beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


İsa ÇOLAKER

facebook-paylas
“AŞKIN YEDİ HALİ BİŞNEV” SENİ BEKLİYOR
Tarih: 08-09-2023 09:27:00 Güncelleme: 08-09-2023 09:27:00


Amasya, kültürel özellikleri nedeniyle kurmaca metinlere niye mekan olmaz diye düşünürdüm! Bu sorunun cevabını bir dostumun romanında  bulduk. Aşkın Yedi Hali Bişnev adıyla piyasada bulunan Sinan Yağmur romanı; Amasya'yı ve Ferhat’la Şirin merkezli bir aşkı konu edinen bir yapıda kaleme alınmış. Romanın mutfağında da olan birisi olarak, sevgili dostumun romanına hoş geldin diyorum. Akıcı bir dil, sufist bir klasik aşk romanı olan metin; sarsıcı olaylar zinciriyle zenginleştirilmiş bir roman diline sahip. Kapı Yayınlarından çıkan eser, haziran itibarıyla okuyucusuyla buluştu. Güzel, anlamlı ve canlı bir kapakla piyasaya sürülen roman,  çok satılanlar listesine girmiş durumda.

Romanın kapağını çevirdiğiniz zaman, karşınıza parçalanmış ama, bir o kadar da bir arada olan, konular bütünü gözünüze çarpar. Sinan Yağmur'un bu romanı da aşk merkezlidir. Aşkı   hâl üstünden anlatmaya çalışan Yağmur, bunda da başarılı olmuştur. Sufilerin hâl ve hareketlerini aşkla meczeden Sinan Yağmur: Romanını ; 1.Hal, Aylin ve Cengiz ; 2.Hal, Mevlana ve Şems; 3.Hal, Hace ve Hülya; 4.Hal, Ashab-ı Nur -Safvan ve Hz.Ayşe; 5.Hal, Ferhat ile Şirin; 6.Hal, Leyla ile Mecnun ve nihayetinde 7.Hal, Kabe'de Aşk ile bitirir. Romanın aşk temasındaki tarihselliğini, bölümlere verilen adlardan anlayabilirsiniz. Aşkın hallerinin ince ve tarihi bir dille anlatıldığı romanın, her  bölümü güzel ve akıcı bir dille yazılmıştır. Aylin ve Cengiz, Hace karakterleri etrafında gelişen aşklar, bir şekilde güncel olan sevgiye de dönüşmektedir. Sinan Yağmur, tarihi aşkları dahi güncel bir dille yakınımıza taşımıştır. Onun tipleri adı eski bile olsa, aramızda gezen çağdaş insan tipimizdir.

Sinan Yağmur'un kendisinin de bir aşk ve gönül adamı olduğunu söyleyebilirim. Bunu ilişkilerime dayanarak değil, Bişnev'e bakarak ve okuduğum için söylüyorum. O, tam bir sufi romancı ve eserlerine tasavvufun ince dilini sindirebiliyor. Belki de okur, onu, bunun için kendine yakın buluyor ve okuyor. Romanın tümünde şiir tadında bir anlatım var. Aralara serpiştirilmiş şiirler, okumayı daha bir kolaylaştırmış. Can Yücel ustanın şiirini romana ne güzel yerleştirmiş:

"Yerin seni çektiği kadar ağırsın

Kanatların çırptığı kadar hafif

Kalbinin attığı kadar canlısın ."

Seçilen bu şiir bile, romanın dilinin ne kadar gizemli ve canlı olduğunun şahididir. Ferhat ve  Şirin bölümüne koyduğu bu şiir,  metne o kadar iyi eklemlenmiş ki. Sıkıcı olamayan aralıklarla yerleştirilen şiir parçaları  ve Mevlana sözleri romana ayrı bir hava katmıştır.

Gelelim romanımızın Amasya ile ilgili bölümlerine. Aşkın Yedi Hali Bişnev'de Amasya isminin geçmesine şaşırmadım. İyi bir romancının, bu şehri fethettiğini düşünerek seçilmiş bir durum olduğunu düşünüyorum. Romancı mekana hükmeden adamdır gerçeğinden hareketle, Yağmur'un şehrimizi fethetmesine tanıklık ediyoruz. Tıpkı İstanbul romanları gibi Amasya romanı gerçeğine doğru gidiyoruz. Sinan Yağmur bunu Ferhat'la Şirin efsanesini merkeze koyarak yapıyor. Mesele bu. Romanın beşinci bölümü başlı başına Amasya piarı olmuş. Bir kentin tanıtımı edebi bir şekilde yapılmış. Harşena, Bîsütun, Yeşilırmak, Lalehan, Belediye Çay Bahçesi, Pir Hamdullah Cemevi, Sultan Bayezit Camisi, Sofular Mahallesi gibi mekanlardan hareketle şehrin bir kültür coğrafyası çıkarılmıştır. Bu parayla yapılacak bir olay değildir. Amasya şehri bu tanıtımı da hak etmiştir.

Mehmene Hatun'la başlayan, Ferhat’la devam eden aşk üçgeni, eserin tümünde Aylin ve Cengiz, Hace üzerinden devam eder. Bu genç karakterleri ruh eğitiminden geçiren Yağmur, tarihi aşk kişiliklerini de, bunlara öncü rehber yapar. Mevlana, Ferhat, Leyla ilişkileri sanırım düşünülerek kurgulanmıştır. Savfan, Hz.Ayşe, Mevlana, Şems çağdaş tiplere yol gösteren manevi önderlerdir. Beni bahtiyar eden bir durum da , şahsımın büyük bir özveriyle esere ve Amasya'yla ilgili bölüme monte edilmesidir . Sinan Yağmur Bey'in tamamen seçici bir anlayışla düşündüğü olay;  romanın kotarılma ve yazılma aşamasındaki mihmandarlığımın sonucunda ortaya çıkmıştır. Sinan Beye şehri tanıtırken yaptığım dostça eşliğin sonucunda ortaya çıkan hoş durum, beni ve değerli eşimi bir Bişnev kahramanı yapmıştır. İsa Hoca ve Emine Teyze tiplemeleri tamamen aileme aittir. Yağmur'un teşvikiyle ortaya çıkan durum, çok özel bir güzellik olmuştur. İsa Hoca tipi misyonuma uygun bir bilge adam tipidir. Eşimin tipi de hakeza öyle olmuştur. Ey okur, beşinci bölümü okurken İsa Hoca'yı da unutma!

Bugünün aşkını dünün önderlerinin rahle-i tedrisatından geçiren aşk adamı Sinan Yağmur dostuma ve yeni eseri Aşkın Yedi Hali Bişnev'e hoş geldiniz derken; eseri okumalarını salık verdiğim okura da, iyi bir aşk eseri okuduğunuzu hissederek okuyun derim .Aşk şehri Konya'ya ve kardeşi olan Amasya'ya da yeni hâl hayırlı olsun .Bir şehri yaşatan , oradaki insan yaşamları ve tarihi tanıklıklardır . Sinan Yağmur, Bişnev'de bunu bize göstermiştir. Haydi Amasya, doğru kitapçına. Aşkın Yedi Hali Bişnev seni bekliyor.

BİR DÖNEM TARİHÇİSİ: HÜSEYİN MENÇ

Şehirlerin ve dönemlerin anlatıcısı tarih insanları vardır. Amasya‘nın kent tarihini ve dönemlerini iyi anlatan yazarlarımızdan biri de sevgili Hüseyin Menç ‘tir. İstanbul ‘un kent tarihini ve dönmelerini anlatan Reşat Ekrem Koçu, Giresun ‘un şehir tarihini ve dönemlerini anlatan Ayhan Yüksel gibi. Hüseyin Menç de gazeteciliğinin getirdiği vesika ve takip kültürünü kullanarak Amasya‘yı yazmaya ve kentin tarihine dönemsel tanıklık yapmaya devam ediyor. Yıllar önce yayınladığı “Milli Mücadele Yıllarında Amasya“ adlı çalışmasını yeni ve beşinci baskı olarak yayınlayan Menç‘e yeni eseri hayırlı olsun diyorum.

Halen Amasya Belediyesindeki bürokratik görevine devam eden sevgili dostuma, eserin yeni baskısı ve latif sunumu için teşekkür ederim. Prestij baskı olarak yenilenen kitabın sayfa sayısı da artırılmış. Doksan iki yılındaki birinci baskıda iki yüz elli sayfa olan eser; yeni baskısında yaklaşık altı yüz sayfaya ulaşmıştır. Amasya Belediyesi yayınları arasında çıkan kitap, tam bir görsel belge, portre ve olaylar çalışması olarak tasarlanmış. Kitabın içindeki fotoğraflar tarihe ve ona susamış insanımıza tam bir Cumhuriyet şöleni sunuyor. Kitapta illüstrasyon ve boyama yoluyla canlandırılan bir tarih arşivi ve fotoğraflar koleksiyonu da vardır. Cumhuriyet ana taşıyıcıları olan sıradan insanları ve onların yolunu aydınlatan elitleri çok iyi anlatan paragraflar vardır.

Hüseyin Menç , dönem tarihi ve şehir yüzlü Amasyalıları anlatırken  oldukça yansızdır. Onların Cumhuriyete katkısını anlatırken, hiç hamaset yapmaz. Amasya Tamiminde çıkarılan maddeler var vavelaları arasında o, belgenin eksiksiz şeklini eserine koyarak cesaret örneği vermiştir. Amasya Tamiminin orijinal birinci maddesi Osmanlıca ve eksiksiz olarak eserde mevcuttur. Sevgili Mustafa Armağan‘a duyurulur. Sevgili Menç ‘in eserini okuduğunuz zaman atalarınıza ve onların ürettiği tarihe bir kere daha saygı duyuyorsunuz. Aslında kent tarihi ve okumaları zordur. Arşiv ağırlıklı ve soğuk metinler olarak görülen şehir yazıları onun elinde eğlenceye ve görsel destekle tarihi bir romana dönüşmüştür. Kitabı temin etmek için, belediye kültür işleri dairesine başvurmanız yeterli sanırım!

Bir diğer yazımızda Ziyaretli Hicabi Baba ve eseri Zübdetü’l İslam kitabını(İslam ‘ın Özü ) basan  Ziyaret Belediyesi ve başkanını kutlamıştım. Sevgili Hüseyin Menç ‘in eserini basma nezaketi gösteren Amasya Belediyesinin değerli Başkanı Cafer Özdemir ‘i kutlarım. Esere yazdığı önsöz de güzel olmuş. Hüseyin Menç arkadaşımızın eserinde bir dikkati çeken bir ayrıntı da, rahmetli Özkan Yalçın‘ın ilk baskıya yazdığı nezih ve veciz önsözün tekraren kitaba konulmasıdır. Rahmetli arkadaşım Özkan Yalçın‘ın kitaba yazdığı önsözdeki, bir  Amasya klasiği olan sözünü  buraya alıyorum: “ Ve, Amasya o şehirdir ki ,orda doğmak kadar ölmek de saadettir.” Nu içinde yatasın sevgili arkadaşım Özkan Yalçın.

Değerli Hüseyin Menç ‘in biyografisinde başka eserleri de mevcuttur. Yeri gelmişken bazılarını belirtelim: Amasya ve İlçeleri, Her Yönüyle Amasya, Amasya Basın Tarihi, Abdizade Hüseyin Hüsameddin Efendi- Hayatı ve Eserleri vb. eserlerin toplamı da gösteriyor ki, yazarımız yazmaya  ve üretmeye devam edecektir. Marifet iltifata tabiidir ve marifet görmeyen iltifat zayiidir kuralı gereği şehir üstüne yazan ve okuyan bu arkadaşımızı ve başka yazar dostlarımızı desteklemeye devam edelim. Bu yazımı sadece bu karalı işletmek için kaleme aldım. Eğitimci yazar olarak bizi yazının ortasına atan nedenlerle, sayın Menç‘i yazdıran nedenler aynı. Birebir kısa bir sohbet ortamında bunları gözledim.





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI