beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Naci KONYAR

facebook-paylas
BU GÜN DOĞA İÇİN NE YAPTIN…
Tarih: 16-01-2007 00:00:01 Güncelleme: 16-01-2007 00:00:01


“Sabahat Tuncel  az bile yaptı. Tekme tokat girmeliydi polis müdürüne!” diyor Kürt gençler Facebook’taki sitelerinde.


Devletin uzun yıllardır o bölgede uyguladığı şiddetin mağduru çocuklar…!


Şiddetin büyüttüğü… şiddetle büyüyenler…


Ve “devletin” şiddetini lanetleyen çocuklar…


“Devletin” şiddetini…!


Şiddeti değil…!



“Şiddet alçaklıktır!” dedim.


“Karşı tarafın yaptığı şiddeti lanetlerken, kendi tarafının yaptığı şiddeti alkışlamak da gayri ahlakidir.” dedim…


“Bizatihi şiddetin kendisi, bulaştığı herkesi ahlaksızlaştırır…” dedim.


Cevaben, polisin doğu coğrafyasında yaptığı zulümleri sıraladılar.


Sanki “şiddet”,  sadece Kürtler için polis/devlet tarafından  üretilmiş bir zalimlikmiş gibi…!



Benim anlatmak istediğimin ne kadar da uzağındalar…!



Olaylarla düşünmek, çatışmacı bir dil doğurur.


Herkesin kendi olayına yüklediği anlam farklıdır.


Herkes kendi olayının doğru olduğuna inanır ve bunun için bir yığın gerekçe/mazeret sıralayabilir.


Devletin polisini dinlerseniz, onlar da bir yığın mazeret sıralayabilirler.


Tıpkı Kürt çocukların Sabahat TUNCEL olayının haklılığı için ürettiği mazeretler gibi…



O zaman olayları değerlendirirken doğruyu bulmada mihenk/referans noktamız ne olacak?


Anahtar çözüm, “kavramlarla” düşünmektir.


Kavramlarla…



Şiddet…


Bizatihi şiddetin kendisi…


Kavram olarak…


Ahlaki midir, değil midir?


İnsanın zalimlik yanına tekabül eder mi, etmez mi?


Vahşet tarafını…


Karanlığını…



Ve şiddet, kimin yaptığından bağımsız olarak, gücün ürettiği  patolojik bir bozulmadır.


Gücün ürettiği…


Polisin vatandaşına… komutanın askerine…öğretmenin öğrencisine… erkeğin kadına… vekilin polis müdürüne…



Yemeğe davetli olduğum bir evde, evin gelininin, kayınvalidesinin çayına şeker getirmediğini gören  gencin, eşini  kamçıyla dövüşünü  aradan geçen otuz yıla rağmen hatırladıkça rahatsız olurum.


Kamçının keskin ıslığını…


Ve gelinin yakıcı çığlığını…


….


Hepimiz, “öğretilmiş” bir şiddetin, konumumuza/ pozisyonumuza/ gücümüze göre ya uygulayıcısı, ya mağduru olduk.


Biri devletin gücünü kullanarak şiddet uyguluyorsa eğer, vekil hanım da dokunulmazlık gücünü kullanarak şiddet uyguluyor.


Buradaki ortak payda, gücü ele geçiren herkesin şiddet kustuğudur…


Biri ahlaksızlıksa eğer, diğeri de aynı ölçüde ahlaksızlıktır/alçaklıktır…


Bizatihi şiddetin kendisi kavram olarak ahlaksızlıksa/alçaklıksa  eğer…





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI