Bir damla su!
Yalın ve çıplaktı ayakları.
Koşarak çıktı saraydan.
Vurdukça ayakları çalılara, kan aktı,
Kan ırmağa karıştı.
Dağ, su ve kıyısında uzanmış yatıyor Ferhatı!....
Bir Ferhatttttttt çığlığı koptuki a dostlar, bugün bile hala dağdan yankısı gelmekte…
Kulak verin Pont dağına.…
Çöktü iki dizinin üstüne, yiğidinin başını aldı,
Koydu dizinin üstüne Şirin Sultan.
Birden gözünü açmak istercesine kıpırdadı Ferhat.
Heyacanlandı birden Şirin,
Yaşmağını çıkardı göğsünden,
Silmeye çalıştı Ferhatın,
Kanalda çalışmanın tozu, kanı, teri içinde kalmış yüzünü.
Hemen kaşını, kirpiklerini ve gözünü sildi Ferhatının
İncitmeden sildi gözünü.
Göz göze geldiler.
“ Bir damla su “ dedi Ferhat.
İnanamadı Şirin Sultan, heyecanla bir avuç su aldı,
Ferhat’ın dudaklarına döktü.
Açıldı dudaklar, yutkundu, bir damla su içti yârinin elinden,
Ve can verdi sevdiğinin dizinde Ferhat….