Okudukça yazan, yazdıkça da okuyan biriyim. Onun için okumayı daha bi seviyorum. Okurun yazmak zorunda olmadığını da biliyorum. Okur da okur. Okurun, okuyanı ve yazanı da makbuldür. Bunun da farkındayım. Okudukça da okurun vasıflarını irdeliyorum. Kimdir okur,ne yer ne içer? Nasıl okur, yazar vb. Tüm bunların sonunda da okurun ayrı bir tür olduğunu hissediyorum.
Okur, bir dostluk biçimidir. Okuduğun zaman, okur dostların olduğunu göreceksin. Bunlar biraz da seçkindir. Okur grupları, okuma fasılları bunlara dahildir. İzdiham okuma gurubu gibi. Okur dostlukları ihtiyaridir. Toplu yazma grupları gibi beğeni, zevk, haz, felsefe anlayışları okuru buluşturur. Onun için okur olmak bir vasıftır. Bir araya geldiğiniz de vasıflı bir okur grubu oluşturursunuz. Günlük heyecanları yatıştırmak ve duygularınızı ilerletmek için bu guruplara katılmanızı salık veririm. Bir kafede, bir sınıfta bunları yapmak mümkündür.
Okur olmak birikim de ister. Biriktirmek için de okumalıyız. İdeal okur; Don Kişot’un ahlakını, Salih Hoca’nın kahramanlığını, Ulysses’in macerasını, Köroğlu’nun yiğitliğini okuma boyunca hissedendir. Bu kahramanların toplamından da bir prototip çıkar. Yani siz okudukça inşa olursunuz. Kahramanlar yaratırsınız. Bu sizin okur heybenizdir. İyi okur biriktirir. Para değil, insan biriktiren okurdur. Biriktirdiğiniz her insan sizi kimlikli ve özel kılar. Okumanın nasıl bir birikim olduğunu en iyi yazdığınız da anlarsınız. Onun için okumak var olmaktır.
Biriktirdiğiniz her insan, sizi okur kılacağı gibi sizin iletişiminizi de kolaylaştırır. Okur; kolaylıktır, iletişimdir. İyi okur, iletişim sıkıntısı çekmez. Okudukça da sosyalleşirsiniz. Siz bunun farkında olmazsınız. İyi okur, tayy-i mekân ve tayy-i zamandır. Okudukça uçarsınız. Biraz sufidir okur. Okumanın, fikretmenin, zikretmenin zuhuri olduğuna inanırım. İkra mantığıyla okuyan birikenleri artırır. İdeal okur, niye okuduğunu bile bilmeyecek derecede derindir. Hepsini okudunuz mu lafına kızıyorum. Okumak, nicelik değil niteliktir. Arı duru budur.
İdeal okurun istikameti de vardır. Merakına doğru koşar. Alemi okur. O Adem olduğunu anlamak için de okur. Okur insandır. Vardır. Var olmak için okuruz. Biraz kaprislidir okur. Hislidir. Okuduğunun farkında ama nasıl okuduğunu bilmeden okur. Okurken cömert, yazarken ketum olabiliriz. Okumak, hayal kurmayı gerektiren bir haldir.. Okur-yazar olmak anonimdir. İkisi bir arada değerlidir. Kimseye hesap vermezsiniz. Sadece Tanrı adına okur-yazarsınız. Bir okuma serüvenini de böylece tamamlamış olursunuz. Bütün okumalar Allah’a çıkar. Onun için okuyalım derim. Allah, insan, doğa, evren, fert vb. her şey adına hürmeten okuyalım. Keşke dememek için de okuyalım.
Okumanın bir yürüyüş olduğunu da unutmayalım. Yolda olanlar iyi okur. Davası olan da okur. Çözümü kendine şiar edinenler okur. Cahil okumaz. Cehaletin ışığı da olmaz. Cahil insan kimi aydınlatacak ki? Kendine hayrı olmak isteyen okusun. Topluma hayrı olan da yazsın derim. Yazdıklarınız okuduklarınızın bakiyesidir. İyi okur yazdığına göre, iyilik yolculuğu da bilmekle başlamış olur. İlerleyen toplumlar okuma ve yazma işini halletmişlerdir. Elif okudum ötürü diyen Yunus bir kadim gerçeğe işaret etmiştir. Okumayan insanın irfan sahibi olması da olası değildir. Okuma eylemi zayıf toplumlar, her daim geri kalmaya adaydırlar.
Okumanın kurdu olanların bir özelliği de hazır bulunuşlarının yüksek olmasıdır. Okuyan kafaların söyleyecek bir şeyi mutlaka oluyor. Bunu günlük yaşamda da görebilirsiniz. Okuma sığlığı çeken fertlerimiz yorum yapmakta ve konuşmakta zorluk çekmektedir. Kafasının arka lopları dolu olan okurlarımızsa hazır cevaptır. Konuşmak, dinlemek, yazmak, düşünmek, anlamak onlar için sıradan bir etkinliktir. Okur bazan toplumun da saldırısına uğrar. Nedeni de bu hazır cevap duruştur. Delil var mı delil diyen insanımız, aslında kendine itiraz etmektedir. Çünkü kaynak yoksunu, okumaz yazmaz olan kendisidir. Ben bunlara medya kurdu, televizyon insanı diyorum. Allah bizi bunlardan korusun.
Okurun hası çevresini de inşa eder. Okudukça okur, düşündükçe paylaşır, günün sonunda okuduklarını bir başka insan tekine aktarır. Meselenin özü bu aktarımdır. Kitap kurdunun filozofik yürüyüşü böyle devam eder. Onlar biraz sosyal yalnız ve anlaşma özürlü olsalar da iyi dostturlar. Çünkü rehberleri kitaptır. Bütün kitaplarda bir kitabı anlamak için yazıldığına göre, kitaplı günleriniz çok olsun. Ne diyor Mehmet Akif Ersoy: “Muallim ordusu derken çekirge orduları,/Çıkarsa ortaya, artık hesap edin zararı,/Bu ilimsiz hocalardan, bu beyinsizlerden,/Çekecek memleketin hâli ne olur? Düşünün!/“Muallimim” diyen olmak gerekir, imanlı,/Edepli, sonra liyakatli, sonra vicdanlı,” Bu dördü olmadan olmaz. Vazife, çünkü büyük. İlla okumak illa okumak diyorum.