|
Tweet |
Bakan Ersoy, “Yazma Eserler Türkiye’nin Ortak Entelektüel Hafızasıdır”
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Amasya’da düzenlenen “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eserler” sergisinin açılışını gerçekleştirerek, Şeyh Hamdullah’ın Osmanlı hat sanatındaki kurucu rolüne ve yazma eserlerin medeniyet hafızasındaki yerine dikkat çekti.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Osmanlı hat ekolünün kurucusu Şeyh Hamdullah’ın vefatının 505. yılı dolayısıyla Amasya’da düzenlenen “Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eserler” sergisinin açılışına katıldı. Bakan Ersoy, serginin hem ilmi hem de kültürel açıdan bir ilk olma özelliği taşıdığını vurguladı.
Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Bakan Ersoy, Amasya’nın tarihsel ve kültürel önemine dikkat çekti. Evliya Çelebi’nin Amasya’yı “Şehirlerin Yücesi”, Fransız seyyah Perrot’un ise “Anadolu’nun Oxford’u” olarak tanımladığını hatırlatan Ersoy, şehrin ilim, irfan ve sanatla yoğrulmuş köklü bir medeniyet havzası olduğunu ifade etti.
“AMASYA, BİR MEDENİYET HAVZASIDIR”
Amasya’nın “Şehzadeler Şehri” olarak Osmanlı tarihindeki özel konumuna işaret eden Bakan Ersoy, Zenbilli Ali Efendi, Aşıkpaşazade, Sabuncuoğlu Şerafeddin ve Mihrî Hatun gibi pek çok önemli ismin bu topraklardan yetiştiğini belirtti. Şeyh Hamdullah’ın da bu büyük ilim ve sanat geleneğinin en kıymetli temsilcilerinden biri olduğunu vurguladı.
Şeyh Hamdullah’ın ilim, tasavvuf ve hat sanatındaki eğitimini Amasya’da tamamladığını söyleyen Ersoy, Şehzade II. Bayezid’in onu hat hocası olarak seçmesinin hayatındaki dönüm noktası olduğunu ifade etti. II. Bayezid’in padişah olduktan sonra Şeyh Hamdullah’ı İstanbul’a davet ettiğini belirten Ersoy, bu süreçle birlikte Osmanlı hat mektebinin doğduğunu ve Şeyh Hamdullah’ın “Hattatların Reisi” unvanıyla anılmaya başlandığını söyledi.
“ŞEYH HAMDULLAH MEKTEBİ, EN UZUN ÖMÜRLÜ HAT EKOLÜDÜR”
Bakan Ersoy, Şeyh Hamdullah Mektebi’nin İslam yazı sanatları tarihinin en uzun ömürlü ekolü olduğunun altını çizerek, üslubu, eserleri ve yetiştirdiği talebeleriyle hat sanatının zirvesini temsil ettiğini kaydetti.
Bu büyük sanatkârın mirasını yaşatmanın bir sorumluluk olduğunu belirten Ersoy, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı’nın (TÜYEK) bu alanda önemli ve özgün çalışmalara imza attığını ifade etti. Şeyh Hamdullah’ın eserlerinin ilk kez TÜYEK tarafından yayımlandığını hatırlatan Ersoy, 2012’de Mesalihu’l-Ebdan ve’l-Enfüs, 2015’te II. Bayezid için yazdığı Mushaf’ın tıpkıbasımının yayımlandığını, Meşâriku’l-Envâri’n-Nebeviyye adlı eserin tıpkıbasımının ise 2026 Ocak ayında tamamlanacağını açıkladı.
“BU SERGİ ALANINDA BİR İLKTİR”
“Amasya’dan İstanbul’a Şeyh Hamdullah Yazma Eserler Sergisi”nin alanında bir ilk olduğunu belirten Bakan Ersoy, serginin Şeyh Hamdullah’ı doğduğu topraklarla yeniden buluşturduğunu söyledi. Serginin, Sultan II. Bayezid Külliyesi’nde düzenlenmesinin ve II. Bayezid’e özel bir bölüm ayrılmasının da anlamlı olduğunu ifade etti.
TÜYEK’in unutulanı hatırlatma ve ihmal edileni ihya etme misyonunu başarıyla sürdürdüğünü vurgulayan Ersoy, İstanbul’da açılan “Mana ile Nakış: Müzehhep Mesneviler Sergisi”nin ve düzenlenen Uluslararası Yazma Eser Sempozyumu’nun dünya çapında büyük ilgi gördüğünü belirtti. 2027 yılında Yazma Eser Sempozyumu’nun ikincisinin düzenleneceğini de açıkladı.
“TÜYEK, EN BÜYÜK ORTAK ENTELEKTÜEL HAFIZADIR”
Bakan Ersoy, TÜYEK’in 800 bine yaklaşan yazma ve nadir matbu eseriyle İslam ve Türk-İslam tarihinin en büyük ortak entelektüel hafızasını temsil ettiğini söyledi. TÜYEK’in 472 binden fazla eserin dijital görüntüsünü erişime açtığını, Rami Kütüphanesi’ndeki restorasyon laboratuvarının ise dünyanın en büyük kitap şifahanesi olduğunu dile getirdi.
Konuşmasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kültür ve medeniyet mirasını ihya etme iradesine vurgu yapan Bakan Ersoy, TÜYEK Başkanı Dr. Coşkun Yılmaz ve tüm çalışanlara teşekkür etti. Şeyh Hamdullah’ı rahmetle andığını belirten Ersoy, tüm Amasyalıları sergiyi ziyaret etmeye davet ederek konuşmasını tamamladı.
Konuşmaların ardından yazma eserler kütüphanesi ziyaret edildi.
Şerife Kara