Asıl olan niyettir:
İçindeki fırtınanın, boraya dönmesi gibi,
selamsız sabahsız pat diye,
her tarafı dökülen tahata kapıya vurması ile,
Dama dalması bir oldu Ferhatın.
" Heyyyt benim babam, aslan baba..."
sözünü tamamlayamadım, Fedon ustayı görünce bir feryat ,figan bağrş koptuki,
Tüm oba sakinleri Demirci Damına yettiler.
"Fedon babam, üsük babam,
Fedon ustam, Üsük ustam,
Sevgünaz anam, Can yoldaşım Velim,
Çağırın hele tez gelsin Kadıncık Anam"
belinden tuttuğu gibi kaldırdı Fedon ustayı,
Sarıldılar Baba- oğul gbi,
usta çırak gibi...
Doya doya kokladı oğlu gibi Ferhadı,
sonra omuzlarından tuttu,
baştan ayağa kadar süzdü,
" Kiminde oğluymuş, kiminde kalfasıymış?
Yiğidim, aslanım, Ferhadım" dedi,
bir daha sarıldı Fedon usta.
Kadıncıkana yetti.
Duraksadı kapıda.
Göz göze geldiler Fedon ustayla.
" Yusufum yareni, yoldaşı Fedon Ustam hoşgelmişsin dedi,
Gardaşına sarılır gibi sarıldı.
iki damla gözyaşı düştü pembe yanaklarına.
Hasbihal ettiler, geldiler bugüne.
" Heç işte, olacak işmi Fedon usta,
Koca pont dağını tek başına nasıl delsin bu oğlan çocuğu.
Olmayacak iş işte." dedi kadıncıkana
Atladı lafın üstüne Ferhat:
" Sen demezmiydin ustam,
karıncada biliyor, Mekkeye ulaşmanın zor olduğunu ,
ama asıl olan niyettir diye.
Benimde niyetim Şirine kavuşmak.
Bendeki bu aşk, gönlümdeki bu ateş dağı taşı eritir.
Bak göreceksiniz Pont dağını delerim, suya yol veririm,
Şirinide kendime, yar ederim, yoldaş ederim!.."
" Destur, yavaş. Tamam sevdalanmışsın.
Bizi de dinlemezsin ama,
Bilimle, sanatla çalışmazsan sonun hüsran olur dememmi ben sana.
hele bir anlatın bakalım nedir sorun?