Altılı masa nihayet kendi ağızlarıyla ve ortak yapmış oldukları metni ile Türkiye’nin geleceğine, son yirmi senesine kendilerine rağmen Türkiye’nin ve Türk milletinin bütün kazanımlarına ne kadar düşman olduklarını açıkça ifade etmişlerdir. Bunlara oy veren ve oy verecek olan insanlarda artık ne olduklarını açıkça ifade etmeli ve herkes herkesin yüzünü net bir şekilde görebilmelidir. Şahsi çıkarları için, koltuk için, para ve mal için memleketini, milletini, dinini yok sayan akıl, ahlak ve kişilik fukaralarının peşinden gitmek mi? Yoksa bunlara hak ettikleri dersi verip parti yönetim kadrolarını tamamen yenileyip vatan millet sevgisi ile ve bilgi tecrübe ve vizyon sahibi insanlarla doldurup kim bu memlekete hizmet ediyorsa, onların yanında destekçileri olup Türk Türkiye ve İslam karşısında olan ülkelerinde karşılarında olmayı görevleri bilmelidir.
Yabancıdan dost olmaz. Ülke çıkarlarına uygunsa müttefik olur. Menfaatlerinin bittiği anda da gerekli müdahaleler yapılabilir. Dünya her gün değişiyor, ülkenin ve milletin yararına konularda anayasa da değişmesi ve gelişmesi lazım. bu dünyada her insanın annesi Havva, babası Adem. Öyleyse şimdi Türkiye’de isen Türksün. Devlet olmayı başarmış diğer Türk Devletlerinin de kardeşisin. Müslüman olarak doğmuş olmak Allahın çok büyük lütfudur. Yabancılar içinde Müslümanların arasında yaşamak çok büyük lütuf ve Müslümanlığı öğrenmek sonradan da olsa Müslüman olabilmek çok büyük bir fırsattır. İnsanlara zarar veren her şeyinde karşısında olmak lazım. Bizim vücudumuzda bize Allahın bir emanetidir. Sağlığımıza sıhhatimize de sahip çıkmak emanete sahip çıkmaktır ve sevaptır. Özel ve tüzel bütün kötülerden ve kötülüklerden Allah’ım inşallah bizleri korusun. Amin.