beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...



Ergenlerde Öfke Patlaması: Altında Hangi Duygular Yatıyor?


facebook-paylas
Tarih: 10-08-2026 08:07

Ergenlerde Öfke Patlaması: Altında Hangi Duygular Yatıyor?

Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Canlı, ergenlik döneminde yaşanan öfke patlamalarının aileler açısından zorlayıcı olabileceğini belirterek, “Ergenin öfkesini yalnızca bir davranış problemi olarak görmek yerine, bu öfkenin altında yatan duyguları anlamaya çalışmak gerekiyor. Öfke çoğu zaman başka bir duygunun dışa vurumu olabilir” dedi.

Ergenlik, çocukluktan yetişkinliğe geçiş sürecinde fiziksel, hormonal, sosyal ve psikolojik açıdan önemli değişimlerin yaşandığı bir dönem olarak öne çıkıyor. Bu süreçte gençlerin duygularını daha yoğun yaşaması, bağımsızlık isteğinin artması ve aileyle yaşanan fikir ayrılıklarının çoğalması zaman zaman öfke patlamalarına neden olabiliyor.

Kapı çarpma, bağırma, ağlama, sert tepki verme, içine kapanma veya çevresindekilerle tartışma gibi davranışlarla kendisini gösterebilen öfke, ergenin yanı sıra ailesini de zorlayabiliyor.

Amasya Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Canlı, ergenlik döneminde görülen öfke davranışlarının doğru anlaşılmasının önemine dikkat çekti.

“ERGENLİKTE DUYGULAR ÇOK DAHA YOĞUN YAŞANABİLİYOR”

Doç. Dr. Canlı, ergenlik döneminin bireyin hem bedensel hem de ruhsal açıdan önemli değişimler yaşadığı bir süreç olduğunu belirterek, bu dönemde duygusal tepkilerin daha yoğun görülebileceğini söyledi.

Canlı, “Ergenlik dönemi, bireyin kendisini tanımaya ve kimliğini oluşturmaya başladığı önemli bir gelişim dönemidir. Bu süreçte gençler bir yandan bağımsızlaşmaya çalışırken diğer yandan ailelerinin desteğine ihtiyaç duymaya devam ederler. Bu ikilem zaman zaman yoğun duygusal tepkilere neden olabilir” dedi.

Özellikle gençlerin kendilerinin anlaşılmadığını düşündükleri durumlarda öfkenin daha kolay ortaya çıkabildiğini ifade eden Canlı, ailelerin bu tepkileri değerlendirirken ergenin içinde bulunduğu gelişim dönemini göz önünde bulundurması gerektiğini belirtti.

“ÖFKE ÇOĞU ZAMAN TEK BAŞINA DEĞİLDİR”

Öfkenin her zaman tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Canlı, gençlerin öfke aracılığıyla farklı duygularını dışa vurabileceğini söyledi.

Canlı, “Öfke bazen hayal kırıklığının, üzüntünün, kaygının, başarısızlık korkusunun ya da anlaşılmama duygusunun dışa vurumu olabilir. Bu nedenle ‘Neden öfkeleniyorsun?’ sorusunun yanında ‘Seni bu kadar zorlayan ne oldu?’ sorusunu da sormak gerekir” diye konuştu.

Ailelerin yalnızca öfkenin görünen kısmına odaklanmak yerine, davranışın arkasındaki ihtiyacı anlamaya çalışmasının iletişimi güçlendirebileceğini belirten Canlı, gençlerin yargılanmadan dinlenmesinin önemli olduğunu kaydetti.

“ÖFKELİYKEN TARTIŞMAYI SÜRDÜRMEYİN”

Öfke patlaması sırasında ailelerin yaptığı en önemli hatalardan birinin, gençle aynı anda tartışmayı sürdürmek olduğunu ifade eden Canlı, sakinleşmenin ardından konuşmanın daha sağlıklı sonuç vereceğini söyledi.

Doç. Dr. Canlı, “Öfkenin çok yükseldiği bir anda karşılıklı olarak sesleri yükseltmek, sorunu çözmekten çok büyütebilir. Öncelikle ortamın sakinleşmesine izin vermek gerekir. Genç sakinleştiğinde ne olduğunu, hangi noktada zorlandığını ve bundan sonra benzer bir durumda neler yapılabileceğini konuşmak daha işlevseldir” dedi.

Bu süreçte ebeveynlerin kendi öfkelerini de kontrol etmelerinin önem taşıdığını belirten Canlı, “Sen bağırıyorsan ben de bağırırım” yaklaşımının iletişimi daha da zorlaştırabileceğine dikkat çekti.

“SINIRLAR OLMALI, ANCAK SINIRLARIN DİLİ ÖNEMLİ”

Ergenlik döneminde özgürlük ihtiyacının artmasının, aile içerisinde hiçbir kuralın olmaması anlamına gelmediğini belirten Canlı, sınırların gerekli olduğunu ancak bu sınırların nasıl konulduğunun önemli olduğunu söyledi.

Canlı, “Ergenlerin sınırlara ihtiyacı vardır. Ancak sınır koyarken tehdit etmek, küçük düşürmek veya sürekli eleştirmek yerine, kuralın nedenini açıklamak ve mümkün olduğunca karşılıklı anlaşmaya dayalı bir iletişim kurmak gerekir. Ebeveynin tutarlı olması da oldukça önemlidir” ifadelerini kullandı.

Özellikle telefon, internet, bilgisayar, arkadaşlık ilişkileri, ders çalışma ve eve dönüş saatleri gibi konuların ergenlerle aileler arasında çatışmaya neden olabildiğini belirten Canlı, bu konularda kuralların önceden konuşulmasının tartışmaları azaltabileceğini söyledi.

“ÇOCUĞUNUZU BAŞKALARIYLA KIYASLAMAYIN”

Ergenlik döneminde ailelerin sık yaptığı hatalardan birinin çocuklarını arkadaşları veya yaşıtlarıyla kıyaslamak olduğunu ifade eden Canlı, kıyaslamanın gencin kendisini değersiz hissetmesine ve aileyle iletişimin daha fazla bozulmasına yol açabileceğini belirtti.

Canlı, “‘Senin yaşındaki çocuklar böyle yapmıyor’, ‘Arkadaşın senden daha başarılı’ gibi ifadeler ergenin kendisini anlaşılmamış ve değersiz hissetmesine neden olabilir. Davranışı eleştirmek ile kişinin kendisini eleştirmek arasında önemli bir fark vardır. Bu ayrımı korumak gerekir” dedi.

“ÖNCE DİNLEYİN, SONRA ÇÖZÜM ARAYIN”

Ailelerin ergenlerle iletişim kurarken hemen öğüt vermek yerine öncelikle dinlemeyi öğrenmesi gerektiğini söyleyen Canlı, gençlerin zaman zaman yalnızca anlaşılmak ve dinlenmek isteyebileceğini ifade etti.

Doç. Dr. Canlı, “Çocuğunuz bir sorun anlattığında hemen çözüm üretmek veya ders vermek yerine, önce onu dinleyin. ‘Seni anlıyorum’, ‘Bu durum seni gerçekten zorlamış’ gibi ifadeler iletişimin kapısını açabilir. Anlaşıldığını hisseden genç, çözüm konuşmaya da daha açık hale gelir” diye konuştu.

HER ÖFKE PATLAMASI NORMAL Mİ?

Ergenlikte zaman zaman öfkelenmenin gelişim sürecinin bir parçası olabileceğini ancak her öfke davranışının yalnızca ergenlikle açıklanmaması gerektiğini belirten Canlı, davranışın sıklığına, şiddetine ve gencin günlük yaşamına etkisine dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.

Canlı, “Burada önemli olan öfkenin ne kadar sık yaşandığı, ne kadar şiddetli olduğu ve gencin hayatını ne ölçüde etkilediğidir. Okul başarısında belirgin düşüş, arkadaş ilişkilerinden uzaklaşma, uzun süreli içe kapanma, uyku ve iştah değişiklikleri, yoğun umutsuzluk, kendisine veya çevresine zarar verme davranışları gibi durumlarda profesyonel değerlendirme gerekir” ifadelerini kullandı.

Özellikle kendisine veya başkasına zarar verme riski bulunan durumların ertelenmemesi gerektiğine dikkat çeken Canlı, ailelerin gerektiğinde psikiyatri veya psikoloji alanında profesyonel destek almasının önemli olduğunu vurguladı.

“AİLELER DE KENDİLERİNİ SORGULAMALI”

Ergenin davranışlarını değerlendirirken aile ortamının da gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Doç. Dr. Canlı, ebeveynlerin kendi iletişim biçimlerinin çocuk üzerindeki etkisini fark etmesinin önemli olduğunu söyledi.

Canlı, “Bazen aileler yalnızca ‘Çocuğum neden böyle davranıyor?’ diye soruyor. Bunun yanında ‘Biz onunla nasıl iletişim kuruyoruz? Onu ne kadar dinliyoruz? Evde duyguların ifade edilmesine ne kadar izin veriyoruz?’ sorularını da sormak gerekir” dedi.

Aile içerisinde öfkenin nasıl ifade edildiğinin de gençler açısından bir model oluşturduğunu belirten Canlı, ebeveynlerin kendi davranışlarıyla çocuklarına sağlıklı iletişim konusunda örnek olabileceklerini kaydetti.

“ÖFKEYİ YOK ETMEK DEĞİL, YÖNETMEYİ ÖĞRETMEK GEREKİYOR”

Öfkenin tamamen ortadan kaldırılması gereken bir duygu olmadığını belirten Doç. Dr. Canlı, asıl hedefin gencin öfkesini sağlıklı bir şekilde ifade edebilmesini öğrenmesi olduğunu söyledi.

Canlı, “Öfke insani bir duygudur. Önemli olan öfkelenmemek değil, öfkelendiğimizde ne yaptığımızdır. Bağırmak, hakaret etmek veya zarar vermek yerine durabilmek, ortamdan kısa süreli uzaklaşabilmek, nefes almak, duyguyu ifade etmek ve gerektiğinde yardım istemek öğrenilebilir becerilerdir” dedi.

AİLELERE ‘SABIRLI VE TUTARLI OLUN’ ÇAĞRISI

Ergenlik döneminin hem genç hem de aile için zaman zaman zorlayıcı olabileceğini belirten Doç. Dr. Derya Canlı, ailelere sabırlı ve tutarlı olmaları çağrısında bulundu.

Canlı, “Ergenlik geçici bir dönemdir. Bu dönemde gençle mücadele etmek yerine onun yanında olduğumuzu hissettirmek, sınırlarımızı korurken onu da dinlemek ve gerektiğinde profesyonel destek almaktan çekinmemek önemlidir. Amaç çocuğun öfkesini bastırmak değil, öfkesini tanımasını ve sağlıklı biçimde yönetmesini sağlamaktır” diye konuştu.

Hanife Yeşilyurt







Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SAĞLIK Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI YUKARI