beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Naci KONYAR

facebook-paylas
BİR MANSUR ABİ VARDI…
Tarih: 31-01-2007 00:00:01 Güncelleme: 31-01-2007 00:00:01



Yıllardan beri bu ülkenin kelli-felli adamları, Nasreddin Hoca’nın Kavuk komedisini oynamaya devam ediyorlar.


Kerameti kavukta gören “zavallılığın” özneleri,  bazı “okumuş”, halkla saflarını ayrıştırmış,   mevki makam sahibi şahsiyetler  ne  yazık ki!


Siyasetin politik kaygıları nedeniyle türban üzerinden şaklabanlığını anlarım.


Bilim adamlığı haysiyeti  ise, bireysel hak ve özgürlüklerin geliştirilmesi noktasında toplumun sosyolojisini doğru okumayı gerekli kılar.


Bilim, özgürlükler  üzerinde   kısıtlayıcı önermeler üretme lüksüne sahip değildir, olmamalıdır da.


Bir inancın/kültürün/geleneğin taşıyıcısı semboller üzerinden bir ideolojik savaş üretmek, zihin/akıl/vicdan bulanıklığını ima eder.


Olmamış, vuku bulmamış şeyden,  ilerde bir baskı/kötülük  neşet edeceği ihtimali, bir tasavvurdur/tahayyüldür.


Ama tahayyül olmayan bir gerçeklik var ki, o da dini  tercihleri nedeniyle örtünenlere “laikçi” otokratların uyguladığı dışlayıcı, küçültücü, yok sayıcı buyurganlıktır.


Olmamış bir şeyi ilerde olacakmış gibi , bir gerçeklikmiş gibi kabul etmek ve bunun sözde failleri üzerinde  baskı oluşturmak gayrı ahlaki, gayrı  insanidir.


Jakoben aklın, kendi mutluluğu/kendi güvenliği için ötekini tehlikeli görmesi, yok sayması, baskı altına alması, kendi hizasına getirmeye çalışması demokrasinin  erdemi bağlamında da faşizmi işaret etmektedir. 


İnsanların başını zorla örttürmek  ne kadar ahlak dışıysa/din dışıysa, zorla açtırmak da o kadar ahlak dışıdır.


Buradaki anahtar sözcük, insanın iradesine yapılan “zorlama”dır.  


Örtünmenin ya da açılmanın bizatihi kendisi “özgür tercih”le yapıldığında saygıya değerdir.


Saygıyı hak eden, “özgür iradenin” kendisidir.


Zira din de merkeze insanın “iradesini” koymuştur.


Açılıp – kapanma konusunda zorlamamıştır kulu.  Allah katında da değerli olan, insanın özgür iradesiyle yaptığı tercihtir.


Zira özgür iradenin zorlanması, baskı altına alınması, kulu sorumluluktan da kurtarır.


“Efendim biz yasaları uyguluyoruz.” diyenler”, üniversitenin kapısına kadar başı açık  gelenlere, başları “yasa” zoruyla örttürülseydi de aynı şeyi mi söylerlerdi?


Yoksa 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, düzenin  efendilerinden “talimat” almaya başkente mi giderlerdi?


Üniversitenin,  insan vicdanını rahatsız eden, insan haysiyetini, onurunu ayaklar altına alan yasalara karşı çıkmak gibi üniversal/evrensel bir  sorumluluğu  yok mudur?


Yasalar “kutsal” metinler midir ki  böylesine “iman” edilmektedir?


Akademik haysiyet, bireyin hak ve özgürlüğünü ayaklar altına alan mahkeme kararlarına karşı “selam” durmayı onursuzluk sayar. 





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI