Marketten çıkan bir anne, elinden tuttuğu2-3 yaşlarında çocuğuna kenarda duran kediyi göstererek, “Ben kedileri hiç sevmem.” O minicik yavru da anne ne derse o ya!.. “Ben de hiç sevmem” diyor.
Böylece bir insana ömür boyu unutmayacağı kin ve nefretle, sorgusuz, sualsiz bir canlıdan nefret etmenin kapısını açıveriyoruz. Anneler, babalar, öğretmenler, kamu görevlileri, kısacası tüm büyükler olarak çocuklarımızın rol modelleriyiz. Onların geleceklerine, kalplerine sevgi, saygı tohumlarını ekmeliyiz. Biz dünyanın en güzel ülkelerinin birinde yaşıyoruz. Bu gün neyden şikâyet ediyor, eleştiriyorsak hepsinin tek sebebi bizleriz.
Beğenmediklerimizi biz yetiştirdik, doğru rol model olamadığımız için bu gün yakınıyoruz. A’dan Z’ye,1’den 100’e bir birine saygı ve sevgi ile bakmazsak, benden olmayan nefret zihniyetini, söylemlerini hiç bırakmazsak, sağ ve sol coğrafyalarda oynanan ve ülkeleri bitiren hain planlardan ders almazsak bu cennet vatan da hep sıkıntıları söyler, yaşarız.
Ülkeye hizmet; tüm yaşayanlarını, doğasını, canlı, cansız tüm varlıklarını severek, koruyarak, önce ülkem var olsun duygusu ile, herkesin üstüne düşen görevini en doğru biçimde yapması ile, başarılı olur. Yanlışların doğruya dönderilmesi, doğruların yanlışlara gitmemesi elbirliği ile, nefret söylemleri ile değil, o kavga değil, barışla, el ele, kol kola mücadele ile olmalı. Ama başta dediğim gibi o hiçbir açıklama getirmeden “Ben kediyi hiç sevmem” zihniyeti ile bir nesil büyütmeye kalkarsak bu güzel ülkemin yarınlarına yazık etmiş oluruz.