Sofra Adabı:
Sabah, öğle ve akşam öğünlerinin yanında ikindi vakti yenilen hafif yiyecekler (eğer tarlada çalışılırken yeniyorsa buna can cıktı yemeği denilir.) Yatsı vakti yenilen 'yatsılık' denilen yemekler Abaşla beslenme öğünlerini gösterir.
Geleneksel kesimde yemekler genellikle 'sofra bezi' denilen bir yaygının üzerine yerden yüksekliği yaklaşık 30 cm civarında tahtadan yapılmış ve 'sofra' olarak adlandırılan masalarda yenilir. Bu sofra çevresinde daire olunur ve yere oturmak suretiyle yemek yenir. Şehirde yemek çoğunlukla masada yenilir.
Sofra'da; öncelikle büyükler yemeğe başlar. Besmeleyle yemeğe başlanır.
Sofrada şarkı söylenmez. (Saygısızlık olarak kabul edilir.)
Yemek esnasında misafir gelmişse sofraya davet edilir.
Sofra üzerinden atlanmaz. Ekmeğin yere düşmemesine özen gösterilir. Ekmek kırıntılarının ezilmesi günah olarak yorumlanır.
Yer sofrasında bir el yere dayanarak, yatarak yemek yenilmez.
Ayakta yemek yenmez su içilmez, (ayakta yenen yemeğin karin doyurmayacağı düşünülür.)
Mutfak ve yiyecekler çevresinde oluşmuş inançlar;
Gelin erkek evine gitmek üzere alındığında evden bir miktar tuz ve hamur mayası alınır. Alınan bu malzemeler yeni evindeki tuz ve mayaya eklenir. Bu şekilde yeni evine ısınması beklenir.
Gelinin kaşığı, bardağı ve tabağı da alınır. Bardak, yolda giderken taşa vurularak kırılır. (Gelinin kötü huylarının kırılarak orda kalması amaçlanır)
Erkek evinde kapıdan girmeden önce gelinin omuzlarına ekmek konulur ve o şekilde içeri girmesi sağlanır. Daha sonra ekmek orda bulunan bekarlara dağıtılır. (Darısı başlarına olsun diye.)
Gelin eve girmeden evvel eline biraz yağ verilir, kapının üstüne ve alt eşiğine sürmesi sağlanır. (Yağ gibi erisin evine ısınsın diye.)
Tahta kaşık ya da küp kırılır. (Gelinin kötü huyları kırılsın diye)
Gelin kayınvalidesine, eltilerine ve görümcesine şeker verir.
Gelin ocağa bastırılır. (Evini sahiplensin diye.)
Hamile kadına bebek al yanaklı olsun diye elma, gamzeli olsun diye de şeftali yedirilir.