alanında öncülük etmiştir. Ameliyatlar yapmış ve bunların aletlerini üretmiştir. Nasıl ameliyat yapılacağını anlattığı eseri tıpta temel referans alınan eserlerden olmuş ve yüzyıllarca Avrupa’da okutulmuştur. Bimarhane’de müzik ile hastaların tedavileri yapılmıştır. Mihri Hatun ilk kadın şairimiz Amasyalıdır, Amasya’da yetişmiştir. Hattatların piri Şeyh Hamdullah ile hat sanatımız yeni bir boyut kazanmış islam yazı sanatını zirveye taşıyan hattat olarak nam salmıştır. Osmanlı hat ekolünün kurucusudur. Yine Şeyh Hamdullah okçular tekkesini kurmuş tur ve aynı zamanda okçuların piridir. Tarihin ilk derbisi Amasya’da olmuştur.

Atlı cirit idmanlarında büyük rekabete sahne olmuş Lahanacılar ve Bamyacılar adı altında iki grup kurulmuştur. Amasyalı olanlar Bamyacılar Merzifonlu olanlar Lahanacılar olarak anılmış tır. Padişah ların kimisi Lahanacı kimisi Bamyacı taraftarı olmuş devlet adamları arasında büyük rekabete sahne olmuştur. Bugün Topkapı Sarayı’nda tarihin ilk rekabetinin anısına hem Bamyacılar hem de Lahanacılar anıtı diktirilmiştir. Uzun yıllar boyunca Topkapı Sarayı’nda bu rekabet süregelmiştir. Amasya'mız İlim irfan şehridir. Bölgenin en önemli medreseleri Amasya’dadır 1863'te Amasya'ya gelen bir Fransız arkeolog olan George Perrot Amasya için: ‘Amasya Anadolu’nun Oxford’udur 25.000 kişilik şehrin 2.000’i öğrenci olup 19 medresede öğrenim görmektedir’ demiştir. Bugün ise Amasya Üniversitemiz tarihteki bu misyonunun bilinci ile hızla gelişmekte ve Türk bilimine katkı sunmaktadır.

19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal ve arkadaşları 25 Mayısta Havza’ya geldiler. Havza’da 17 gün kaldılar ve 11 Haziran günü Mustafa Kemal ATATÜRK Amasya’ya bir telgraf çeker. Amasya’da ahvalin durumunu öğrenir. Çünkü Samsun'da fazla kalamamış Havza'ya geçmiş ve Havza'da bir sıkışıklık yaşamıştır Mustafa Kemal ve arkadaşları. Burada bir açılım ararken Amasya’ya çektikleri telgrafa, Amasyalı Hacı Müftü Tevfik Efendi şu cevabı vermiştir: ‘Amasya halkı müdafaa-i vatan ve muhafaza-i din ve devlet yolunda mücadele edenleri bağrına basmakla müsterih olacaktır’ demiş ve bu cevabı alan Atatürk ve arkadaşları ertesi gün 12 Haziran’da Havza’dan yola çıkmış ve 12 Haziran günü Amasya’ya varmıştır. Amasya girişinde, Cülus Tepe’de Mustafa Kemal ve arkadaşlarını Amasya halkı büyük bir kalabalıkla karşılamıştır. Araçtan inen Mustafa Kemal’e Hacı Müftü Tevfik Efendi : ‘Paşam, bütün Amasya emrinizdedir, gazanız mübarek olsun’ diye seslenmiştir. Bu aslında çok kıymetli ve değerli bir sözdü. Kurtuluş Savaşının ve Milli Mücadelenin nasıl olacağının ilk emaresi Amasya girişindeki Cülus Tepe’de Amasyalılar tarafından bir gaza ile olacağı, bir mücadele ile olacağı o gün ortaya koyulmuştur. Bu ilkte Amasya’mızda yaşanmıştır. Saraydüzü kışlasında çalışmalarına başlayan Mustafa Kemal ve arkadaşları 22 Haziran günü dünyaya tarihin en önemli, en büyük ve kıymetli manifestolarından birini yayınlamıştır. Anlatılmasının çok kıymetli olduğunu düşündüğüm Amasya Tamiminde vatanın bütünlüğünün ve milletin istiklalinin tehlikede olduğu tespiti yapılmış ve bugün içinde bulunduğumuz meclisin temelleri, kurulacak yeni devletin yönetiminin nasıl olacağı bu tamimde yayınlanmıştır. Orada Mustafa Kemal ve arkadaşları ‘Milletin İstiklalini Yine Milletin Azim Ve Kararı Kurtaracaktır’ demiştir. Cumhuriyeti kuran şehir olma şerefi de biz Amasyalılara aittir.

Gelelim bugünkü Amasya’mıza...

Tarihte bu kadar kıymetli bir yeri olan, aşkın şehri, şehzadeler yetiştiren ilim irfan şehri dediğimiz Amasya’da bugün biz Amasyalılar olarak ne yapıyoruz? Amasya’mız baktığımız zaman çok fazla büyük coğrafyası ve nüfusu olan bir ilimiz değil. Kendi halinde mütevazı bir ilimiz. Tarihte imparatorluğumuzun, devletimizin Amasya’mıza ne zaman ihtiyacı olduysa Amasyalı devreye girmiş ve her zaman yapıcı ve öncü bir rol oynamıştır. Bugün Amasya’mız vatanına, devletine, milletine, dinine, diyanetine bağlı insanların yaşadığı mütevazı bir şehirdir. Amasya'mızda ne yapıyoruz bugün ona kısaca bir değinelim.

Merkezle birlikte 7 tane ilçemiz var. En küçük ilçemiz Hamamözü ilçemizdir. Kaplıcalar ve pehlivanlar şehridir. Hamit Kaplan gibi bir pehlivanı yetiştirmiş, başarılarıyla yıllarca devletimizi ve milletimizi onurlandırmış, gururlandırmıştır. Osmanlıya gümüş sikkeleri basılan Gümüş kasabamızla birlikte Gümüşhacıköy’ümüz bir tarım şehridir ve sanayileşmek için adeta kabuğuna sığmamaktadır. İnşallah en kısa zamanda sanayileşme isteğini Gümüşhacıköylü hemşehrilerimizle birlikte yerine getireceğiz. Merzifon ilçemiz; 2000 yıldan fazla uzun tarihi olan Merzifon’umuzda da ileri derecede tarım ve ticaret yapılmakta, organize sanayi bölgesi, bölgenin en iyi gelişen en önemli üretim üslerinden bir tanesidir. Özellikle ankastre ürünler üzerine yaptığı üretim ve ihracatla ülkemize çok büyük katma değer katan bir organize sanayi bölgesidir. Bölgenin marka OSB’sidir. Burası da inşallah genişlemek için gün sayıyor. Buranın genişlemesi için de faaliyetlerimiz sürüyor. Merzifon’umuz tarihte Kara Mustafa Paşa’yı yetiştirmiş bir ilçedir. Kara Mustafa Paşa, Viyana’ya yani Avrupa’da gittiğimiz en son noktaya varabilen, bazen spekülasyonlara da konu olan çok büyük ve çok kıymetli bir devlet adamıdır. Burada Galatasaray Lisesi’nin kuruluşuna öncülük eden Gül Baba hazretleri de Merzifon’da doğmuş, orada yetişmiştir. Osmanlıda birçok padişah görmüş ve bir çok sefere katıldıktan sonra Budapeşte’de inzivaya çekilerek orada yaşamaya başlamıştır. Avrupa’ya bugün de çok ihtiyacı olan insani değerleri, hoşgörüyü o gün götüren Gül Baba bugün Budapeşte’de metfun olup yatmaktadır. Sevginin, hoşgörünün Avrupa’ya vurulan mührü Merzifon’da doğmuş büyümüştür. Keşke Gül Baba’dan bugün medeniyetin sahibi olarak görülen Avrupa’ya, batıya onun hoşgörüsünden bir kaç katre nasip olsa diye düşünüyoruz. Özellikle Gazze’de Filistin’de ve dünyanın diğer yerlerindeki zulümleri düşündüğümüzde aslında Gül Babalara onların öğretilerine ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu da görüyoruz. Suluova’mız 1950’li yıllarda kurulan Şeker Fabrikamızdan sonra kurulan genç bir şehrimiz, yeni bir ilçemizdir. Tarımda çok ileri gitmiş, sanayileşmek için büyük çaba sarf eden, bir kısmı sanayileşmeyi başarmış ama en önemlisi hayvancılıkta ülkemizin en çok bilinen marka kentlerinden bir tanesidir. Hayvancılıkla alakalı tüm üretimlerin yapıldığı, ülkenin en kaliteli etlerinin üretilip yetiştirildiği ve halkımıza sunulduğu bir yerdir. Amasya’mızın en küçük ilçelerinden olan Göynücek ilçemiz; tarımın çok üst düzeyde yapıldığı, Geldingen Ovası gibi çok mümbit topraklara sahip olan ve bizimde sulama yatırımlarımızı yaptığımız, bamyanın en güzelini yetiştiren bir ilçedir. Bamya konusunda tek rakibi yine diğer ilçemiz Taşova’dır. Biz bamyanın güzeli hangisidir demeyiz.

Göynücek mi, Taşova mı daha iyi bamya yetiştirir, ikisi arasında rekabet vardır. Bu konuda başka yerle rekabet yoktur. Taşova’mız ise Kelkit Vadisi’nin başlangıcı olup adeta cennetten bir köşedir. Bamya ve fasulyesi ile meşhur bir ilçemizdir. Bugün tarımda gayet iyi sonuçlar aldığımız Taşova’mızda, Organize Sanayi Bölgesi kurulma isteği ve talebi var. OSB’miz orada kuruldu, mahkeme süreci var. İnşallah onlarda neticelendiğinde Taşova’mız hak ettiği OSB’ye en kısa zamanda kavuşacaktır. Bunun için yoğun bir gayret gösteriyor ve çalışıyoruz. Amasya Merkez’imiz, meyveciliğin başkenti Ziyaret Kasabamız ile elmanın sahibidir. Kirazın ihracatçısıdır ve envai çeşit meyve ve sebzenin üretildiği mümbit topraklardır. Soğan üretiminde Türkiye'nin ikincisi ve net ihracatçısı konumundayız. Seracılık büyük gelişme gösteriyor ve bu alanı biz de yoğun bir şekilde destekliyoruz. Yine Amasya’mız, Merkez’imiz kültür ve tarih şehridir. Aynı anda baktığınızda İlhanlı eserlerini, Danışmentli eserlerini, Selçuklu ve Osmanlı eserlerini şöyle yürüme mesafesinde bir arada görebileceğiniz tek şehirdir. Turizmde de Amasya’mız büyük bir hamle yapmıştır. Bu hamleyi daha yukarılara taşımak için ciddi mücadele veriyoruz. Ancak kültürümüzün daha iyi tanıtılması konusundaki eksikliklerimizi biliyoruz ve bunun için yeni çalışmaları İnşallah bu dönemde yapıp Amasya’mızı ve değerlerini ülkemize ve dünyaya daha iyi tanıtma gayreti içerisinde olacağız.

Bugün özellikle Amasya’mızda bu dönemde en önemli yaptığımız işler Organize Sanayi bölgelerimizin geliştirilmesi ve üretime katkı verilmesi için büyük mücadele gösteriyoruz. Söylediğim gibi Merzifon Organize Sanayi Bölgemiz hızla büyüyor. Geçen dönem 2018 yılında, 3400 kişinin çalıştığı bir OSB, bugün genişletme alanımızın tamamlanması ile birlikte 7000 vatan evladının çalışıp ürettiği ve dünyanın birçok ülkesine ürünlerimizi ihraç ettiğimiz dev bir OSB’ye dönüştü. Şimdi ikinci büyüme aşamasındayız. Onun çalışmaları devam ediyor. Bu dönemde inşallah bunu tamamlayacağız. Yine Suluova OSB’mizde %100 doluluğa eriştik ve genişleme çalışmalarına devam ediyoruz. Suluova’mızda Türkiye’nin ilk organize besi sanayi bölgesi kuruldu. İçerisinde Türkiye'nin en büyük Et Entegre tesislerinden bir tanesi, biyogaz üreten büyük bir tesis var ve bu besi OSB’mizi de inşallah 5-6 ay içerisinde neticelendirerek 2 katı büyüklüğe ulaştıracağız. Amasya OSB’mizde de %100 doluluğa eriştik.  İmar ve kamulaştırma çalışmalarımız da burada devam ediyor. En kısa zamanda buradaki kapasiteyi de iki katına çıkaracağız. Biraz önce söylediğim gibi Taşova OSB’miz kuruldu, mahkeme süreci devam ediyor. Mahkemenin neticelenmesiyle birlikte sırada bekleyen yatırımcılarımıza da yer tahsisine başlayıp oralarda da iş, aş olanaklarını çoğaltacağız ve artık Taşova’mız göç veren bir ilçe olmaktan kurtulacak. Gümüşhacıköy OSB kurulmasını hasretle bekliyor. Yerle alakalı çalışmalarımız devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda bir hazine arazisi üzerinde tesis edeceğimiz Gümüşhacıköy OSB’miz ile Gümüşhacıköylülerin bu hasretine son verip ülkemize ve bölgemize değer katmaya devam edeceğiz. Değer verdiğimiz en önemli konulardan bir tanesi de örtü altı üretim dediğimiz seraların yaygınlaşması için Amasya’mızda da yoğun faaliyet gösteriyoruz. Amasya’mızda ciddi bir seracılık yapılmakta ve kaliteli ürünler üretilmektedir. Ara dönem dediğimiz, Antalya bölgesinde ürünlerin bittiği, ülkemizin kuzeyinde tarlalarda ürünlerin çıkmadığı bu dönemde devreye girerek arz açığı oluşmasını engelleyen bir yapımız var Amasya’da. Bunu biraz daha geliştirmek için gayret gösteriyoruz. Organize sera bölgelerimizin kurulması için çalışmalarımızı başlatmış bulunmaktayız. Amasya’da tarımsal sulama yatırımları son 6 yılda en çok önem verdiğimiz işlerin başındadır. Gerek Özel İdare kaynaklarımızı gerekse Doğu Karadeniz Projesi (DOKAP) kaynaklarımızı Kapalı Devre Sulama dediğimiz modern sulama sistemlerine çeviriyoruz. DSİ’nin de desteği ile bölgemizde ciddi kapalı devre sulama sistemleri yatırımlarını yapıyoruz. Bunların en önemlisi ve en başta geleni ülkemizin de kendi alanındaki en büyük yatırımlarından biri olan Suluova Sağ ve Sol Sahil Kapalı Devre Sulama Sistemi toplulaştırma projelerini bitirdik. Önümüzdeki birkaç ay içerisinde ihalesine çıkacağız. Bölgemize ve ülkemize büyük değer katacak olan bu projeyi başarmış olmanın haklı gururunu da bu süreçte yaşıyoruz. Burada Yedikır Barajımızdan 57.000 dönüm arazi sularken, 154.000 dönüm araziyi bu kapalı devre sulama sisteminden sulayacağız. Hem suyu tasarruflu bir şekilde kullanacak hem de verimlilik artışı sağlayarak tarıma asıl en büyük desteği sulama yatırımları ile yapmış olacağız.

Amasya’mızın tarihinden sizlere söz ettim. Geçmişimizden ders alıyoruz. Övünç ve gurur kaynaklarımızı tekrar hatırlatarak buralardan destek alarak bugün üzerimize düşen vazifeleri en iyi şekli ile yapıp, yarınlara ilimizi, ilçelerimizi, ülkemizi hazır etme gayreti içerisinde olduğumuzu söylüyorum. Amasya’mız değer üretiyor ve ürettiği bu değerle ülkemizin ekonomisine de büyük katkılar sağlıyor. Amasya’mız net ihracatçı konumunu koruyan bir ilimizdir ve bizde bu alanları destekleyecek her türlü yatırımları hükümetimizle birlikte yapıyoruz. Özellikle burada Sayın Cumhurbaşkanımıza Amasya’mıza olan özel ilgilerinden dolayı ve yapmak istediğimiz tüm yatırımlarda kendisiyle gidip görüştüğümüzde, kendisinden İstediğimiz her konuda Allah razı olsun Amasya’mıza ve Amasyalımıza büyük destek vermiştir. Kendilerine de Amasya’mız adına şükranlarımı arz ediyorum. İnşallah önümüzdeki süreçte de Amasya’mıza olan yatırımlarımız devam edecektir diyor hepinize saygı ve hürmetlerimi sunuyorum.” ifadelerine yer verdi.







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI