beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



Sınıfın Sessiz Öğrencileri: Utangaçlık mı, Kaygı mı?


facebook-paylas
Tarih: 12-06-2026 09:30

Sınıfın Sessiz Öğrencileri: Utangaçlık mı, Kaygı mı?

Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Dr. Derya Canlı, okul ortamında sessiz kalan çocukların çoğu zaman yanlış değerlendirildiğini belirterek, bu durumun yalnızca utangaçlık olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti. Canlı, sınıfta konuşmayan, derse katılmayan ya da sosyal ilişkilerden geri duran çocukların bir kısmında sosyal kaygı belirtilerinin bulunabileceğine dikkat çekti.

Okullarda sessiz, sakin ve uyumlu görünen bazı öğrencilerin aslında iç dünyalarında yoğun bir kaygı yaşayabileceğini belirten Canlı, bu durumun çoğu zaman fark edilmeden “çekingenlik” olarak etiketlendiğini söyledi.

SESSİZLİK HER ZAMAN KİŞİLİK ÖZELLİĞİ DEĞİL

Okul ortamı, çocukların sosyal gelişiminde kritik bir rol oynuyor. Ancak bazı öğrenciler bu ortamda kendilerini geri çekerek konuşmaktan, soru sormaktan ve grup çalışmalarına katılmaktan kaçınabiliyor.

Dr. Derya Canlı, bu sessizliğin her zaman doğal bir kişilik özelliği olmadığını, bazı çocuklarda sosyal kaygının bir işareti olabileceğini ifade etti. Canlı’ya göre sosyal kaygı yaşayan çocuklar, hata yapma korkusu, başkaları tarafından yargılanma endişesi ve alay edilme çekincesi nedeniyle kendilerini geri çekebiliyor.

SOSYAL KAYGI BELİRTİLERİNE DİKKAT

Sosyal kaygı, çocuğun sosyal ortamlarda yoğun endişe ve çekinme yaşaması olarak tanımlanıyor. Bu durum çocukların okul yaşamını doğrudan etkileyebiliyor.

Dr. Derya Canlı, sosyal kaygı yaşayan çocuklarda şu belirtilerin görülebileceğini ifade etti:

Sınıfta konuşmaktan kaçınma

Söz almak istememe

Sunum yapmaktan geri durma

Arkadaş ilişkilerinde zorluk yaşama

Aşırı çekingenlik

Karın ağrısı, terleme, çarpıntı gibi fiziksel belirtiler

Canlı, bu belirtilerin özellikle okul çağında erken fark edilmesinin önemine vurgu yaptı.

ÖĞRETMENLERİN GÖZLEMİ ÖNEM TAŞIYOR

Sınıf ortamında öğretmenlerin çocukları günlük olarak gözlemleme imkânı bulunduğunu belirten Canlı, sessiz öğrencilerin doğru değerlendirilmesinin önemine dikkat çekti. Her sessiz öğrencinin aynı şekilde yorumlanmaması gerektiğini ifade eden Canlı, bazı çocukların konuşmaktan kaçınmasının altında kaygı olabileceğini söyledi.

Dr. Derya Canlı, öğretmenlerin öğrenciyi zorlamadan, küçük adımlarla iletişime teşvik etmesinin daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirtti.

AİLE TUTUMU GELİŞİMİ ETKİLİYOR

Çocukların sosyal gelişiminde aile tutumunun belirleyici olduğunu vurgulayan Canlı, aşırı koruyucu veya baskıcı yaklaşımların çocukların özgüvenini zedeleyebileceğini ifade etti.

Ailelerin çocuklarını konuşmaya zorlamak yerine onları anlamaya çalışması gerektiğini belirten Canlı, güvenli bir iletişim ortamının çocukların kendini ifade etmesini kolaylaştıracağını söyledi.

Dr. Derya Canlı, çocukların kendi hızlarında sosyalleşmesine izin verilmesinin önemine dikkat çekti.

ERKEN FARKINDALIK VE DESTEK ÖNEMLİ

Sosyal kaygı belirtilerinin uzun süre devam etmesi durumunda profesyonel destek alınmasının önemine değinen Canlı, erken müdahalenin çocukların sosyal gelişimi açısından büyük katkı sağladığını ifade etti.

Canlı, çocukların “utangaç” gibi kalıplarla etiketlenmesinin yerine, davranışlarının doğru analiz edilmesi gerektiğini belirtti.

“SESSİZ ÇOCUK” ALGISI

Toplumda yaygın olan “sessiz çocuk iyidir” algısının her zaman doğru olmadığını vurgulayan Canlı, sessizliğin bazı durumlarda içsel bir zorlanmanın göstergesi olabileceğini ifade etti.

Dr. Derya Canlı, çocukların yalnızca akademik başarıyla değil, sosyal ve duygusal gelişimleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

SESSİZLİK BAZEN BİR YARDIM ÇAĞRISIDIR

Çocukluk döneminde fark edilmeyen sosyal kaygı belirtilerinin ilerleyen yaşlarda daha büyük sorunlara yol açabileceğini belirten Canlı, öğretmenlerin ve ailelerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini söyledi.

Sessiz kalan her çocuğun sadece utangaç olmayabileceğini vurgulayan Canlı, bazı çocukların sessizliğinin aslında bir yardım çağrısı olabileceğini ifade etti.

Hanife Yeşilyurt







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI