Son yıllarda şok üstüne şoklarını yaşayan Türkiye’miz bütün bu maddi ve manevi sıkıntılara rağmen tencereleri iyi kötü, az, çok, doluyorsa, insanlarımız işlerine gidebiliyorlarsa, evlerine ekmek götürebiliyorlarsa, çocuklarını okullarına gönderebiliyorlarsa şükretmeyi öğrenmeliler.
Devamlı isteyen doymayan, vermeyen şahsi ihtiraslarının esiri olmuş, karşılarındaki insanları da kendi arzularını isteklerini, ihtiraslarını besleyen bir sermaye gibi gören elde edemeyince de, çeşitli hilelerle envai çeşit gayri meşru söz ve davranışlarla saldırganlaşan kabalaşan insanlarla bir arada yaşıyoruz. Yalan, iftira meslekleri olmuş, insanları kullanmaya alışmış, çalışmamış, üretmemiş ama daima şikâyet etmiş bu insanlar asla demokrat olamazlar. Bu bakımdan milletimizin daha sabırlı, tedbirli kendi işlerini aksatmadan yollarına devam etmelerini diliyorum.