*
Sokakları ateşe vermek, insanları sokağa çıkamaz hale getirmek, araçları ve işyerlerini kundaklamak hangi dinin ya da ahlaki öğretinin önermesidir?
Ya da bu gösterilerde zarara uğrayanların, iş yerleri kundaklananların, yakılan belediye otobüslerinin suçu nedir?
Kepenklerini açamayanların, Kürtlerin çektiği çiledeki payları nedir?
Devletin “geçmişte” uyguladığı şiddet üzrinden kendi şiddetlerine meşruiyet kazandırmak, ölümleri, düşmanlıkları, ayrışmayı ve kopuşları çoğaltmaktan başka bir işe yaramayacaktır.
Devlet artık otuz-kırk yıl önceki devlet değildir.
Toplum da farklı bir noktadadır artık…
“Kürt” sözcüğünün yasaklandığı zamanlardan, “Kürt realitesinin kabul edildiği bir zamana evrildi devlet.
Kürtçe şarkı söylediği için insanların tutuklandığı zamanlardan, Kürtçe yayın yapan resmi kanalların varolduğu zamanlara geldik.
Yıllar önce TBMM’nden apar-topar çıkarılarak sürgüne gönderilenler, bugünün ülke siyasetinde gündem belirleyen bir konuma geldiler.
Buradan hareketle, devlet kurumlarının ideolojik kararlarını “demokratik” bulmayanların, tepkilerini “demokratik” olmayan bir zemin üzerinden varetmeleri, demokrasiyle temaslarının ne kadar yapmacık olduğunu göstermesi açısından öğreticidir.
Kendilerine şiddet uygulayanları eleştirenlerin, kendi sorunlarını da şiddet üzerinden çözmeye kalkışmaları samimiyetsizliktir.