beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan sefaköy escort beylikdüzü escort seks hikayesi beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort esenyurt escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort alanya escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayanlar beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort
Bugun...


Yalçın AKBULUT

facebook-paylas
BİZİM GENÇLİK YILLARIMIZ
Tarih: 01-02-2023 09:24:00 Güncelleme: 01-02-2023 09:24:00


İşte 68 Kuşağı’nın okunmazsa olmaz bir Rus klasiği. Durgun Don, edebi dehası Tolstoy’la kıyaslanan Nobel ödüllü yazar Mihail Şolohov’un başyapıtı olarak kabul edilir. Ekim Devrimi’nde ve sonrasında yeni kurulan Sovyetler Birliği’nde iç savaş koşullarında yaşanan tarihsel olayları hikâye eden roman, Rus roman geleneğinin 20. yüzyıldaki en iyi örneklerinden biridir.

Büyük yıkım ve yoksunlukların ortasında insanlığa umut saçan yeni ve eşitlikçi bir sistemin kuruluşunu anlatan eser, tarih, siyaset ve teori öğretilerini bir araya getirerek roman tadında öğrenmeyi de vaat eder.

Anadolu romanlarının en iyisi olan İnce Memed, o dönem sadece 68 Kuşağı’nın elinden değil, çalışanı, yaşlısı, ev hanımı, emeklisi, öğretmeni...

İnsanlık tarihi yaşanmışlıklar, değişen hayat hikayeleri, değişen düzenler, yıkılan devletler, yok olan medeniyetler üzerine kuruludur. Tarih toplumların aynasıdır, bu ayna aynı zamanda milletlerin tarihlerindeki yansımalarıdır.

68 Kuşağı olarak bizler çok okuduk desem yalan olmaz nedeni çok basit yapacak başka işimiz yoktu. TV, Bilgisayar, oyun konsolları yoktu. Tek yaptığımız illerimizde bulunan kütüphanelere gidip o paha biçilmez eserleri okumak olmuştu.

İyi ki de okumuşuz, yeni nesille kendimi kıyaslama bile istemiyorum gününün 4.5 saatini telefonuyla oynayan nesil beni ürkütmüyor desem yalan olur.

Bizim öğretmenlerimiz okumanın faydalarını iler ki yaşlarınızda göreceksiniz dediğinde pek bir şeyler anlamamıştık ama şimdi düşündüğümüzde okumanın geçici bir heves değil bir ilgi alanı, köklü bir alışkanlık olduğunu gördük belki de hayatımızdaki başarının tek sırrı okumak olduğunu anlamış olduk.

Kitabın insan yaşamında çok büyük yeri olduğu gerçeği yaşadıkça anlaşılmakta olup insana bir can yoldaşı arkadaş iyi bir dost olduğunu anlarsınız.

Öğretmenlerimiz bize okuyun da ne okursanız okuyun en az haftada bir kitap okumaya gayret edin, nasılsa zaman geçtikçe neyi okuyacağınıza kararı kendiniz vereceksiniz derdiler.

Öncelikle okuyan insan ruhunu geliştirir, zihnini açar, zekasını geliştirir, kısacası kişilik kazanır. Böylece sanattan zevk alır, kültürden kendisine düşen nasibini alır.

Kitap okuyan insanın olaylara bakışı bile değişiktir. Hayata tek pencereden bakmaz, kendisinin yeteneklerini keşfeder.

Okumak insana yaşam arzusu sağlar keyif verir, okumak bir tutku olur insanda insanı dinlendirir. Başka dünyaları tanıtır onların kültürlerini öğretir.

Kısacası okumanın yaşı olmadığı gibi geçmişi ve geleceği iyi değerlendirmek için okumak şarttır diyorum. Yeni nesi kitap okumayı angarya görüyorsa bari bilgisayarın başına geçtiğinde ilk işi günlük haberleri okumalı yoksa yarışma programına katıldığında eşeğin yavrusunun sıpa olup olmadığı endişesi karşısında   kendisini topluma küçük düşüreceğini bilmelidir.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI