|
Tweet |
CHP Amasya Milletvekili Mustafa Tuncer'in TBMM Genel Kurulunda enflasyon üzerine bir konuşma yaptı.
Tuncer’in konuşması şöyledir; İYİ Parti Grup önerisi olan, enflasyonun toplum üzerindeki olumsuz etkileri üzerinde söz almış bulunmaktayım. Öneriyi destekliyoruz ve evet oyu vereceğiz.
TÜİK verilerine göre; yıllık enflasyon Kasım ayında % 21, 31, Aralık ayında % 36,08’e yükselmiş, 2022 yılının gelmesiyle yükseliş hızını artıran enflasyon, Ocak ayında %48,69’a, Şubat ayında %54,44’e yükselmiştir. Bağımsız bir kuruluş olan ENAG’a göre ise durum daha da vahim olup yıllık enflasyon ocak ayında % 114,87 olmuştur.
Grup önerisinde, enflasyonun toplum üzerindeki olumsuz etkilerinin araştırılması istense de aslında araştırılması gereken; yüksek enflasyon nedeniyle, halkımızın ekonomik ve psikolojik çöküşü olmalıdır. Çünkü, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarıyla sebze, meyve ve gıda fiyatlarındaki, ısınma ve elektrikle, akaryakıt fiyatlarındaki enflasyon fiyatları arasında uçurumlar var.
Örneğin, en büyük banknotumuz olan 200 lira Ocak 2009’da tedavüle çıktı. İlk çıktığında, bu 200 lira ile 40 litre ayçiçek yağı alınabiliyordu şimdi 6 litre bile alınamıyor. 90 paket makarna alınabiliyordu, şimdi ancak 20 paket alınabiliyor. 12 kilo dana eti alınabiliyordu, şimdi 2 kilo bile alınamıyor. Mutfağa 5 tane 12 kiloluk tüp gaz alınabilirken, şimdi 1 tane bile alınamıyor.
Ağustos ayından beri dünyada petrol fiyatı %63 artıyor, aynı dönemde Türkiye’de mazotun fiyatı % 214 artıyor. Bir minibüs şoförü konuyu çok güzel özetliyor: “geçen ay bir yolcu parasıyla iki litre mazot alıyordum, şimdi ise üç yolcu parasıyla 1 litre mazot alamıyorum.”
Esnaflarımız kan ağlıyor, sattığımızı aynı fiyatla yerine koyamıyoruz, elektrik ve doğalgaz faturaları ile BAĞ-KUR primlerimize yetişemiyoruz, işyerini kapatsak yapacak başka bir iş bilmiyoruz diyorlar.
% 74 oy aldığınız Suluova’da anahtarcılık yapan, AK Partiye oy veren bir abimiz : “yeminle söylüyorum siftahsız açıp kapattığımız günler çoğaldı, bir aylık kazancım asgari ücret kadar yok, asgari ücreti kazanabilsem şükretcem, helal etmiyorum verdiğim oyları, diyor”
Değerli iktidar vekilleri, ülkeyi, yönetimi devir aldığınız 2002 yılından çok daha geriye götürdünüz. Kim ile konuşsak, daha önce böyle bir kriz hiç yaşamamıştık, bir türlü bitmek de bilmiyor diyorlar. Bir an önce erken seçime gidin hem kendinizi hem halkımızı bu sefaletten kurtarın.
Sefalet demişken, bir ölçü var, adı “sefalet endeksi”, enflasyon ve işsizlik oranlarının toplamından oluşuyor; 2021 aralık ayı itibariyle: Türkiye sefalet sıralamasında Avrupa’da birinci, dünyada 156 ülke arasında 21. Sırada. Sudan, Libya ve Zimbabwe hariç, Afrika’nın en sefil ülkeleri bile, Türkiye’den daha iyi.
Türkiye’de 2001 krizinde 40 puan olan “sefalet endeksi” şu anda 60 puana çıkmış. Türkiye’de 2020 yılında devletten yardım alan yurttaşlarımızın sayısı 4 milyon 470 bin iken, 2021 yılında devletten yardım alanların sayısı 11 milyon 370 bin kişiye çıkıyor. Bir yılda 3 kata yakın artış. Bu rakamlarda Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın resmi rakamları.
Bırakın refahı, sefaleti yaşıyoruz sefaleti..