Kefen hazırlanır kefen olarak "hasa" denilen beyaz renkli bir kumaş kullanılır, erkek kefeni 15 metreden 3 parçadan yapılır, iki büyük parça olur, iç gömleğinin yanında bir de 7 kat yapılan "sıtır bezi" vardır. Kadın kefeninin erkek kefeninden farkı bunlara ek olarak bir de "göğüs bezi" olmasıdır. Ölü kefenlendikten sonra tabuta konulur, çörek otu atılır ve gülsuyu dökülür. Tabuta yerleştirilen cenaze camiye getirilir ve cenaze namazı kılınır. Namazdan sonra tabut omuzlar üzerinde taşınarak mezara getirilir. Olü mezara tabuttan çıkarılarak kıbleye dönük bir şekilde hafif sağ tarafı üzerine yatırılır. jmam dua okur. Ölünün üzeri kapatılır. Ölü üzerine toprak atmak sevap olarak kabul edilir. Mezar kapatılır, dualar edilir ve cemaat dağılır. İmam mezar başında kalarak "telkin" verir. Olünün uyanması toprağın titremesinden belli olur düşüncesi vardır.
Ölü evine komşular yemekler getirirler ya da orda pişirilen yemekler taziye için gelenlere dağıtılır. Buna "kazma takırtısı" denilir. Ayrıca ölünün ruhu için helva yapılarak dağıtılır.
Ölünün hayattayken tutmadığı oruçlar, kılmadığı namazlar karşılığında ölenin yaşına göre bir hesap çıkarılır. Buna göre fakirlere para verilir. Bu işleme "kefaret sarma" denilir.
Köy Mezarlığı (Göynücek Alan Köyü)
Ölünün Yazgısı ile ilgili inanmalar:
Ölü teneşir tahtasında güzelleşmişse ahirette sonunun iyi olacağına inanılır. Ceset yumuşaksa onun ardından ölümlerin devam edeceğine, Ceset ağırsa ölenin çok günahının olduğuna, hafifse az günahı olduğuna, Cesedin rengi siyahsa günahının çok olduğuna inanılmaktadır. Cenaze kaldırıldıktan sonra evde kelebek veya sinek varsa ölü ruhunun o kisve altında eve geldiğine inanılır.
Ölü yıkanılan yerde üç gece üst üste ateş, yakılır. (Bu gelenek cenazenin kalktığı ilk gün evin ışıklarının gece boyunca açık bırakılması olarak ta uygulanmaktadır.)
Ölüm olayının ardından ölenin ruhu için belli günlerde birtakım uygulamalar yapılır. Ölümün 7., 40., 52. günlerinde bayram ve kandillerde mevlitler okutulur, mezar ziyaretleri yapılır. Ölüm olayının 40. gününde etin kemikten ayrıldığına 52. gününde ise son olarak burnun vücuttan düştüğüne ve bunun çok acı verdiğine inanılır. Bu günlerde yemek verilir, mevlit okutulur.
YAS:
Ölü evinde yas vardır. Tanıdık eş, dost akrabalar taziyeye gelirler. Yaslı olunan süre boyunca televizyon açılmaz, müzik dinlenmez. Bulunulan yerde yas varsa cevrede buna saygı gösterilir. Düğün varsa eğlence yapılmaz.
HALK METEOROLOJİSİ
Bulutlar aşağıya doğru iniyorlarsa, alçaktalarsa yağmur yağacağı düşünülür, insanlar bağda bahçede tarladalarsa evlerine dönerler. Bulutların hareket yönü yukarılara doğruysa bu kez de havanın güzel, açık olacağı düşünülür. Koyunlar merada toplu, birbirlerinden ayrılmadan yayılıyorlarsa yakın zamanda kar yağacağı, soğuk olacağı düşünülür. Tavukların çayıra tünemesi kış olacağının habercisi olarak algılanır. Kavak ağacının yaprakları alttan dökülürse kar çok yağacak, üstten dökülürse kar az yağacak anlamına gelir. Fıstık çok olursa kış şiddetli geçecek anlamına gelir. Kozalak çok olursa kış çetin geçecek diye düşünülür. Ayva çoksa kışın soğuk olacağına inanılır. Baharda "guguk" denilen kuş gelir ve öter, bu kuş orak ayına (Temmuz) 80 gün kaldığının habercisidir.