Bu gün, gerek Yunanlar ve gerekse Ermeniler devlet olabilmişlerse bunu bu büyük Türk Milletinin kendilerine “Altın tepsi içinde” koruma, kollama, özgürlük, sevgi ve ilgisinden kaynaklanan, onları kendileri gibi kabul edip, memleketimizin ekmeğini, suyunu, havasını onlarla hiçbir ard düşünce gütmeksizin paylaşmalarından kaynaklanmıştır.
Ben çocukken okullarımızda Yunan, Ermeni, Yahudi çocukları da vardı, arkadaşlarımızdı. Hiçbir gün aklımıza onların yabancı, bizden olmayan kişiler olduklarını düşünmedim. Ama senelerdir görüyorum ki onlar bizimle ilgili iyi düşünceye sahip değiller. Her an fırsat bulduklarında, Türk milletine, Türkiye’ye ve Müslümanlığa her türlü hainliği, düşmanlığı kendilerine karakter edinmiş. Doğrudan Türk milletinin karşısına çıkamayan, çıkmak istemeyen emperyalist güçlerin Haçlı zihniyetli olanların maşaları olmuş. Devletimizin zayıf düştüğü her anı fırsat bilip bize çok zarar vermiş ve de hala zarar vermeye devam eden en büyük düşmanlarımız olmuşlar.
Zira en büyük düşman dost gibi görünüp içimizde yaşayan ama sinsice bizi arkadaş vurmaya çalışan özel tüzel kişilerdir. Bunun hoş görüsü olmamalı. Tarihten ders alınıp bu tür düşmanlarımıza asla tedbiri elden bırakmayıp, dost yerine koymamalıyız. Son iki ve yüz yıldır bunun zararlarını çok gördük. Gitmemiz gereken daha çok yolumuz var. Bunların bilinci içinde önümüzdeki küçük sineklere, böceklere dahi hoş görülü davranamayız. Küçücük bir sinek bile bütün gecemizi kötü geçirmemize sebep olabilir. Devletimize Allah yardım etsin. Milletimiz artık huzursuz olmasın. Yapacak işlerimiz çok. Kafamız karışmasın. Bir olmak, beraber olmak, diri olmak ve sevgide, saygıda, işbirliğinde birbirimize sıkıca sarılmak hepimizin en büyük kutsal görevi olmalı. Allah yardımcımız olsun.