|
Tweet |
CHP Amasya Kadın Kolları, 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü kapsamında yoksulluğa dikkat çekmek amacıyla boş tencerelerle yürüyüş düzenledi.
İl Başkanlığı önünde toplanan CHP Amasya Kadın Kolları Başkanı Selma Torun, Merkez İlçe Kadın Kolları Başkanı Gözde Durusoy Yazıcı ve kadınlar, boş tencerelerle Yavuz Selim Meydanı’na kadar yürüdü ve burada oturma eylemi gerçekleştirdi.Yürüyüşe CHP Amasya Milletvekili Reşat Karagöz, CHP Amasya İl Başkanı İlker Küp, Merkez İlçe Başkanı Mehmet Önder, Amasya Belediye Başkanı Turgay Sevindi de katıldı.
Etkinlikte konuşan CHP Amasya Kadın Kolları Başkanı Selma Torun, yoksulluğa karşı farkındalık yaratmak ve mücadele çağrısı yapmak için bir araya geldiklerini belirterek konuşmasına başladı:
“Bugün 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü. Bugün bir takvim yaprağından ibaret değil; milyonlarca insanın açlığına, işsizliğine, çaresizliğine karşı yükselen bir itirazdır. Bugün, 'Yeter artık!' deme günüdür! Bu ülkede artık yoksulluk sadece cebimizde değil, umutlarımızda. Çocuklar yatağa aç giriyor, kadınlar pazardan eli boş dönüyor, emekliler bir ömür çalıştıktan sonra kuru ekmeğe muhtaç ediliyor. Gençler geleceğe değil, yurt ve burs kuyruklarına bakıyor.”
Selma Torun, yoksulluğun kader değil, iktidarın iflas etmiş düzeninin sonucu olduğunu vurguladı:
“Ve biz biliyoruz: Bu tablo bir kader değil, iflas etmiş düzeninin sonucudur! İktidar, yoksulluğu bitirmek yerine yönetmeyi seçti. Sosyal yardımları hak değil, lütuf gibi sundu. İnsanı muhtaç bırakan yardım düzeniyle halkı susturmaya çalıştı. Ve bu sistemin en ağır yükünü yine kadınlara yükledi!”
Kadın emeğinin görünmez kılındığını ve yoksulluğun cinsiyetinin olduğunu da ifade eden Torun, kadınların hem evde hem işte sömürüldüğüne dikkat çekti:
“Bu ülkede yoksulluğun bile cinsiyeti var! Kadınlar hem evde hem işte görünmeyen emekle sömürülüyor, kreş yokluğunda işinden oluyor, güvencesizliğe mahkûm ediliyor. TÜİK’in verilerine göre 2025 yılında kadınların iş gücüne katılım oranı sadece %36,8. Ama sahada, pazarda, tarlada, evde bu oranların çok ötesinde bir kadın emeği var. Ancak görünmüyor, görünmez kılınıyor! Çünkü bu düzen, kadının emeğini istatistiklerde bile saymıyor!”
Konuşmasında gelir adaletsizliği ve yoksulluk sınırlarına da değinen Torun, şunları söyledi:
“Bugün Türkiye’de tablo çok açık: Nüfusun en yoksul %20’si, toplam gelirden yalnızca %6 pay alabiliyor. En zengin %20 ise pastanın yarısını, %49’unu alıyor. Veriler de bu derin adaletsizliği net biçimde ortaya koyuyor. Açlık sınırı 27 bin liranın, yoksulluk sınırı ise 90 bin liranın üzerine çıkmış durumda. Buna karşın net asgari ücret 22.104 TL’de kaldı. En düşük emekli maaşı ise yalnızca 16.881 TL. Yani milyonlarca emekçi ve emekli, açlık sınırının bile altında yaşamaya mahkûm ediliyor. Ve bu artık bir ekonomik kriz değil; bilinçli, planlı ve ısrarlı bir tercihinin sonucudur!”
Torun, kadınların karşılaştığı sorunlara ve eğitime de dikkat çekti:
“2025 yılı 'Aile Yılı' ilan edildi. Oysa kadınlar geçim derdiyle boğuşuyor, şiddetle baş başa bırakılıyor. Boş tencereler bile konuşuyor ama iktidar duymuyor! 4+4+4 sistemiyle milyonlarca kız çocuğu eğitimden koparıldı. Eğitim hakkı ellerinden alınan her kız çocuğu, yarının yoksul kadını haline getiriliyor!”
Konuşmasını CHP’nin hedefleri ve kadın mücadelesi üzerine tamamlayan Torun, sözlerini şöyle noktaladı:
“Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak buradayız! Kadınların sesi olmaya, emeğini görünür kılmaya, bu adaletsiz düzeni değiştirmeye geliyoruz! Çünkü biz biliyoruz: Kadın ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar! Kadın kazanırsa gelecek kazanılır! Sadece yoksullukla değil, bu yoksulluğu dayatan zihniyetle de mücadele ediyoruz. Boş vaatlerle değil; adaletle, refahla ve eşitlikle geliyoruz. Yoksulluğu yöneten değil, yoksulluğu bitiren bir Türkiye için geliyoruz! Cumhuriyetin ikinci yüzyılı, kadınların yüzyılı olacak! Dayanışmayla, mücadeleyle, kararlılıkla başaracağız!”
Hanife Yeşilyurt