|
Tweet |
Cumhuriyet Halk Partisi Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan Sağlık Bakanlığı 2025 yılı bütçe görüşmelerinde, Türkiye’deki sağlık sistemine yönelik kapsamlı eleştirilerde bulundu. Karagöz, sağlık hizmetlerine erişimin her bireyin en temel hakkı olduğunu vurgulayarak, mevcut hükümetin sağlık politikalarının bu hakkı ihlal ettiğini dile getirdi.
"PARAN KADAR SAĞLIK, PARAN YOKSA ÖLÜM"
“Sağlık hizmetlerine ulaşmak, ekonomik ya da sosyal durum fark etmeksizin herkesin hakkıdır. Ancak bugün Türkiye’de vatandaşlarımız, sağlığa erişim hakkından mahrum bırakılarak piyasanın insafına terk edilmiştir,” diyen Karagöz, “Hepimiz biliyoruz ki sağlık hizmetlerine ulaşmak, ekonomik veya sosyal durum ayrımı yapılmaksızın her insanın en temel haklarından biridir. Ancak bugünün Türkiye'sinde halkımız en temel hakkı olan sağlığa erişim hakkından mahrum bırakılarak âdeta piyasanın insafına terk edilmektedir. Sağlık Bakanlığının özellikle üretmediği halkçı politikalarının eksikliği nedeniyle vatandaşlarımız kamu hastanelerinde yeterli hizmete erişemediği için özel hastanelere yönlendirilmektedir. Hükümetin vatandaşlara sunulan bu sağlık politikasının temeli "Paran kadar sağlık, paran yoksa ölüm." anlayışı olmuştur. OECD ülkelerinde sağlık harcamalarının gayrisafi millî hasılaya oranı yüzde 8 ila 12 arasında değişirken bu oran Türkiye'de yalnızca yüzde 4'tür. Sağlık harcamalarının bütçedeki düşük payı ilaçlara ve sağlık hizmetlerine erişim kısıtlamaları gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Seçim bölgem ve memleketim olan Amasya merkezde ve pek çok ilçemizde sağlık alanında çok ciddi sorunlar mevcut. TÜİK verilerine göre Amasya, çevre illere göre 100 bin kişi başına düşen hastane yatak sayısında bölgenin en geri kalmış ili konumunda. Hastanelerin fiziki kapasitesi ve doktor kadroları hastaların taleplerini karşılamaktan çok uzak. Pek çok branşta uzman doktor eksikliği nedeniyle hemşehrilerimiz komşu illere tedavi olmaya gönderilmektedir. Amasya halkı size ne yaptı da çevrenin en geri kalmış sağlık hizmetini Amasya'ya reva görüyorsunuz? Gece gündüz çalışan, hayatlarını bu mesleğe adayan doktorlarımız, hemşirelerimiz, sağlık çalışanlarımız emeğinin karşılığını alamamaktadır. Şiddet tehdidi altında hiçbir mantığa sığmayan performans temelli ücretlendirmeyle büyük bir özveriyle çalışan sağlık emekçilerimiz artık sizin yönetim anlayışınızdan bıkmış durumda. Kendini değerli hissetmeyen genç doktorlarımız bir bir yurt dışına gidiyorken devlet hastanesinde çalışan doktorlarımız ise özel hastaneye geçmek için gün sayıyor. 2025 Türkiye'sinde Aile Sağlığı Merkezi grup elemanları artık kadrosuz şekilde, özlük haklarından yoksun bırakılarak çalışmak istemiyorlar. On binlerce fizyoterapist, hemşire ve paramedik Sağlık Bakanlığından bir atanma müjdesi bekliyor. Artık sağlık çalışanlarının sesini duyun. Sağlık çalışanlarına ayrılmayan devasa bütçelerle yapılan şehir hastaneleri "kamu-özel iş birliği" adı altında yandaş müteahhitlerin cebini doldurmaya devam ediyor. Hasta garantili bu projeler halka hizmetten çok şirketleri zenginleştirmek için bir araç olarak kullanılıyor. Sözüm ona yaptığınız modern hastanelerin içinde doktor yok, hemşire yok, yeterli ekipman yok. Cumhurbaşkanının "Cebimizden 5 kuruş çıkmayacak." dediği şehir hastaneleri için 2017-2024 döneminde bütçeden aktarılan toplam kaynak 150 milyar lirayı geçmiş durumda. Kamu kaynaklarını müteahhit çetelere peşkeş çekmeyi yeter artık, bırakın. Ortaya çıkarılan yenidoğan çetesi skandalı sağlık alanındaki denetimlerin ne denli ciddiyetsiz yapıldığını gözler önüne sermiştir. Sağlığı ticari metaya dönüştüren ve para hırsıyla canlarımıza kıyan bu çetelere zemin oluşturan hükümet bu işin baş sorumlusudur. SGK'yi dolandırmak ve daha fazla kâr amacıyla masum bebeklerimizin ölümüne sebebiyet veren bu çete bir an evvel cezalandırılmalıdır. Ancak yalnızca çete üyeleri değil, sorumluluklarını yerine getirmeyen sağlık yöneticileri de hesap vermelidir.
Sayın Bakan, 2016 yılından itibaren tam sekiz sene İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü yaptınız, şu anda Sağlık Bakanı olarak karşımızdasınız. Bu görevlerinize istinaden size sormak istiyorum: Yenidoğan çetesi skandalında baş sorumlu siz değil misiniz? Neden gerekli denetimleri yapmadınız? Neden yıllarca böyle bir olayın yaşanmasına göz yumdunuz ve bunca skandal ortaya çıkmışken neden o koltukta oturmaya devam ediyorsunuz? Siz birinci elden bu olayın sorumlularından birisiniz, derhâl istifa etmeniz gerekti. Sizin anlayacağınız dilden söylemem gerekirse derhâl affınızı istemelisiniz. Buradan açıkça ifade ediyorum: Sağlık lüks değildir, sağlık en temel haktır. Ama Hükûmetin politikaları halkın bu en temel hakkını bile gasbetmiştir. Sağlık sistemimizi bu çürümüş yapıdan kurtarmanın yolu şeffaf, hesap verebilir, vatandaş odaklı bir sağlık politikası inşa etmektir. Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında sermayeden ya da özel hastanelerden yana değil; halkımızın mağduriyetlerini çözen, halktan yana, tüm vatandaşlarımıza eşit, ücretsiz, ulaşılabilir ve nitelikli sağlık hizmeti verecek bir yönetimi el birliğiyle inşa edeceğiz diyor, hepinize saygılar sunuyorum’dedi.
Kaynak: Cumhuriyet Halk Partisi Amasya Milletvekili Reşat Karagöz