Biz Türkler' in absürt halleri var. Bazen anlamsızca cesur olup, tüpün bitmiş olup olmadığını çakmakla dener, gazeteyi okumaz cam silmek yada sofra bezi niyetine kullanırız.
Misafirlikten kalkarken bir saatte kapıda sohbet eder, gıybet olmasın ama diyerek başlayıp, gıybet ederiz.
Sokakta çalışma yapan iş makinelerini izler, yeni boyanan yeri kurumuş mu? diye elle kontrol ederiz.
Televizyon bozulunca elle vurarak tamir eder, ağızımızı sildiğimiz ıslak mendille ziyan olmasın diye ayakkabımızı sileriz.
Uzun süre fırçalamadığımız dişlerimizi ayıp olmasın diye dişçiye giderken fırçalarız.
İspanya'da millet boğalardan kaçarken biz çılgın Türk'ler onları yakalamak için peşinden koşar, konuşma yeteneği olan hayvanlara ilk küfür öğretiriz.
Tozlanmış arabalara beni yıka yazar, maaşın 10 katı değerinde telefon alırız.
Milli pijamalarımızın deseni çizgilidir,
Kavgada teker, teker gelin deriz.
3 kişilik asansöre beş kişi biner, tiki olan insanları çıldırtıncaya kadar uğraşırız.
Faturaları son güne bırakır, bana dokunmayan yılan bin yaşasın deriz, yılan üstüne gelince de resmi yollardan hak aramaya başlarız. Asla acele etmez, plânsız yaşarız. Plân yapsak bile başka bir plânsız, plânı kesinlikle geciktirir.
Lakap takmayı çok sever karşımızdaki kişi hoşlanmasa da kafamızdaki lakap ile hitap ederiz.
Tatlılarımızın isimleri bile ilginçtir. Hanım göbeği, dilber dudağı, şıllık tatlısı gibi.
Ama konu vatan olduğunda canımızı verir, kanımızın son damlasına kadar savunuruz.