Putin Erivan'ın , hakkında yakalama kararı çıkartan Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni kuran Roma Tüzüğü'nü onaylama sinyali vermesi bunun akabin de ise eski NATO Genel Sekreteri Anders Fogh Rasmussen'i lobici olarak işe alması dumanları tepesinde tüterken en çok kızdığı ikinci atağın Paşinyan’ın eşi Anna Hakobian’ı insani yardım misyonuyla Kiev’e göndermesiydi.
Sanki bütün çanlar Azerbaycan lideri İlham Aliyev’i “muzaffer” kılmak için çalıyor. Batıdan doğuya, güneyden kuzeye… 2020’de işgal altındaki rayonların Ermenistan’ın kontrolünden çıktığı savaşta olduğu gibi. Hatta Ukrayna savaşıyla birlikte Bakü’nün Karabağ için de askeri yola sapmasını kolaylaştıracak faktörler devreye girdi. Aliyev başından beri Türkiye’nin mutlak desteğine yaslanıp AB’yi enerji bağıyla, ABD’yi stratejik ortaklıkla, Rusya’yı ekonomik-jeopolitik önceliklerle caydırıcı pozisyonlardan uzak tutabileceğinin hesabını yapıyor. Bu değerlendirmenin verdiği cesaretle dün Karabağ’ı hedefe koyan ikinci askeri hamleyi başlattı. Harekâtı “anayasal düzeni tesis” için “terörle mücadele operasyonu” olarak sunarak hegemonik dünyadan jargon yürütüyor. 2020’de savaşa giderken bıraktığı ayak izlerinden tekrar yürüyor; Ermenilerin döşediği mayından 6 askerin öldüğünü, tehdidi bertaraf edeceklerini söylüyor. Hedef Ermenilerin Artsakh dediği Karabağ’daki Ermeni güçlerini silahsızlandırmak, ‘de facto’ yönetime son vermek ve bölgede Azerbaycan’ın egemenliğini tesis etmek. Dün Stepanakert’e (Hankendi) saldırılar sürerken Karabağ yönetimi ateşi kesip müzakere masasına oturma çağrısı yaptı. Bakü, bu teklife, müzakerelerin Azerbaycan'ın Yevlah kentinde yapılması, Karabağ ordusunun silahsızlandırılması ve Ermeni yönetiminin kendini feshetmesi halinde hazır olacağı yanıtını verdi.
Ermeniler için silahsızlanma hiçbir Ermeni’nin Karabağ’da kalamayacağı bir ortamın yaratılması anlamına geliyor.
Nefes borusu sayılan Laçin dün sivillerin kaçışı için açıldı. Sivillerin savaş alanından tahliyesi hayati ama bunun nasıl kurgulandığı da önemli. Ermeniler için bu Karabağ’ı Ermenisizleştirme hedefine hizmet ediyor. Ki operasyonu yeni bir soykırım hamlesi olarak görüyorlar.
Rusya’nın arabuluculuğunda sağlanan 2020 ateşkesi onlarca yıldır müzakere konusu olan Karabağ için mayınlar döşedi. Ateşkes Karabağ ile Ermenistan’ı bağlayan Laçin koridorunun güvenliğini Rus barış gücüne verip yine Rusların denetiminde Nahçıvan ile Azerbaycan arasında ulaşım hatları açılmasını öngörüyordu. Bir anlamda Laçin koridoruna karşı Zengezur koridoru şeklinde bir bağlam kuruluyordu. Ama Karabağ’ın statüsü metne sokulmayarak çözümsüzlüğe oynandı. Bu da çatışma seçeneğinin açık tutulması demekti.
Biraz geriye gidersek; petrol gelirleriyle Azerbaycan silah gücünü artırırken Minsk Grubu zemininden epey uzaklaşmıştı. Ermeniler de statükoyu sürdürebileceklerini sanıyordu. Fakat Azerbaycan 1990’larda güçle kaybettiğini, güçle geri alabileceği noktaya gelmiş, dış koşullar da Bakü’yü bundan menedecek çizgiden uzaklaşmıştı.
2020 savaşının sonuçları Minsk’te tarafların birbirine en yakın olduğu çözüm seçeneğini de çöpe gönderdi. Ermenistan’ın işgal altındaki rayonlardan çekilmesine karşılık Karabağ’a özerklik statüsü verilmesi iki taraf için en olası çıkıştı. Ermenistan 2020 savaşında Karabağ için öne sürebildiği kozu da kaybetti. Başbakan Nikol Paşinyan ihanetle suçlanma pahasına Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü tanıma noktasına geldi.
Paşinyan açısından mesele Karabağ’ın egemenlik iddiasından uluslararası garantiler eşliğinde Ermenilerin hakları ve güvenliğinin teminine dönmüştü. Yine de Azerbaycan tarafı “Güç dengesi değişti, Ermenistan artık bunu anlamalı” diyordu.
Aliyev ateşkes sonrası dalga geçerek “Anlaşmada Karabağ’ın statüsü için tek kelime geçmiyor. Ne oldu Paşinyan? Statü cehenneme gitti” diyordu. Verdiği bütün mesajlarda Karabağ’a statü kesinlikle müzakere dışıydı. Her şey açıktı. Karabağ’ı da halletmek için koşulları olgunlaştırmakla meşguldü.
Dünkü harekât da 9 aydır alenen “geliyorum” diyordu. Azerbaycan Rus askeri misyonuna rağmen Laçin koridorunu kapatıp Karabağ’ı her açıdan güçsüzleştirdi. Yakıt yokluğundan ambülanslar bile yürüyemez hale geldi. İlaç ve gıda sıkıntısı baş gösterdi. Kuşatma teslimiyet koşullarını hazırlamak içindi. Laçin kapalı, Ağdam’a gelin denildi. Boyun eğdirmenin ve egemenliğe geçirmenin başka bir yolu. İsrail’den askeri kargo trafiğinin artması da operasyonun bir diğer habercisiydi.
Bu arada müzakere masasındaki hava olumluydu. AB, Rusya’dan rol çalarak inisiyatifi ele alarak tarafları altı kez buluşturmuştu. Rusya bir ara ipleri elinde tutmak için bir hamle yaptı. Taraflar karşılıklı sınırlar ve egemenliğin tanınması ve Nahçıvan için karayolu ve demiryolunun açılması konusunda uzlaşmaya epey yaklaşmıştı.
Buna paralel olarak Paşinyan, Rusya’dan uzaklaşıp Batı ile flörtünü daha görünür hale getirdi. Rus koruması devre dışı kalırken Paşinyan’ın Batı’ya yönelimi de Azerbaycan’a karşı bir caydırıcılık kazandırmadı. Rusya zaten artık garantör olarak görünmüyordu. 2020’de karşılıklı savunma paktı Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü (KGAÖ), Ermenistan toprakları saldırıya uğramadığı gerekçesiyle yardım çağrısına olumlu karşılık vermemişti. Bu da Paşinyan’ın Rusya’nın koruyuculuğuna ihtiyaç kalmadığı düşüncesini güçlendirmişti. Bir ara İtalyan medyasına “Rusya'ya bağımlılık stratejik bir hataydı” deyiverdi. Bu tür söylemleriyle Putin’i “Ne halin varsa gör” diyecek noktaya getirdi.
Oysa ki Amerika daha bölgede askeri tatbikat yaparak bölgeye gözdağı vermeye çalışsa da Azerbaycan Karabağ içindeki Ermeni militanlarını vurmaya başlamıştı bile. fakat Amerika burada rüyalarında gördüğü şey Kafkas üçlüsünün el ele verip Rusya’ya kabus olması değilmi idi.
Azerbaycan’ın İsrail’le ilişkileri askeri, politik ve diplomatik çerçeveye kavuşturması, bunun İran’a karşı bir ortaklığa dönüşmesi, Erivan’ın destekçisi Tahran’ın bu yüzden cinnet geçirmesi Amerikan kanadında Ermeni lobisinin gücünü dengeliyor. Hatta Washington’ın caydırıcı bir pozisyon takınmasını önlüyor. ABD’nin Ermenistan’daki çıkarları sanıldığı kadar büyük olmayabilir. Amerikalıların rüyalarında gördüğü şey Kafkas üçlüsünün el ele verip Rusya’ya kabus olması. Bu da olacak şey değil. Amerika bazı şeyleri kendi aklınca düşünüyor ama şunu unutuyor bu tür coğrafyalar bazen insanın başını yiyeceğini hesaplama da zayıf kaldıkları kesin. Bakın Afganistan' çok çabuk unuttular. Tıpkı Rusya'nın Ukrayna'yı kısa bir sürede halledeceğini düşündüğü gibi.
Aliyev operasyon barış gücünü işlevsiz kıldığı için Rus hakemliğinin altını da oyuyor. Fakat Rusya’nın Ukrayna savaşından kaynaklı ambargolar ortadayken Türkiye’yi karşısına alması mantıklı olmadığı gibi Kafkasya’dan sınırdaş ve Hazar’da paydaş olduğu Azerbaycan’la ilişkileri önemini koruyor. Putin üstünü çizdiği Paşinyan için kılını kıpırdatmayabilir. Duma Savunma Komitesi Başkanı Andrey Karapolov, Rus barış gücünün kendisine saldırı olmadığı sürece silah kullanma hakkının olmadığını kaydetti.
Fakat şunu gördük ki tarih boyunca Ruslar ile çok iyi ilişkimizin olmadığı bir gerçek olsa da batıya karşı Ruslar'ı kullanmaktan da geri kalmayacağız. Bakın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Nevyork'ta Birleşmiş milletler genel kurulunda adete AB ne ister alın ister almayın restini çok akıllıca çekerek AB nin tutum ve davranışlarını da eleştirmeden geri durmadı. Yine de Ruslar Ermenistan’ı hepten kaybetmemek için günün sonunda arabulucu olarak devreye girmenin yollarına bakabilir. Tabii ki kayıpları bütün bu olup bitenleri Paşinyan’ın hesabına yazdırarak zaten Ermenistan'da halk sokaklara daha şimdiden dökülmeye başladı bile...