|
Tweet |
Amasya’da bir ev inşaatında rastlantı sonucu bulunan, Hititlerin Fırtına Tanrısı Teşup’u temsil eden bronz heykel; hikâyesiyle olduğu kadar benzersizliğiyle de görenleri büyülüyor.
Amasya’da 1962 yılında Doğantepe Köyü’nde yapılan bir ev inşaatının temeli kazılırken, sıradan bir taş parçası sanılarak bulunan küçük bir heykel, Türkiye’nin ve hatta dünyanın en ilginç arkeolojik hikâyelerinden birine konu oldu. Sadece 21,5 santimetre boyundaki bu bronz heykel, aslında Hitit İmparatorluğu’nun en önemli tanrılarından biri olan Fırtına Tanrısı Teşup’a aitti. Ne var ki bu tarihî eser, ilk anda kıymeti bilinmeyerek bir paket sigara karşılığında el değiştirdi.
TARİHE TESADÜFİ BİR YOLCULUK
Heykelin keşfi, tamamen tesadüfe dayanıyor. Doğantepe Köyü’nde bir vatandaş, evinin temel kazısını yaparken bronzdan döküm bir figür buluyor. Bu buluntu Sadece bir paket sigara karşılığında veriliyor. Eserin gerçek değeri ise çok sonra anlaşılıyor. Bugün Amasya Müzesi’nde sergilenen Teşup Heykeli, sadece bir tarihî eser değil, aynı zamanda bir bilinçsizlik örneği olarak hafızalarda yer ediniyor.
DÜNYA ÜZERİNDE EŞİ BENZERİ YOK
Hititler dönemine ait olduğu tespit edilen bronz heykel, dünyada türünün bilinen tek örneği olarak kayıtlara geçti. Bronz döküm tekniğiyle üretilmiş olan heykel, yüksek estetik ve teknik birikimin ürünüdür. Üzerindeki işçilik, dini semboller ve detaylar, Hitit sanatının ulaştığı düzeyi yansıtır. Bu yönüyle heykel sadece arkeolojik değil, aynı zamanda sanat tarihi açısından da büyük bir öneme sahiptir.
LAPİS LAZULİ GÖZLER VE SİVRİ SERPUŞUN SIRRI
Heykelin en dikkat çekici yönlerinden biri, gözlerinin lapis lazuli adı verilen kıymetli taşlarla bezenmiş olmasıdır. Bu mavi taş, Mezopotamya’dan Anadolu’ya kadar pek çok uygarlık tarafından kutsal kabul edilmiş, tanrı ve krallarla özdeşleştirilmiştir. Teşup’un gözlerine yerleştirilen lapis taşlar, sadece estetik değil, aynı zamanda dini bir sembolizm taşır: Mavi gözler yağmuru, gökyüzünü ve bereketi temsil eder.
Heykelin başında bulunan sivri konik başlık, Hititlerde sosyal ve dini statüyü ifade eden bir semboldür. Serpuş olarak adlandırılan bu başlık, özellikle tanrılar ve rahipler tarafından giyilirdi. Heykelin kollarının oynar yapıda olması ise, muhtemelen dini törenlerde kullanıldığına ya da ritüel bir özelliğe sahip olduğuna işaret eder.
FIRTINA TANRISI TEŞUP KİMDİR?
Teşup, Hitit mitolojisinde en önemli tanrılardan biridir. Fırtına ve gök gürültüsü tanrısı olan Teşup, aynı zamanda bolluk ve bereketin koruyucusudur. Yağmur yağdırdığına ve toprağı bereketlendirdiğine inanılan Teşup, çiftçiler ve köylüler tarafından büyük saygıyla anılmıştır. Hititler, kendilerini “bin tanrılı halk” olarak tanımlarken, Teşup bu tanrılar panteonunun en kudretlilerinden biri olarak kabul edilmiştir.
AMASYA’NIN AÇIK HAVA MÜZESİ NİTELİĞİ
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan Amasya, yalnızca Osmanlı dönemine ait eserleriyle değil, aynı zamanda binlerce yıllık geçmişiyle de dikkat çeker. Amasya Müzesi, özellikle Teşup Heykeli ile bu tarihî zenginliği en çarpıcı şekilde ortaya koyuyor. Müzenin özel vitrininde sergilenen heykel, hem akademik çevreler hem de yerli-yabancı turistler tarafından büyük ilgi görüyor.
TARİHİ BİR UYARI: KÜLTÜREL MİRASIMIZA SAHİP ÇIKALIM
Hitit Fırtına Tanrısı Teşup Heykeli’nin bir paket sigara karşılığında el değiştirmesi, aslında çok daha büyük bir gerçeğe işaret ediyor: Kültürel mirasımıza yeterince sahip çıkıyor muyuz? O dönemde yaşanan bilinç eksikliği, bugün benzer durumların tekrar etmemesi için ders niteliğinde. Amasya’da yaşanan bu olay, kaçak kazılar ve bilinçsizce yapılan satışların kültürel hafızamıza verebileceği zararın somut bir örneğidir.
ZİYARETÇİLERİNİ BEKLİYOR
Bugün Amasya’ya yolu düşen herkes, Amasya Müzesi’nde bu sıra dışı hikâyeye tanıklık edebilir. Tarihin tozlu sayfalarından günümüze ulaşan, bir dönem değerinin farkına varılamayan ama şimdi müze vitrininde bir yıldız gibi parlayan Hitit Fırtına Tanrısı Teşup Heykeli, yalnızca bir eser değil; aynı zamanda bir halkın, bir medeniyetin ve bir şehrin hafızasıdır.
Şerife Kara