beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


İsa ÇOLAKER

facebook-paylas
FUTBOL SADECE FUTBOL DEĞİLDİR
Tarih: 03-10-2013 00:00:01 Güncelleme: 03-10-2013 00:00:01


            Futbolun sadece futbol olmadığını batılı düşünürler epey zamandır söylerler . Doğrudur da . Futbolun seyircisinin özel ve kendine mahsus bir tiyatral yapısını sağır sultan bile bilir oldu . Gezi olaylarıyla beraber bunun böyle olduğu iyice su yüzüne çıktı . Bir futbol seyircisi var ve oldukça lümpen sokak diliyle hareket ediyor . Rahmetli Kurthan Fişek :  Fenerbahçe seyircisi burjuva , Galatasaray aristokrasi , Beşiktaş proleter  argümanları kullanır derken , hep bu kibirli ve özensiz dile vurgu yapardı .! Sistemin sahipleri de bu politik  tekebbür kokan dile, kitle psikolojisi gereği pek ses çıkarmazsa , olaylar gelir buralara dayanır. Taksim gezi zekasıyla ortaya çıkan sokağı sporla yönetme operasyonu , bugün statlara dadanmış vaziyettedir . Beşiktaş – Galatasaray derbisi de ilk ve son olmayacak hadiselerin başlangıcıdır.

            Sporu politize edenlerin tarihselliği faşist Salazar dönemine kadar gider . Salazar ‘ ın “üç f “ diye simgeselleştirdiği olayın esası kitleleri uyuşturma ve çatışma kültürüyle yönetmedir . Fado , Fiesta , Futbol bu formülün esasıdır . Fado Portekiz müziğini , Fiesta festivalleri temsil ederken , futbol ideolojik olanla perçinlenir hale gelmiştir . Çarşı gurubu ağaç bahanesiyle iktidar devirmenin aracı haline gelince , statlarda “tekbir” sesi duyulur hale gelmiştir . Futbolun uyuşturucu aracı olması ve lümpen sokak kültürüne dönüşmesi tam da budur . Tekbire karşı çıkan spor faşistleri , çarşı her şeye karşı ve taksime selam direnişe devam öpücüklerine ses çıkarmamışlardır ! Şimdi de utanmadan , Konya maçındaki Rabia selamına eleştiri getiriyorlar ! Bu ne yaman çelişkidir . Çarşının yaptığı solculuksa , başkalarının ki ne oluyor ?

             Sporun eğlence ve dinlenme ayağını unutup , statlardan solculuk ya da sağcılık çıkarmaya çalışırsanız durumunuz Franco faşizminden farklı olmaz . Statlarda Başbakan yuhalayanlar , takımlarının şikeci başkanlarını yuhalayabildiler mi ? Şikeci başkanları ziyaret edip , tebrik eden muhalafet liderlerinin yaşadığı bir toplumdayız . Köleleştirme ve uyutma aracı haine gelen spor sahaları ; doping , şike , yolsuzluk aracı haline gelen uyuşturucu ve alkol mekanlarına dönüşmüş bir haldedir . Buradan politika ve yaşamsal karalar çıkar mı ? Olsa olsa lümpen çatışmaları ve kaotik ortam çıkar . Buralardan devrim kotarmaya çalışanların kafadan sıkıntısı vardır ! Tüm fadocu , fiestacı , futbolist gurupları Taksimde görünce , buradan bir şey çıkmaz diye söylemiştim . Yanılmadım . Gerçek stat kültürü bunlara kapalı olmalı .

            Kendilerini eğlenceci , dizici (fado) , festivalci (fiesta), futbolsever olarak tanımlayanların gezi zekaları ülkeye kaosa sokacak noktaya gelmiştir . Olimpiyat gibi milli bir olayı da , bu gezi zekalıların yüzünden kaçırdık . Ekipte kimler olduğuna bir bakarsanız dediğimi anlarsınız : Mehmet Ali Alabora , Gülben Ergen , Müjdat Gezen , Okan Bayülgen vb. Nobel ödüllü arkadaşlar mı bunlar ? Ne katmışlar ülke sanatına , neler yazmışlar ? Şarkıcı ve avantür tiplerin politik kafası bu kadar olur . Bu hedonist ya da eğlenceci gurupların sokak ve stat nöbetlerinden baskı ve mobing dışında bir şey çıkmaz . Aklı başında sanatçılar bu deli gömleğini giymeye yanaşmadılar zaten . Orhan Gencebay , Kadir İnanır , Mahzun Kırmızıgül,Ahmet Özhan gibi . Aklı selim galip gelmeseydi , sokakların darbe çıkarması da mukadderdi . Tıpkı on iki eylül faşizmi gibi , nur topu bir darbemiz olurdu ! Beşiktaş – Galatasaray derbisi bu faşizmin devamıdır .

            Futbolu , kültürü ve eğlencesiyle düşünürsek daha iyi yaparız . Üç f kuralına yenik düşmemek için , statlara derhal polis güvenliği geri gelmelidir . Yöneticiler politik önderler gibi olmaya ve toplumun sinir uçlarıyla oynamaya başladılar ! Bu tehlikeli bir gidiştir . Bursa – Diyarbakır maçındaki ötekileştirici olayları ve sosyal faşizmin ayak seslerini unutmayalım . Bizim stat seyircilerimizin eğitim seviyesi de oldukça düşük ve sosyal katmanları varoş olan guruplardır . Bunlar da çatışmaya ve öldürmeye yatkın topluluklar üretirler ! Tıpkı derin cinayetlerin tinercilere havale edilmesi gibi , futbol  seyircisi de kitlesel saldırılara yatkın hale gelmiştir ! İktidar  , polis gücünü statlara yerleştirmelidir . Muhalefet de statların içinden medet ummamalıdır . Sandık orada duruyor . Altı ay sonra seçim var . Sandıktan stat  değil , sessiz yığınlar galip çıkar . Bağıran kalabalıklardan bir şey çıkmaz . Çıksa çıksa “üç f “ nin lümpenliği çıkar . Stattan çıkınca da her şey unutulur !

            Spor teşkilatı yasası revize edilerek , sporun kendi doğal mecrasına akışına dikkat etmeliyiz . Yoksa doping , şike , çatışma sarmalı futbolumuzu ve diğer salon sporlarımızı teslim alır . Dünyadaki imajımıza ve talip olduğumuz uluslararası çalışmalar zarar vermeye devam eder . İşin ilginç tarafı sporumuza zarar veren spor çeteleri , yerli bir kafaya sahip olmadığı için , kaçırdığımız her organizasyona sevinecek kadar şuursuz bir kafa yapısına ve ezik bir düşünceye sahipler . Olimpiyatların alınamamasına sevinen bir T.C. vatandaşı olabilir mi, evet , sevinen T.C. ciler gördüm !Tam bir aşağılık kompleksi ve ezik yurttaşlık hali . Oysa ben yapılan her milli etkinlikten keyif alan bir kafa yapısına sahibim . Sizin de öyle olduğunuzu düşünüyorum . Kalın centilmence , ey okurlar .

            Günün kitabı : Harflerin Aşkı , Deneme , Senem Gezeroğlu , İz Yay .





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI