|
Tweet |
Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Derya Canlı, sosyal fobi ile utangaçlık arasındaki farklara dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Canlı, çekingen davranış gösteren her bireyin sosyal fobiye sahip olmadığını belirterek, “Sosyal fobi denildiğinde akla çekingen ya da utangaç sıfatları gelse de aslında utangaçlık ve sosyal fobi birbirinden farklıdır” ifadelerini kullandı.
SOSYAL FOBİ NEDİR?
Dr. Canlı, sosyal fobinin bireylerin sosyal ortamlarda yoğun kaygı ve korku hissetmesine yol açan bir psikolojik rahatsızlık olduğunu ifade etti. “Sosyal fobisi olan kişiler, topluluk önünde konuşmak, birileriyle tanışmak veya dikkat çekebilecek herhangi bir durumda aşırı endişe duyarlar. Bu durum, günlük yaşamlarını, eğitimlerini, iş hayatlarını ve sosyal ilişkilerini olumsuz yönde etkiler” dedi.
UTANGAÇLIK İLE SOSYAL FOBİ ARASINDAKİ FARK
Uzman, toplumda utangaçlık ile sosyal fobinin sıklıkla karıştırıldığını belirterek, utangaç bireylerin genellikle belirli durumlarda çekingen davrandığını ancak yaşamlarını önemli ölçüde etkilemediğini söyledi. “Utangaçlık doğal bir kişilik özelliğidir ve çoğu zaman bireyin günlük hayatını kısıtlamaz. Ancak sosyal fobi, kişinin sosyal ilişkilerini, eğitim ve iş hayatını ciddi şekilde sınırlandırabilir ve yaşam kalitesini düşürebilir” dedi.
BELİRTİLER VE DESTEK
Dr. Canlı, sosyal fobinin bazı belirgin belirtileri olduğunu vurgulayarak şunları ekledi: “Terleme, titreme, hızlı kalp atışı, yüz kızarması gibi fiziksel tepkiler, yoğun kaygı, topluluk önünde konuşma korkusu ve sosyal ortamlardan kaçınma sosyal fobinin sık görülen belirtilerindendir. Bu belirtiler uzun süre devam ederse, birey mutlaka bir psikiyatri veya psikoloji uzmanından destek almalıdır.”
SOSYAL FOBİ TEDAVİSİ
Sosyal fobinin tedavisinde hem psikolojik destek hem de gerektiğinde ilaç tedavisinin uygulanabildiğini aktaran Dr. Canlı, erken müdahalenin önemine dikkat çekti. “Sosyal fobi tedavi edilebilir bir durumdur. Danışanlar, bilişsel davranışçı terapi ve destekleyici psikoterapi ile sosyal kaygılarını yönetmeyi öğrenebilirler. Tedavi süreci, bireyin yaşam kalitesini artırır ve sosyal ilişkilerini güçlendirir” dedi.
Dr. Canlı, ailelere ve öğretmenlere de tavsiyelerde bulunarak, çocuk ve gençlerde sosyal kaygı belirtileri gözlemlendiğinde erken destek sağlanmasının önemini vurguladı. “Erken fark edilip uygun müdahale yapılırsa, sosyal fobi ilerlemeden kontrol altına alınabilir ve bireyin sağlıklı bir sosyal yaşam sürmesi sağlanabilir” ifadelerini kullandı.
UZMANLARDAN TAVSİYE
Psikiyatri uzmanı, toplumda sosyal fobiyi anlamanın ve destek olmanın önemine de dikkat çekti. “Çekingenliği doğal bir kişilik özelliği olarak görebiliriz, ancak sosyal fobi ciddi bir rahatsızlıktır ve profesyonel destek gerektirir. Toplum olarak sosyal fobiyi yanlış anlamamalı, bireyleri etiketlemek yerine doğru yönlendirmeliyiz” dedi.
Hanife Yeşilyurt