|
Tweet |
Biyolojide 'homeostazi', bir organizmanın tüm dış etkenlere rağmen iç dengesini koruma yeteneğidir. Sistem, bu dengeyi bozmaya çalışan her hücreyi ya iyileştirir ya da izole eder. Bugün toplumsal düzeyde yaşadığımız sarsıntılar, sistemin kendi 'sosyal bağışıklığını' devreye sokarak bizi dengeye geri çağırma çabasıdır."
Doğa, her ölçekte denge üzerine kuruludur. Vücut ısınızın sabit kalmasından, okyanuslardaki tuz oranına kadar her şey hassas bir ayar mekanizmasıyla yönetilir. Ancak bizler, bu muazzam denge mekanizmasının sadece fiziksel dünyada geçerli olduğunu sanma yanılgısına düşüyoruz. Oysa insanlık, tek bir devasa organizmadır ve bu organizmanın da kendi sosyal homeostazisi vardır.
Hücreden Topluma: Aynı Algoritma
Bir bedende bir grup hücre, organizmanın geri kalanını hiçe sayarak sadece kendi büyümesine odaklanırsa buna "kanser" diyoruz. Organizma bu hatayı fark ettiği an, savunma sistemini devreye sokar. Bugün toplumsal yapımızda sadece kendi çıkarına, kendi grubuna veya kendi sınırlarına odaklanan her yapı, aslında bütünsel organizmanın sağlığını tehdit eden bir "hücresel sapma"dır. Yaşadığımız krizler, sistemin bu sapmaları fark edip dengeyi yeniden kurma operasyonudur.
Kaos mu, Temizlik mi?
Dışarıdan baktığımızda dünyayı büyük bir kaosun içinde görebiliriz: Siyasi gerilimler, ekonomik eşitsizlikler, çöküşler... Ancak sistemin perspektifinden bakıldığında bu bir kaos değil, bir "temizlik" sürecidir. Sistem, artık bütünün aleyhine çalışan, verimliliğini yitirmiş ve "parazit" haline gelmiş bağları koparıyor. Biz bu kopuşu "yıkım" olarak algılıyoruz; oysa bu, organizmanın hayatta kalması için gereken zorunlu bir bağışıklık tepkisidir.
Sistem Analizi: Eğer bir toplumda "adalet", "paylaşım" ve "bağ" zayıflarsa, sistemin homeostazi mekanizması devreye girer. Bu mekanizma, bireyleri ve toplumları öyle bir noktaya getirir ki; ya birbirlerine bağlanmayı öğrenirler ya da sistemin dışına itilirler. Doğa, işlevsiz parçayı sistemde tutmaz.
Bağışıklığı Güçlendirmek: Birleşme Yasası
Bağışıklık sistemimiz nasıl ki yabancı maddeleri ayırt edip bütünü koruyorsa, sosyal bağışıklık sistemimiz de bizi Birlik Yasasına zorlar. Bir kriz anında insanların bir araya gelmesi, yardımlaşması ve "ben" yerine "biz" demesi, aslında sistemin bağışıklık cevabıdır. Bu cevabı sadece kriz anlarında değil, yaşamın her anına yaydığımızda, krizin yıkıcı etkisine de ihtiyaç kalmaz.
Sonuç: Parazit mi, Parça mı?
Hakikati okumak, kendini sistemin üzerinde bir güç değil, sistemin sağlığından sorumlu bir "hücre" olarak görmektir. Sürüden ayrılmak, sistemin bağışıklık sistemine takılan bir "yük" olmaktan çıkıp, sistemin dengesini koruyan aktif bir "parça" olmaya karar vermektir.
Unutmayın; doğa asla dengesizliğe izin vermez. Soru ise şu: 'Siz sistemin iyileştirmeye çalıştığı bir hata kodu mu olacaksınız, yoksa sistemi dengede tutan çözümün bir parçası mı?
Yasemin KOÇAK TEZEL