Eskiden bir orta direk vardı sakın binaların altında ki direk diye düşünmeyin, çünkü direk, bir yapıyı ayakta tutmaya yarayan dikmelerdir. ama insanımız onunda çaresini buldu iş yerini genişletmek için o direkleri ne yazık ki kestiler sonuç işte bakın binlerce ölüm geldi sonucunda, oysa ki bir binada çatıyı taşımaya ayakta tutmaya yarayan en büyük dayanaktır. Bu tür yapılarda çok direk vardır. Köşelerde ve ortalarda bulunurlar. Ancak, bir direk vardır ki o olmadan binanın ayakta kalması mümkün değildir. Bu direğe orta direk denir. Orta direk daha sağlam ve kalın olur ki tüm yapıyı taşıyabilsin. Betondan yapılarda da bu direk merkez konumunda olduğundan çok önem taşır.
Evet, buraya kadar gerçek anlamlı bir direk kavramı üzerinde durdum. Ancak, şimdi biraz daha benzetme ya da uyarlama yoluyla değinilen ve uzun yıllar önce altmışlı ya da yetmişli yıllarla birlikte yaşamımıza giren bir kavramdan ORTA DİREK kavramından söz edeceğim. O yıllarda sözü edilen orta direğin kırılmaya yüz tutmuş, binanın çökme durumuna geldiğini anlatan çok anlamlı dizelerden oluşan bir de halk türküsü olmuştu. Bunu çoğu kesim yıllarca dinledi, ders çıkarmaya uğraştı. Ama nafile ders çıkarmayı bırakın, unutturdular bile. Şimdilerde yaşayan gençliğe sorsan direk nedir bile bilmez sanırım ki orta direği ya da yıkımları anlayabilsin. Öyle sanıyorum ki bu durum bile, istemesek te yaşamımızdan çıkardılar. Çünkü artık kimse konuşmaz ya da konuşamaz oldu bu konuda. Ne yazık ki hayat şartları orta direk diye bir neslin yaşadığı ekonominin ortadan kalktığı gerçeğini unutmamak gerekir.
Dilerim ülke ekonomisinin kalkınıp ülkede yaşayan insanların yaşam şartlarının iyileşerek mutlu ve refah bir düzeye çıkmasıdır.