|
Tweet |
Amasya İl Sağlık Müdürü Dr. Dursun Koç, kış aylarında sık görülen ve kolay bulaşan gribe karşı vatandaşları uyardı.
Kış aylarında sık görülen ve kolay bulaşan gribe karşı önlem alınmazsa, hastalığın genellikle hafif seyretse de risk grubundaki kişilerde ağır seyredebileceğini, hastane yatışlarına ve hatta ölümlere yol açabileceğini belirten Dr. Koç, vatandaşları tedbirli davranmaları için uyarılarda bulundu.
TEDAVİ DOKTOR ÖNERİSİYLE BELİRTİLERE GÖRE YAPILMALIDIR
Soğuk algınlığı çeşitli virüslerin yol açtığı üst solunum yollarının hafif seyirli bir hastalık olduğunu ifade eden Dr. Koç; “En sık kış mevsiminde görülür. Bunun başlıca nedeni; iyi havalandırılmayan ortamlarda ve kalabalık ortamlarda daha çok zaman geçirilmesidir.
Bu hastalığın ilk belirtisi boğaz ağrısı. Ateş normaldir veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir. En sık görülen belirtiler; burun akıntısı, burun tıkanıklığı, hapşırma ve boğaz ağrısıdır. Koku ve tat duyusunun azalması, ses kalitesindeki değişiklikler gibi durumlara da sıkça rastlanır. Belirtiler ortalama 7 gün sürer. Soğuk algınlığı tedavisinde antibiyotiklerin yeri yoktur. Tedavi doktor önerisiyle belirtilere göre yapılmalıdır. Ayrıca istirahat ve dengeli beslenme vücut direncinin yeniden kazanılmasına yardım eder’ dedi.
RİSK GRUBUNDAKİ KİŞİLERİN GRİP SEZONU ÖNCESİNDE AŞILANMASIDIR
Vatandaşların soğuk algınlığı ile gribi çok karıştırdıklarını da söyleyen Dr. Koç açıklamasının devamında; Grip, influenza virüslerinin yol açtığı, Ekim ayından başlayarak Nisan başına kadarki dönemde sık görülen oldukça bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Soğuk algınlığına kıyasla öksürük, kas ağrısı ve şiddetli halsizliğin daha sık görüldüğü grip, birçok kişide hafif seyreder ve bu kişiler birkaç gün içerisinde tamamen iyileşmektedirler. Bununla birlikte yaşlılarda, küçük çocuklarda, gebelerde ve kronik hastalığı olanlar gibi özellikli gruplarda ağır seyretmekte, hastane yatışlarına ve hatta ölümlere neden olabilmektedir. Bu yönüyle soğuk algınlığından farklıdır. Dengeli beslenmek, yeterli miktarda su içmek, düzenli uyumak, düzenli egzersiz ve spor yapmak, sigara içmemek, mümkün olduğunca kalabalık yerlerden uzak durmak, öksürme ve aksırma sırasında ağzı kağıt mendille, kağıt mendil yoksa da kolun iç yüzüyle kapatmak ve sık sık el yıkamak hem gripten hem de soğuk algınlığından korunmaya yardımcı olur. Ayrıca gripten korunmanın en etkin yolu risk grubundaki kişilerin grip sezonu öncesinde aşılanmasıdır’ ifadelerini kullandı.
Kış hastalıklarına karşı koyabilmek o kadar da zor değil, Gribi kendinizden uzak tutmanın yollarını ve gribe karşı alabileceğiniz 9 basit önlemi da sıralayan Dr. Koç;
1- ELLERİNİZİ SIK SIK YIKAYIN
Gribe karşı korunmada el yıkamak basit ama en etkili yollardan biri. Mikroplar en çok ellerimiz yoluyla bulaşır. Bu nedenle gün içerisinde ellerimizi yüzümüze sürmekten kaçınmak ve sık sık sabunla yıkamak çok önemli. Klavye, cep telefonu, kapı kolları, toplu taşıma araçlarındaki tutaçlar gibi yerlerle temasın ardından da sık sık elleri yıkamalı.
2- ÇOK KALIN GİYİNMEYİN
Üşütmeyelim diye kat kat giyindiğimiz kalın kıyafetler ve yünlü kazaklar, yaygın inanışın aksine hasta eder. Önemli olan aşırı terlemeye yol açacak ya da üşütecek giysiler giymemek. Vücut ısısını koruyan ve teri emen pamuklu kıyafetler tercih edilmeli, mutlaka atlet giyilmeli.
3- GEÇ YATMAYIN, EN AZ 6 SAAT UYUYUN
Yoğun ve yorucu iş temposuna bir de uykusuzluk eklenince vücut direnci azalır. Uykusuzluk bağışıklık sistemini zayıflatarak kış hastalıklarına zemin hazırladığı gibi, hastalıkların iyileşme sürecini de yavaşlatır. Özellikle gece geç saatlerde yatmamak, en az 6 saat uyumak çok önemli. Stresi de mümkün olduğunca kontrol almak gerekir.
4- KALABALIK ORTAMLARI TERCİH ETMEYİN
Virüsler en fazla solunum yoluyla bulaştığından kapalı ve kalabalık mekanlarda uzun süre kalmamak gerekir. Hapşırınca yayılan virüsler 4 saat canlı kalır. Ofiste mümkünse ara sıra pencereleri açarak içeriyi havalandırmak, okulda da her teneffüste içeri temiz hava girmesini sağlamak çok önemli. Öksürüp hapşırırken de ağzınızı elinizle değil, kağıt mendille kapatın. Tek kullanımlık kağıt mendilleri hemen çöpe atın.
5- ÖPÜŞMEK YERİNE BAŞINIZLA SELAMLAŞIN
Bir arkadaşımızı gördüğümüzde ya da misafirliğe gittiğimizde hemen birbirimize sarılıp öperiz. Ama yanlış yaparız. Çünkü sarılıp öpüşmek mikropların doğrudan bulaşması anlamına gelir. O nedenle öpüşmek yerine başımızla selamlaşmamız gerekir.
6- HAREKETSİZLİKTEN KAÇININ
Hareketsiz bir yaşam tarzı sağlığımız açısından en büyük tehlikelerden biri. Ofiste çalışanlar öğle saatlerinde kısa süreli de olsa yürüyüş yapmaya çalışmalı. Gün içerisinde hareketsiz kalmaktan kaçınmalı. Haftada üç gün yarım saatlik düzenli tempolu yürüyüş ve egzersiz bağışıklık sistemini destekler, vücut direncini kuvvetlendirir.
7- SU İÇMEYİ İHMAL ETMEYİN
Kış aylarıyla beraber su içme ihtiyacımız azalır ama susamayı beklemeden su içmek, gün içerisinde bol sıvı tüketmek zararlı bakterilerin vücuttan atılabilmesini sağladığından griple mücadelede çok önemli. Su ihtiyacını ağırlıklı olarak su ile karşılamak; bunun yanı sıra ayran, bitki çayları, çorba gibi sulu gıdalar tüketmek gerekir. Gazlı içeceklerden uzak durulmalı. Hazır meyve suyu yerine de meyveyi posasıyla tüketmeli.
8- DİNLENMEYE ZAMAN AYIRIN
Griple mücadelede istirahat de önemli. Kendinizi iyi hissetmiyor, halsizlik ve kırgınlık yaşıyorsanız bunu yöneticinizle paylaşın ve işyerinizden izin alın, evde istirahat edin. Kişinin evde istirahat etmesi hem kendi hastalığının artmaması hem de hastalığını diğer kişilere bulaştırmaması açısından çok önemli bir faktör.
9- DENGELİ BESLENİN
Hasta olduktan sonra, sanılanın aksine C vitamini takviyesinin bir faydası olmaz. Önemli olan hasta olduktan sonra değil, hastalık kapınızı çalmadan harekete geçmeniz. Bu noktada sağlıklı ve dengeli beslenmek çok büyük önem taşır.
Tüm bu önlemlere uyduğunuz zaman hastalık sizden uzak olacaktır. O yüzen sağlığımız için lütfen bunları dikkate alınız’ diye konuştu.