p; Keşke ellerine silah almasalardı.Memleket meselelerine sağdan ve soldan çare arayan, davasına bağlı o gençler nereye gittiler.Zamanımız partilerinde ki gençler göstermelik.Siyasi partilerimiz gençleri geleceğe hazırlamak yerine onları salonları süslemek, fiziki güç ve alkış kıtaları olarak kullanıyorlar.
Çok yetenekli olanları da zaten siyaset tarlasında yeşertmiyorlar çünkü ;
Lider başıma bela olabilir diye çekiniyor.
Sıradan politikacı “yerimi alır” diye korkuyor.
Sözde bilim adamı cehaletimi yüzüme vurur diye endişe duyuyor.
Akçalı işlere bulaşanların huzuru kaçıyor.
Lafın kısası dürüst, değerli insanlara karşı siyaset sahasında bir tedirginlik başlıyor.Sonra da ülkemizde ilkel politikanın değişmez yasası hükmünü icra ediyor:
Bu ülkenin değerleri; bir acımasız, çağdışı üçkağıtçı bir sistemin çarkları arasında kıyılıp kaybolup gidiyor.
Evet ülkemizde oynanan demokrasi oyununa ne aktörler ne de seyirciler inanıyorlar.Liderlerin kontrolünde şekli bir demokrasi ile avutuluyoruz.Halkın katılımı artacağına daraldı, oydan ve sandıktan ibaret kaldı.
Toplumsal hayatımızda olduğu gibi siyasi hayatımızda da hangi yöntemin iyi, hangi yöntemin kötü olduğunu belirlememiz gereklidir.Her aday tespitinde yaşanan kızgınlık ve kırgınlıklara sebep olan siyasetin bu çirkin manzaralarına son vermek için siyasette yeniden yapılanma projeleri ivedilikle hazırlanmalıdır.Böyle bir proje temiz toplum, temiz siyaset arayışı içinde olan halkımız için de hayırlı olacaktır.
Seçim gününün seçmenin günü olması için seçmen iradesini dışlayan, demokrasiye yakışmayan yöntemlerin terk edilmesi lazımdır.Bu da ancak bir hukuk reformu ile gerçekleştirileceğinden acilen yeni bir toplumsal vizyona ve toplumsal misyona ihtiyaç bulunmaktadır.