|
Tweet |
Başlık sizi yanıltmasın! Beceriksizliğinden dolayı ülkemizde istifa eden biri görülmedi. Zaten bu başlık da ülke yöneticileri ile ilgili değil! Hiçbir yönetici ülke sorunlarını çözemez. Dolayısıyla bu makale politikacılar üzerine değil! Tüm dünya milletleri politikacılarından ümitlerini kesebilirler. Küresel olarak yeni bir dönemdeyiz. Büyük İstifalar Dönemi!
Küresel toplum olarak nereye gittiğimizi ancak toplumun değişimini ölçerek anlayabilirsiniz. Ona göre yeni ekonomik plan ve program yapabilirsiniz. Elbette bunu hükümetlerden beklemiyorum. Komik olmayalım. Ama gerçek bu!
Pandemi çıktığı zaman, işyerlerinin kapatılmasıyla ve insanların evden çalışmaya başlamasıyla yeni bir dönem başladı. İnsan doğası da yeni ve daha rahat koşullara alıştı. Eskiye geri dönmeyi doğası gereği istemediler. İş yerleri tekrar açılıp da insanları geri çağırdıklarında ya da elemanlar için ilanlar verdiklerinde, şirketler zorlandılar.
Sadece ABD’de 2021 Ağustos ayına kadar dört milyon çalışan ofise dönmek için geri çağrıldığında bu teklifi reddedip istifa etti. Artık evden çalışacaklarmış! Gayet mantıklı… Her gün erken kalkarak uykumdan feragat edip en az bir saati trafikte geçirirdim. El aleme şık gözükmek için kılık kıyafetler giyinirdim. Bakım ürünleri sürünürdüm. Benzin masrafı harcardım. Ofiste rahatsız olduğum adamlarla geçirdiğim saçma sapan saatleri de bunlara ekleyecek olursam hem manen hem madden zararda olduğum ortaya çıkar. Bu sadece ABD‘de olan bir eğilim değildir. Şunu bilin ki ABD’de olursa tüm dünyada da olur.
Sizce neden? Neden yeni bir nesil, yeni bir psikoloji ve yeni bir hayata bakış anlayışı?
Bunlar ekonomiyi nasıl etkileyecek? Daraltacak! Çünkü yeni nesil, eski nesil gibi saçma sapan şeylerin peşinde koşmak istemiyor. İsteksiz… Giderek daha da belirgin olacak olan bu isteksizlik tüm dünyada baş gösterecek. Artık ofiste çalışacak insan bulmak -en azından internet işleri için- son derece zor olacak. ABD bu zorluğu şimdiden yaşıyor.
Toplumsal değişimin ve eğilimin ne yönde olduğunu görmeden ve yeni neslin hayata yaklaşımını anlamadan bu engeli aşmaları için şirketler radikal değişikliklere gitmek zorunda kalacaktır. Her şeyde -buna tarım da dahil- teknoloji ön plana geçecek.
Geleceğe yönelik teknolojik tarım ve hayvancılığa yatırım yapılabilir. Bunun dışında “yenilenebilir su teknolojisi” de çok cazip gözüküyor. Bu sektörler çok değerli olacaktır.
İnsanoğlu olarak değişimden geçerken ekonominin de bununla birlikte değişmesi gerektiğini anlamak zor olmasa gerek. Ancak bu anlayışı politikacılardan beklemeyin! Eski nesil hiçbir zaman yeni nesile çözüm olamadı. Olsaydı toplumsal krizler yaşamazdık. Bu nedenle bilinçli değişim yerine kriz ile toplumsal yeni doğuşlar oluyor maalesef…
Mutlu Meydan