|
Tweet |
Amasya Belediyesi ve Cem Vakfının ortaklaşa düzenlediği programda aşure dağıtıldı. Şehzadeler gezi yolunda düzenlenen programa Amasya Valisi Önder Bakan, eşi Elif Bakan, Amasya Belediye Başkanı Avukat Turgay Sevindi, Amasya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi, Amasya İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Ramazan Yiğit, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Cem Vakfı Amasya Şubesi Başkanı Haydar Kılıç, siyasi parti temsilcileri ve vatandaşlar katıldı
Programda konuşan Cem Vakfı Amasya Şube Başkanı Haydar Kılıç, Muharrem ayının, Hazreti Hüseyin ve Kerbela şehitlerinin hatırlandığı, gözyaşı ve ibadetle geçen özel bir dönem olduğunu ifade etti. Kılıç, “Bugün bizleri bir araya getiren, Hazreti Ali ve Hazreti Fatıma’nın evladı, Peygamber Efendimizin gözbebeği İmam Hüseyin’in ve onunla birlikte Kerbela’da şehit edilen 73 canın aziz hatırasıdır. Bu acı, coğrafyası, dili, mezhebi ne olursa olsun ehli beyte sevgi duyan herkesin ortak yasına dönüşmüştür.” dedi.
Konuşmasında Kerbela’nın, İslam tarihinin en trajik hadiselerinden biri olduğunu vurgulayan Kılıç, “Hazreti Hüseyin’in duruşu, İslam’ın yeniden doğuşudur. Onun vasiyeti bize mirastır. Ehli Beyt sevgisi Kur’an-ı Kerim’in emridir. Döktüğümüz gözyaşları, tuttuğumuz oruçlar bizim ibadetimizdir,” ifadelerini kullandı.
Kılıç ayrıca, Ramazan orucu ile Muharrem orucunun birbirine alternatif olarak gösterilmesine karşı çıktıklarını belirterek, “Bu bir gönül meselesidir. Her kim ki Kerbela matemine ortak olmak istiyorsa, elbette Muharrem orucu da tutmalıdır. Bu hesap sorulacaksa, o da yalnızca Cenab-ı Hakk’ın makamında sorulur,” diye konuştu.
Konuşmasının sonunda Alevi-Sünni kardeşliğine, toplumsal barışa ve ortak değerlerde buluşmanın önemine dikkat çeken Kılıç, “Birliğimizin daim olması, dirliğimizin sürmesi, bu topraklarda birlikte yaşamamızın teminatıdır. Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin ‘Bir olun, iri olun, diri olun’ şiarını yaşatmak hepimizin görevidir,” diyerek duygularını paylaştı.
Etkinlik, katılımcılara aşure ikram edilmesiyle sona erdi. Vatandaşlar, aşurenin hem manevi hem kültürel anlamda birliktelik simgesi olduğunu belirterek, böyle programların toplumda kaynaşmayı artırdığına vurgu yaptı.
Aşure alan vatandaşların bazıları da şu şekilde görüşlerini ifade ettiler;
“Ben bu etkinliğe her yıl katılmaya çalışırım.Bugün burada Hazreti Hüseyin ve Kerbela şehitleri için dağıtılan bu aşure, bizim için bir tatlıdan ibaret değil. İçinde gözyaşı var, sabır var, direniş var. Aşurenin her malzemesi bir anlam taşıyor: kimi sabrı, kimi sevgiyi, kimi kardeşliği temsil ediyor. Ben hem Aleviyim hem de bu ülkede herkesin bir arada, barış içinde yaşamasını isteyen bir anneyim. Bugün burada Sünni’siyle Alevi’siyle, genciyle yaşlısıyla birlikte oturduk, dua ettik, aynı kazandan aşure yedik. Bu çok kıymetli bir şey. Keşke her günümüz böyle geçse. Bu birlik ve beraberliğin artarak devam etmesini istiyorum.”
“Kerbela, sadece bir tarihsel olay değil; adaletin, vicdanın ve insan onurunun simgesidir. Hazreti Hüseyin’in orada verdiği mücadele, bize hâlâ ders veriyor. Bugün burada dağıtılan aşure bir tatlı değil; bir duruşun, bir direnişin, bir yasın ve bir adanmışlığın sembolüdür. Bizim ayrımız gayrımız olmamalı. Farklı mezhepler olabilir, ama aynı kıbleye dönen insanlar olarak birbirimize sahip çıkmamız gerek. Amasya’da böyle anlamlı bir etkinliği organize edenleri tebrik ediyorum. Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde bu tür programlar ilaç gibi geliyor.”
Hanife Yeşilyurt