beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Recep Orhan Özel

facebook-paylas
İBADET-AHLAK İLİŞKİSİ BAĞLAMINDA TUTUMLAR VE ALGILAR
Tarih: 06-01-2026 09:09:00 Güncelleme: 06-01-2026 09:09:00


Bilgi, tecrübe ve gözlemlerimize göre ibadet ve ahlak konusunda insanlar arasında üç temel tutum bulunuyor;

1.Şekli bazı dini yükümlülükleri yapıp ahlaki yönden zaaf gösterenler. Bunlar ibadetleri gereğince içselleştirememiş, amaçlarını yeterince kavrayamamış kimselerdir. Bu yüzden makam, para, şöhret, şehvet gibi durumların bu kimselerin ayağını kolaylıkla kaydırdığını görürüz. Bu duruma düşmekten Allah'a sığınırız. Ancak şu bir gerçek ki din karşıtları bu tipolojiye girenleri büyük bir ilgiyle takip ederler. Zira bunların ahlaksızlıklarını fırsata çevirir, dini ve dindarları bu kötü örnekler üzerinden mahkûm etmek isterler. Böylece dinin gerçekte erdemli bireyler üretmede etkisiz kaldığını kanıtladıklarını zannederler. Dinî kimliğiyle toplumda temayüz edenleri onların üzerinden genellemeci bakış açısıyla istismarcı olarak nitelerler. Halbuki delil batılsa o delile dayalı hüküm de batıl yani geçersizdir. Çünkü din böyle bir dindarlık kesinlikle istemiyor. Maalesef bu bitmeyen bir hikâye bizim ülkemizde. Gün olur bir dini grup, bir dernek, gün olur diyanet veya ona bağlı bir kurum aynı yöntemle topyekûn mahkûm edilmek istenir. Şu Yeşilçam filmlerindeki "hoca, dindar" tipleri çoğunlukla çatık kaşlı, üçkağıtçı, inanç sömürücüsü, şehvet düşkünü tiplerdi zaten değil mi? Şeklen dindar görünen birinin ahlaksızlık yapması din ve ahlakın ayrı şeyler olduğunu değil, o kişinin -evet o kişinin- ya gerçek anlamda dindar olmadığını yahut dini değerleri içselleştiremedigini gösterir. Hiçbir eğitim sistemi insanları tornadan çıkar gibi tek tek aynı boy ve ölçülerde üretip şekillendiremez. İmalat hatası diye bir şey de var sonuçta. Yüce Kitabın neresinde "ibadet edin de ahlaksızlık yapabilirsiniz" yazıyor ki? "Günahın gizli ve açığını terk edin" diyen Kur'an’ın kendisi. “Müslüman; elinden, dilinden insanların güvende olduğu kimsedir” diyen de bu dinin peygamberi. Dünya halleri; bugün doğru yolda giden yarın yoldan çıkabiliyor. Yoldan çıkan bir gün doğruyu bulabiliyor. Bu nedenle kimse kimsenin günahının sorumlusu olamaz. Dinimiz "yanlışı, ahlaksızlığı yapmayın" diyorsa ki en güçlü şekilde diyor, "dindar" görünen biri de bunu yapmışsa suç dinin ya da bir camianın değil kişinindir, öyle olmalıdır.

2. Şekli ibadetlere önem vermeden dini ve dindarlığı sadece ahlak olarak tanımlayanlar. Bunlar da ibadetin önemini yeterince kavrayamamış kimselerdir. Yükümlülükleri yüklenmek nefislerine ağır geldiğinden veya ihmal ve tembellikleri yüzünden ibadet boyutuyla araları yoktur. Sık sık kalplerinin temiz olduğunu vurgularlar ve birinci grubun yanlışlarını kendilerine dayanak yaparlar. Halbuki ahlak yeterli olsaydı ayrıca kulluk istenmezdi. Kendi kendimize bir din oluşturamayacaksak ve bu dini kaynağından öğrenip yaşayacaksak Kur’ân ve sünnette böyle bir din anlayışı da yoktur. Peygamberler dahil hiç kimseye “ahlaklı olun da ibadete gerek yok” selahiyeti verilmemiştir. Ne bu ikinciler ne de birinciler gerçek dini veya dindarlığı temsil ederler.

3. İbadet ve ahlak arasını açmadan, birini diğerine tercih etmeden ahlaklı kul olarak yaşamaya gayret edenler. Bunlar hem kulluk görevlerini yaparlar hem de sözüne, gözüne, eline, beline dikkat ederler. İbadet ve ahlak arasında çok güçlü bağ olduğunun idraki içindedirler. Sadece cami değil tüm yeryüzü onlar için mescit gibidir. Ahlak anlayışları, adalet ve merhametleri sadece insanlara değil bütün canlılara hatta nebatata ve hayvanata değin uzanır. Kulluk bilinci akıllarına, kalplerine ve bedenlerine kadar işlemiştir. Gerçek dindarlık ve gerçek müslümanlık budur. Ne mutlu onlara…





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI