Yiğidi ter öldürmez, Gam öldürür.
Durdu, suyun akışını izledi Fedon usta.
“Aferin lan sana, sen benden de usta olacaksın.
25. Günde, yolu yarı ettik. Veli, iki bakraç daha su getir.
Venk Kilisesinin altına göllensin akan su da, Mehmene banu çıldırsın”
Döndü Ferhat a”Şımarma, gevşeme usta.
Şimdi Şahin kayasından gelen suyun başına varalım, oradan yeniden başlıyacağız.
Pont dağının boğaz kısmını atlattık mı, bilki, biz suyu Amasya ya getirdik.
Artık sende Şirinine kavuşursun.
Hadi Geceyi sabaha kavuşturalım. Kolay gelsin.”
Sarıldı Ferhat a;terden sırılsıklam olmuş göyneği eline yapıştı.
“ işte böyle, yiğidi ter öldürmez, gam öldürür.
Şirini gam etme kendine, duydum ki onun da gönlü sendedir.
Durma evlat, daha güçlü vur, paramparça et Pont dağını ve de
Seni çekemeyenleri.
Hadi kolay gelsin”
Elini öptü ustasının,
Ve külüngü yaradan aşkına vurdu Pont dağının böğrüne,
Suya yol verdi Ferhat.
Saatler, vakitleri, vakitler günleri kovaladı.
İlerledikçe kanal, sarayı bir telaş kapladı.
Artık ulaklar daha sık gelmeye başladılar Ferhat ın yanına.
Yardım etmesinler diye daha sık kontrol ettiler.
Bir iki defa da koca kaya parçaları yuvarlandı, pont dağından.
Ferhat son anda kutardı kendini bu kayalardan.
Fedon usta Veliyi dağa gönderdi, şüohelendi kayalardan.
Durduk yere niye düşer ki bu kayalar?
Sonra haber saldı obaya, Mehmene Hatunun divanına durdular.
Cafer dede sözü aldı.
“Sultanım, bu kayalar durduk yerde yuvarlanmaz, biliyoruz.
Ama bilesiniz ki, Ferhatımıza bir hal olursa, köşkünüzü de sarayınızı da
Başınıza yıkarız.
Kimse yanlış yapmaya.”
Mehmene Banu irkildi, Paşa kılıcına davrandı.
İşmar etti, kılıç kınına geri yerleşti.
“Aman Cafer Baba, siz de beyaa inanmışsınız Ferhat’a.
Söz suyu Amasya ya getirsin Ferhat, Şirinim Helalidir Ferhatın.”
Ben sözümü tutarım bilirsin, iş sizin Ferhat sözünü tutsun!.”
Alaylı bir şekilde” Yolcu edin konuklarımızı, destur Cafer Baba”
“ Öyle olsun sultanım. Biz size güveniriz,
Fakat çevrenizde ki, sonradan olanlara pek güvenmeyiz.
Ferhat da suyu getiremezse, söz kendi ellerimle Bursa ya yolcu edeceğim.”
Fedon usta da” Söz buralarda bırakmam, alıp götürürüm Ferhatımı.”
“Tamam Fedon Ustada sözlerimizi mühürledi.Hadin güle güle; güle güle”
Şuh bir kahkahayla noktaladı sözünü.
“ Sultanım, son gülen iyi güler derler Bursa da”
“Bizim buralarda da bir teselli ver derler ustam!”
Fedon usta destur beklemedi, çıktı divandan.
Yine Sabahlar akşamı, akşamlar sabahı kovalıyacakdı.