|
Tweet |
Amasya’nın eşsiz tarım ürünlerinden biri olan ve coğrafi işaret tesciliyle koruma altına alınan çiçek bamyası, yazdan kışa taşınmak üzere titiz bir hazırlık sürecinden geçiyor. Bu sürecin en büyük emekçileri ise, Amasyalı kadınlar. Yaz boyunca sabahın erken saatlerinde tarladan toplanan bamyalar, özenle ayıklanıp iğneyle diziliyor, kurutuluyor ya da dondurularak saklanıyor.
Şeyhcui Mahallesinde yaşayan Aysel Ortaköylü ve Hatice Gürgen de bamyayı kış için hazırladılar.
“Bu sadece kış hazırlığı değil, aynı zamanda gelenektir”
Aysel Ortaköylü, sabah saatlerinde başladığı bamya ayıklama işini sürdürürken “Biz bu bamya işini annelerimizden öğrendik. Ben kendimi bildim bileli yaz sonuna doğru evlerimizde bir telaş olurdu. Tarladan çuval çuval bamya gelir, komşular toplanır, kimi ayıklar, kimi dizer. Çocukken bamya ipi düğümlemeyi oyun sanırdım.. Bu sadece kış hazırlığı değil, aynı zamanda gelenektir. Hem berekettir, hem paylaşmadır. Düşünün, küçücük bir bamya tanesi bile sofrada şifa niyetine yeniyor.” Dedi.
Amasya çiçek bamyası, küçük, zarif ve lifsiz yapısıyla sadece yöresel değil, ulusal pazarda da aranan bir ürün. Ancak bamyanın değerli olmasının ardında büyük bir zahmet ve el emeği var. Özellikle iğneyle tek tek dizilmesi, bu süreci daha da kıymetli hale getiriyor.
“Bu işin sabrı kadınlarda var, çünkü kadın toprak gibi üretkendir”
Hatice Gürgen ise bu sürecin kadınlar için hem kültürel hem de ekonomik bir anlam taşıdığını vurguladı:
“Her kadın eline bamya aldığında hem geçmişini hatırlar, hem geleceğe hazırlık yapar. Bu iş sabır ister, çünkü her bamya tek tek ayıklanır, ipine dikkatlice dizilir. Gözünüzle ölçüp iğneyle geçireceksiniz. Biz bu sabrı çocukken annemizden gördük. Sonra komşularla imece usulü yapardık. Hâlâ öyleyiz. Birimizin bamyası varsa, hepimizin var demektir. Kimi zaman beraber ağlarız, beraber güleriz. Bamya kurutmanın böyle bir duygusu var. Kadınlar için bu hem bir terapi hem de bir üretim alanı. Kadın toprak gibidir, sabreder, üretir ve yaşatır.”
Hatice Gürgen kimilerinin bamyayı sadece kurutmadıklarını, bazılarını da çiğ olarak doğrayıp küçük kaplarda dondurucuya koyduklarını söyledi. Çünkü özellikle Amasya bamyası, kışın da lezzetini koruyan ender sebzelerden biri.
“Bir avuç bamya, bir tencere sofraya bedel olur”
Amasya bamyası, içerdiği yüksek lif oranı ve düşük kalori değeri ile diyetisyenlerin de önerdiği bir ürün. Aynı zamanda mide dostu olmasıyla bilinen çiçek bamyası, özellikle Amasya mutfağında etli, limonlu ve zeytinyağlı çeşitleriyle öne çıkıyor. Aysel Ortaköylü, bamyanın sofralardaki yerini şöyle anlattı
“Bir avuç bamya, bir tencere sofraya bedel olur. Eskiden et bulunmazdı, ama bamya her şeyin yerini tutardı. Şimdi gençler çok bilmez, ama bamya mideyi rahatlatır, vücuda serinlik verir. O yüzden yazın toplayıp kışın bol bol tüketmek lazım. Ben torunlarıma bile sevdiriyorum, küçükten alışan bırakamıyor.”
Kadın Eliyle Korunan Bir Kültür
Coğrafi işaret belgesiyle tescillenmiş olan Amasya çiçek bamyası, sadece bir ürün değil; aynı zamanda kadın emeğinin, kültürel hafızanın ve yerel ekonominin bir simgesi. Yüzlerce kadın, bu ürünü yaşatarak hem aile bütçesine katkı sağlıyor hem de nesiller arası bir bağ kuruyor.
Amasya’nın altın değerindeki çiçek bamyası, bu toprakların kültürel zenginliğinin, kadın emeğinin ve yerel üretimin yaşayan örneklerinden biri. Her ipliğe dizilen bamya, sadece sofralara değil, geçmişten geleceğe uzanan bir değerler zincirine de bağlanıyor.
Hanife Yeşlyurt