beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Naci KONYAR

facebook-paylas
BÜLBÜL
Tarih: 19-03-2007 00:00:01 Güncelleme: 19-03-2007 00:00:01



www.zekaigorgulu.com          z.gorgulu@hotmail.com


 


Diyor ki veli:


Neden 3. sınıftayken öğrencileri hiç “Deneme Sınavları”na sokmadınız? Herhalde geçerli bir nedeniniz vardır?”


Eğitim-öğretim yılı içinde yaptığım çalışmaların, evdeki ya da velideki yansımalarını öğrenmek adına yaptığım anket çalışmasının sonundaki “Beklentileriniz” bölümüne yazmış bu cümleyi.


Velide, özellikle annelerde, çocuğunu sınavlarda sınamak, diğer öğrencilerle yarışta nerede olduğunu görmek için müthiş bir iştah var!


Bu sınavların çocuklarda yarattığı psikolojik/ruhsal gel-gitleri hesaba katmayan bir bakış ya da anlayış, belki de anlayışsızlık zirve yapmış durumda.


Çocukları “hesaba katmayan,” ve/fakat çocukların üzerinden bir kendini fark ettirme, ünlü olma, itibar sağlama güdüsü hem velilerde hem de öğretmenlerde baskın maalesef.


Okul yönetimleri de daha fazla velide gündem oluşturmak adına, öğrencilerin sınav başarıları üzerinden kendini reklam etme, büyük reklam panolarında boy gösterme ihtiyacı içindeler.


Bu yarışlarda “başarılı” olan, dereceye giren birkaç öğrencinin dışında kalanların ”neler yaşadıkları” pek gündeme gelmemektedir.


Gelelim annenin sorusunun cevabına.


Birinci geçerli nedenim, bakanlığın, ilköğretim I. kademe öğrencilerine bu tür sınavları yasaklamış olmasıdır elbette. Bakanlık, bu yıl daha ileri   gidip 6 ve 7. sınıflarda uyguladığı SBS’larını, çocukların psikolojisini bozduğu gerekçesiyle kaldırdı.


“Hayatı” öğretmek, topluluk halinde yaşamanın kodlarını keşfetmek, birbirimizin hayatına değmek, birbirimizin hayatlarına dahil olmak, bir bir hassasiyetlerimizin, farklılıklarımızın varlığından haberdar olmak için okullara “zorunlu” olarak çağırdığımız bu çocuklarımızı acımasız bir yarışmanın içine sokmak, “başarılı” ya da “başarısız” diye de etiketlemek nasıl bir “eğitimin” konusu olabilir anlayabilmiş değilim.


3. sınıftaki öğrencileri deneme sınavına soktuğumuzu düşünelim.


Sonuçta bir öğrenci “1.”


Bir öğrenci “2.”


Bir öğrenci de “3.” olacaktır.


Dolayısıyla bu üç öğrenci “başarı”sından dolayı sevinecek, ailesi de tanıdıklarına, komşularına çocuklarının başarılarını gururla anlatacaklardır.


Bu masum, anlaşılır bir duygu halidir.


Madalyonun bir de  öbür yüzüne bakalım.


Yani “derece”ye giremeyenlere.


“Sonuncu” olanlara…!


“Başarısız”lara…!


Bu çocukların yaşayacakları duygusal ezilmişliğe, çöküntüye, başaramadım utangaçlığına…


Değer mi dereceye girip mutlu olacaklar için, bu çocukların yaşayacakları mutsuzluk.






YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI