|
Tweet |
Amasya’da bulunan Sabuncuoğlu Şerefeddin Tıp ve Cerrahi Tarihi Müzesi (Darüşşifa), Osmanlı tıbbının önemli miraslarından biri olan şifalı macunları ziyaretçilerle buluşturuyor. 1308 yılında inşa edilen ve 2011 yılında Amasya Belediyesi tarafından müzeye dönüştürülen tarihi Bimarhane, Fatih Sultan Mehmet döneminin ünlü hekimi Sabuncuoğlu Şerefeddin’in adıyla yeniden düzenlendi.
Müzedeki cerrahi aletleri ve tıbbi eserleri inceleyen ziyaretçiler, Osmanlı döneminde hastalıkların tedavisinde kullanılan macunlara büyük ilgi gösteriyor.
Sabuncuoğlu Şerefeddin’in Şifalı Macunları
Sabuncuoğlu’nun kaleme aldığı “Mücerrebname” (Deneyimler Kitabı) adlı eserde farklı hastalıklara iyi gelen macun tarifleri yer almaktadır. Müzedeki en dikkat çeken şifalı macunlar şu şekildedir:
Macun-ı Bellud
İçeriği: Bal, bellud, darülfülfül, zencefil, karanfil, tarçın, mastika, keten tohumu, kişniş.
Faydaları:
Cinsel gücü artırır.
Bel soğukluğu ve frengi gibi hastalıkların tedavisinde kullanılır.
Mide rahatsızlıklarını giderir, gaz sancısını azaltır.
Unutkanlığı önler ve zekayı açar.
Adet düzenleyici etkisi vardır.
Kadınlarda beyaz akıntıyı keser.
Kanlı basuru hafifletir.
Damar sertliğine karşı etkilidir.
Macun-ı İbni Sina
İçeriği: Bal, anason, havuç tohumu, dereotu tohumu, küçük Hindistan cevizi, karanfil, mastika, akır kahra, udu hindi, misk, şeker.
Faydaları:
Mide ekşimesi ve sancısını hafifletir.
Astım, bronşit ve zatürreye karşı etkilidir.
Sinirleri yatıştırır, el ve ayak titremesini azaltır.
Migren ağrılarını giderir, beyin yorgunluğunu alır.
Böbrek taşlarını düşürmeye yardımcı olur.
Anne sütünü artırıcı özelliğe sahiptir.
Basur ve rahim rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır.
Antiseptik özelliği sayesinde vücutta mikroplarla savaşır.
Müzeyi gezen ziyaretçiler, hem cerrahi aletleri inceliyor hem de geçmişte hastalıkları iyileştirmek için kullanılan doğal macunlar hakkında bilgi ediniyor. Ziyaretçilerin bazıları macunları inceleyerek geçmişteki tıbbi yöntemlerin doğallığına hayran kalırken, bazıları da geleneksel tıbbın modern ilaçlardan farklı yönlerini merak ediyor.
“Eskiden İnsanlar Hastalıklarını Doğal Yollarla Tedavi Ediyormuş”
İstanbul’dan Amasya’yı ziyaret eden Aynur Satılmış macunların içeriğini öğrendiğinde oldukça şaşırdığını belirterek şunları söyledi:
"Burada anlatılanları dinleyince, Osmanlı döneminde şifalı bitkilere ne kadar önem verildiğini daha iyi anlıyoruz. Eskiden insanlar hastalıklarını bu tür doğal yollarla tedavi ediyormuş. O dönemde tamamen bitkisel ve doğal yöntemler kullanılmış. Bu gerçekten çok etkileyici."
"Macunların İçeriği Bile Günümüz Sağlık Tavsiyeleriyle Uyuşuyor"
Ankara’dan gelen bir ziyaretçide, macunların şifalı özelliklerine vurgu yaparak "Bal, zencefil, tarçın gibi birçok faydalı içerik var. Bunları günümüzde de bağışıklığı güçlendirmek için kullanıyoruz. O dönemde insanlar nasıl kullanacağını ve hangi hastalığa iyi geldiğini da çok iyi biliyormuş" dedi.
“Keşke Günümüzde de Bu Macunlar Yaygın Olsa”
Amasya’da yaşayan ve müzeyi ziyaret eden bir diğer ziyaretçi, macunların doğal yollarla üretilmesinin önemli olduğunu belirterek "Şimdi her şeyde katkı maddesi var ama eskiden insanlar tamamen doğal malzemelerle hastalıklarını tedavi ediyormuş. Keşke günümüzde de bu tür macunlar daha yaygın olsa, biz de kullanabilsek" diye konuştu.
“Osmanlı Tıbbı Gerçekten Çok İleriymiş”
Üniversite öğrencisi ise tıp tarihine ilgisinin olduğunu belirterek "Osmanlı döneminde tıbbın bu kadar ileri seviyede olduğunu bilmiyordum. Şerefeddin Sabuncuoğlu’nun yazdığı eserlerde o dönemde ameliyatlar bile yapıldığını gördüm. Bu macunlar da şifa kaynağı olarak yüzyıllardır kullanılmış. Gerçekten Osmanlı tıbbı çok ileriymiş" dedi.
Geçmişten Günümüze Şifa Kaynağı
Tarihi Darüşşifa’yı ziyaret edenler, Sabuncuoğlu Şerefeddin’in tıp alanındaki katkılarını ve Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemlerini yakından tanıma fırsatı buluyor.
Hanife Yeşilyurt