|
Tweet |
Amasya’da düzenlenen “İrade, Cesaret ve İstiklal: 15 Temmuz ve Vatan Uğruna” panelinde, 15 Temmuz’un tarihsel, sosyolojik ve ideolojik boyutları çok yönlü olarak ele alındı. Panelin oturum başkanlığını yürüten Amasya Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Ersin Topçu “Yeni Nesiller İçin Millî Birlik Bilinci” başlıklı sunumunda, 15 Temmuz’un yalnızca bir gecelik darbe girişimi değil, Türk milletinin ortak hafızasında kök salan bin yıllık direniş ruhunun yeniden canlanışı olduğunu ifade etti.
“Gazze’de Akan Kan, Vicdan Testidir”
Konuşmasına, İsrail’in Gazze’de sürdürdüğü insanlık dışı saldırılara değinerek başlayan Topçu, Filistin halkına destek vermeyen ya da sessiz kalanları eleştirdi:
“Gazze’de yaklaşık iki yıldır aralıksız soykırım yapan terör devleti İsrail’i ve ona koşulsuz destek verenleri lanetliyorum. Sokaktaki kediye, köpeğe gösterilen merhameti ‘ama’, ‘fakat’ gibi ifadelerle Gazze’ye göstermeyenleri de kınıyorum.”
Topçu, bu süreçte sesini yükselten Batılı vicdan sahiplerine de teşekkür ederek, “İskoçya'nın Celtic taraftarlarından üniversite öğrencilerine kadar birçok Batılı, işinden atılmayı göze alarak Gazze için sokaklara çıkıyor. Onlara da buradan selam olsun” dedi.
“İslam Mevcut Ümmetinden Memnun Değilse, Yeni Bir Ümmet Arıyor”
Konuşmasında Ayçin Kantoğlu’nun şu cümlesine de yer veren Topçu, Müslüman coğrafyanın içine düştüğü rehavetin farkına varılması gerektiğini vurguladı:
“İslam ait olduğu topraklardan göğe yükselmiş durumda. Globalleşiyor. Batılılar İslam’a ilgi duyuyor. Demek ki İslam, mevcut ümmetinden memnun değil ve kendisine yeni bir insan bakiyesi devşiriyor.”
“15 Temmuz: Bir Milletin Diriliş Öyküsü”
Prof. Dr. Topçu, konuşmasında 15 Temmuz’un sıradan bir kalkışma olmadığını, Türk milletinin Halis Demir yüreğiyle bir kez daha ayağa kalktığı gece olduğunu ifade etti:
“Bu anlamlı gün, sadece yakın tarihin bir ihaneti değil; aynı zamanda bu topraklarda defalarca sınanan millî birlik ruhunun, millet iradesinin ve hürriyet aşkının ne denli köklü olduğunu gösteren bir milattır.”
FETÖ’nün kırk yıla yakın bir süredir sistematik şekilde devlete sızdığını, 15 Temmuz gecesi Türk ordusunun silahlarını halka çevirdiğini hatırlatan Topçu, örgütün dinî değerleri istismar ederek “fedai” yetiştirdiğini söyledi.
“Ruhen, Aklen, Kalben Bu Millete Düşman Olanlar”
Konuşmasında Mevlana’nın Mesnevi’sinden örnekler veren Topçu, “Türk tarihinin hiçbir döneminde görülmemiş şekilde savaş uçaklarından bombalar yağdıran, sivil vatandaşlarımızı tanklarla ezen, beden olarak Türk, ruhen bu millete düşman mankurtlar; o gece milletin iradesine çarpmış ve yerle yeksan olmuşlardır.” dedi.
“O Ruh Bizde Vardı, Her Zaman Da Vardı”
Prof. Dr. Topçu, 15 Temmuz gecesi yaşanan kahramanlıkları “1000 yıldır mayalanan bir ruhun eseri” olarak tanımladı:
“O gece bomba atan uçağa levye fırlatan, tankların önüne çarşafla çıkan Anadolu insanı, bu ruhun en saf halini temsil etmiştir. Bu, bir milletin yüreğinin; toprağı vatan, bezi bayrak yapan o gönül mayasının ta kendisidir.”
“Gençlik, Yeni Tehditlere Karşı Savunmasız”
Konuşmasının bir bölümünü gençliğe yönelik küresel tehditlere ayıran Prof. Dr. Topçu, dijitalleşme, sosyal medya ve sapkın ideolojilerin etkisine karşı şu uyarılarda bulundu:
“Bugün gençliğimiz LGBT gibi sapkın akımlar, ‘özgürlük’ maskesiyle sunulan kimliksizleşme projeleriyle karşı karşıya. Bizler, millî birlik şuurunu yalnızca geçmişi anmak için değil, geleceği inşa etmek için canlı tutmalıyız. Bu ruh, ilim kadar, teknoloji kadar öğretilmesi gereken bir değerdir.”
“15 Temmuz, Bilim Kadar Öğretilmelidir”
Topçu, panelin sonunda yaptığı çağrıda eğitimciler ve ailelere seslenerek, 15 Temmuz’un genç kuşaklara yalnızca bir tarihsel olay olarak değil, bir bilinç ve karakter eğitimi olarak anlatılması gerektiğini belirtti:
“Bir milletin var oluş refleksi olarak ortaya çıkan 15 Temmuz direnişi, sadece kahramanlık hikâyesi değil; milletin ortak vicdanı, ortak hafızasıdır. Bu, bilim kadar öğretilmeli, ruhlara işlenmelidir.”
“Birlik Şuurunun Toplumsal Dağılımı”
Konuşmasında 15 Temmuz şehit ve gazilerinin eğitim ve meslek dağılımlarına da değinen Topçu, bu istatistiklerin direnişin toplumun her kesimini kapsadığını ortaya koyduğunu vurguladı:
Prof. Dr. Topçu, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“O gece meydanlara koşan şehit ve gazilerimiz, bu milletin her kesimini temsil etmektedir. Bu da bize gösteriyor ki, millî birlik şuurunun yaşı, mesleği, eğitimi yoktur. Vatan söz konusu olduğunda bu milletin her bireyi bir asker, her ferdi bir bayraktar olur. Ruhları şad, mekânları cennet olsun.”
Şerife Kara