|
Tweet |
Amasya’da kış hazırlıkları şimdiden başladı. Yazın son günlerini değerlendiren kadınlar, kış boyunca sofralarda tüketmek üzere halk arasında “işkefe” olarak bilinen yufkaları hazırlıyor. Aysel Ortaköylü ve Hacer Sakar da günün erken saatlerinde bir araya gelerek imece usulü yufka açıp pişiriyor.
Amasya’da kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte evlerde hazırlık telaşı başladı. Kışlık yiyeceklerini şimdiden hazırlamaya başlayan kadınlar, geçmişten günümüze sürdürülen gelenekleri yaşatmaya devam ediyor. Bu hazırlıkların başında ise sofraların vazgeçilmezlerinden olan yufka geliyor.
Halk arasında “işkefe” olarak adlandırılan yufkalar, kadınların el emeğiyle tek tek açılıp sac üzerinde pişiriliyor. Un, su ve tuzla hazırlanan hamur, yoğrulmasının ardından küçük bezelere ayrılıyor. İncecik açılan hamurlar daha sonra sıcak sacın üzerinde kısa sürede pişirilerek kış aylarında tüketilmek üzere hazırlanıyor.
GÜNÜN ERKEN SAATLERİNDE BAŞLAYAN HAZIRLIK
Yufka yapımı için bir araya gelen Aysel Ortaköylü ve Hacer Sakar, sabahın erken saatlerinde hazırlıklara başlıyor. Önce hamuru hazırlayan kadınlar, daha sonra bezeleri tek tek açarak sacın başına geçiyor.
El alışkanlığı ve tecrübe isteyen yufka açma işinde hamurun ne çok kalın ne de çok ince olması gerekiyor. Oklava ile açılan bezeler, geniş bir yufka haline getirildikten sonra sıcak sacın üzerine seriliyor. Kısa sürede pişen yufkalar, soğutulduktan sonra üst üste dizilerek kışlık olarak muhafaza ediliyor.
Aysel Ortaköylü, yufka yapımının zahmetli ancak bir o kadar da keyifli olduğunu belirterek, “Kış hazırlıklarına yavaş yavaş başladık. Yufkamızı kendimiz yapıyoruz. Hem daha doğal oluyor hem de kışın elimizin altında hazır bulunuyor. Bir araya geldiğimiz zaman işimiz de daha kolay oluyor. Sohbet ederek, yardımlaşarak hazırlığımızı tamamlıyoruz” dedi.
“İŞKEFE BİZİM SOFRALARIMIZIN VAZGEÇİLMEZİ”
Yufka yapımının yalnızca kışlık yiyecek hazırlamak olmadığını ifade eden Hacer Sakar ise bu geleneğin yıllardır sürdürüldüğünü söyledi.
Sakar, “Bizim yöremizde işkefe çok yapılır. Büyüklerimizden gördüğümüz bir gelenek. Kış geldiğinde hazır yufkanın olması büyük kolaylık sağlıyor. İhtiyaç olduğunda çıkarıp kullanıyoruz. Kahvaltıda, yemeklerin yanında veya farklı şekillerde değerlendirebiliyoruz” diye konuştu.
Yufka yapımının kadınlar arasında dayanışmayı da artırdığını anlatan Sakar, “Tek başına yapmak hem yorucu hem de uzun sürüyor. Birkaç kişi bir araya geldiğinde hem iş çabuk bitiyor hem de güzel bir sohbet ortamı oluşuyor. Eskiden beri bu işler böyle yapılır” ifadelerini kullandı.
İMECE USULÜ KIŞ HAZIRLIĞI
Amasya’da özellikle kırsal kesimlerde geçmişten bu yana sürdürülen yufka hazırlığı, kadınların dayanışmasının da önemli örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Bir evde başlayan hazırlığa komşular ve yakınlar da destek olurken, kimi hamur yoğuruyor, kimi yufka açıyor, kimi de sacın başında pişiriyor.
Böylece saatler süren hazırlıklar, imece usulüyle daha kolay tamamlanıyor. Yufkalar pişirildikçe soğumaya bırakılıyor ve daha sonra kış boyunca kullanılmak üzere uygun şekilde muhafaza ediliyor.
Kadınların sac başındaki mesaisi sırasında sohbetler de eksik olmuyor. Bir yandan hamurlar açılırken diğer yandan geçmiş yıllardan kalan anılar konuşuluyor, kış hazırlıkları değerlendiriliyor.
KIŞ SOFRALARININ VAZGEÇİLMEZİ
Hazırlanan yufkalar, kış aylarında ihtiyaç oldukça sofralarda kullanılıyor. Uzun süre saklanabilmesi nedeniyle özellikle kışlık hazırlıkların önemli parçalarından biri olan yufka, Amasya mutfağında da farklı şekillerde değerlendiriliyor.
Kadınların kendi elleriyle hazırladığı yufkalar, yalnızca bir yiyecek değil, aynı zamanda geçmişten geleceğe aktarılan bir kültürün parçası olarak görülüyor.
Aysel Ortaköylü ve Hacer Sakar’ın sac başında sürdürdüğü yufka mesaisi de bu geleneğin günümüzde hâlâ yaşatıldığını gösteriyor.
Amasya’da yazın son günleriyle birlikte başlayan yufka hazırlığı, kış sofralarına şimdiden lezzet taşırken kadınların el emeği ve dayanışmasıyla yıllardır sürdürülen “işkefe” geleneği de yaşamaya devam ediyor.
Şerife Kara