|
Tweet |
Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç 12 Kasım Dünya Zatürre Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada zatürre, belirtileri, tedavi yöntemleri ve önlenmesine ilişkin değerlendirmede bulundu.
Dr. Koç “Akciğerin iltihabı olarak bilinen “zatürre”nin tıbbi adı “pnömoni”dir. Zatürre, bakteri, virüs, mantar gibi çeşitli mikroorganizmalar nedeniyle oluşabilir. Zatürre, en sık görülen, hekime başvurmaya neden olan, en fazla ölüme yol açabilen hastalıklar arasında bulunmaktadır” dedi.
Zatürrenin iki türü var
Zatürreyi “tıpta pnömoni olarak adlandırılan akciğer dokusunun iltihabı, “Pnömoni toplumdan kazanılmış pnömoni ve hastanede servislerde, yoğun bakımda yatan hastalarda ortaya çıkan pnömoni olarak ikiye ayrılmaktadır.
Ateş ve öksürüğe dikkat!
Zatürrenin belirtileri ateş, öksürük, eklem ağrıları, balgam çıkarma (bazı zamanlarda kanlı balgam)
Gerektiğinde radyolojik yöntemlerle teşhis edilebilir
Zatürre teşhisinin konulması için öncelikle hastanın şikayetlerinin dinlenmesi gerektiğini kaydeden Dr. Koç “Hasta ardından muayene edilmelidir. Daha sonra uygun görülürse uzman kişi, radyolojik yöntemler kullanarak akciğer filmi, ilaçsız tomografi çekimi isteyebilir.” dedi.
5-7 gün içerisinde tedavi edilebilir
Zatürrenin genel olarak 5-7 gün içerisinde geçtiğini ifade eden Dr.Koç, “Zatürrede toplumdan kazanılan veya yatan hastalarda oluşan tiplerinin iyileşme süreleri farklıdır. İmmün sistemi zayıf olan kişilerde veya kanser tedavisi gören hastalarda zatürre daha ağır seyretmektedir. Genellikle ayaktan verilen tedavi ile geçmektedir.” Diye konuştu.
Bağışıklık güçlendirilmeli, hijyene dikkat edilmeli
“Zatürreden korunmanın yollarının başında immün sisteminin kuvvetlendirilmiş olması gerekmektedir” diyen Dr. Koç, “Bu da iyi bir beslenme ve bunun yanında temizlik koşullarına dikkat edilmesi ile mümkündür. Son zamanlarda görülen viral salgınlar özellikle Covid hastalığının da olması nedeniyle hijyen şartlarına dikkat edilmesi son derece önemlidir.” uyarısında bulundu.
Sigara içilmemelidir
Zatürrenin iki türlü tedavi edildiğini kaydeden Dr.Koç, “Bunlardan biri ayaktan tedavi diğeri ise hastanın yatırılarak tedavi edilmesidir. Temel olarak antibiyotik tedavisi mümkündür. Önemli olan zatürreye yakalanmamaktır. Bunun için de genel olarak hijyen koşullarına, beslenmeye ve en önemlisi sigara içmemeye dikkat etmek gerekir. Sigara içenler çok sıklıkla zatürreye yakalanmaktadır ve tedavisi zor olmaktadır.” diye konuştu.
Pnömokoklara karşı yapılan pnömokok aşısı (zatürre aşısı) aşağıdaki durumlarda önerilmektedir:
65 yaş ve üzeri kişiler
KOAH ve bronşektazi hastaları ile akciğeri cerrahi olarak tamamen ya da kısmen çıkarılmış hastalar
Kalp ve damar, böbrek, karaciğer ve şeker hastalığı gibi kronik hastalığı bulunanlar
Kronik alkolizm tanısı bulunan kişiler
Dalakta fonksiyon bozukluğu bulunanlar veya dalağı alınmış olanlar
Bağışıklık yetmezliği bulunanlar ve bağışıklık sistemini baskılayan tedavi alanlar
Beyin omurilik sıvısı kaçağı olanlar
Pnömokok hastalığı veya komplikasyon riskinin artmış olduğu şartlarda yaşayanlar
Pnömokok aşısı, koldan kas içine yapılmakta olup, oldukça güvenilirdir; ciddi yan etkilere pek rastlanmamaktadır. Yaşam boyu bir veya iki kez yapılması çoğu kez yeterli olmaktadır. Öte yandan, grip (influenza) hastalığı da zatürreye zemin hazırlaması açısından risk oluşturabilmektedir. Her yıl en fazla gribe neden olan mikropların belirlenmesi ile her yıl için yeni aşısı hazırlanmaktadır. Dolayısıyla, grip aşısının her yıl tekrarlanması gereklidir. Grip aşısı her yıl Eylül, Ekim, Kasım aylarında yapılabilmektedir.
Grip aşısı yapılması önerilen kişiler aşağıda belirtilmiştir:
65 yaş ve üzeri kişiler
KOAH, bronşektazi, bronş astımı gibi kronik akciğer hastalıkları ile kalp ve damar hastalığı tanılı kişiler
Şeker hastalığı, böbrek fonksiyon bozukluğu, çeşitli hemoglobinopatileri olan ve bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler
Yüksek riskli hastalarla karşılaşma olasılığı olan sağlık çalışanları
Grip yönünden riskli kişiler ile birlikte yaşayanlar (Özellikle 6 aydan küçük bebek ile yakın ve sürekli teması olanlar)
Güvenlik görevlileri, itfaiyeciler gibi toplum hizmeti veren kişiler
Grip aşısı da koldan kas içine yapılır, yalnız ağır yumurta alerjisi olanlara yapılması sakıncalı olabilmektedir. Aşının yapıldığı yerde ağrı, hassasiyet gibi kısa süreli basit yan etkiler beklenebilir.