beylikdüzü escort beylikdüzü escort beylikdüzü escort
Bugun...


Naci KONYAR

facebook-paylas
DENİZYILDIZI HİKÂYESİ ve İŞSİZLERİMİZ
Tarih: 21-02-2007 00:00:01 Güncelleme: 21-02-2007 00:00:01


射ķONT style=”FONT-SIZE: 8pt”>

DENİZYILDIZI HİKÂYESİ ve İŞSİZLERİMİZ


 


Deniz Yıldızı hikâyesini bilirmisiniz. Adam deniz kenarında kıyıya vuran binlerce denizyıldızından eline geçirebildiklerini, hayatlarını sürdürebilsinler diye denize doğru fırlatırmış. O sırada bu durumu şaşkınlıkla izleyen bir başkası, denizyıldızlarını denize atan adama:


– Sahilde bunlardan binlercesi varken birkaç tanesini denize atmak neyi değiştirir ki? deyince;


Adam denize atmak üzere elinde bulunan deniz yıldızını göstererek cevap verir..


– Bunun için çok şey değişir.


Evet sorumluluk duygusu budur. İçinde yaşadığı toplumun bir ferdi olarak onun derdiyle dertlenip elinden geleni yapabilmek… Yapabileceğiniz kadar, gücünüzün yettiği kadar ve samimi çaba göstererek…


Denizyıldızı hikâyesini şunun için hatırlattık. Ülkemizde 53’ü devlet 24’ü vakıf olmak üzere 77 Üniversitemiz var. İlim, irfan övünülecek şeyler ancak üniversiteyi kazanmanın zorluğu yanında, mezuniyetten sonra asıl zorluk mezun olan gençlerimize iş bulmada. İşsizlik büyük felaket. İşsiz insan sahile vurmuş yaşamada zorluk çeken denizyıldızı gibidir. Bu gün Türkiye’de mevcut eğitim sistemimiz “İşsiz Üniversite mezunları” üretmektedir.


En gözde meslek sahiplerinden biri olan doktorlar bile işsizlik tehdidi ile karşı karşıyadır. Ülke genelinde ise 35 bin Ziraat Mühendisi işsizdir. 10 bin maden mühendisinin 4 bini, 10 bin Jeoloji Mühendisinin 5 bini işsiz. İşsiz mühendis ve mimar sayısının 50 bin olduğu tahmin ediliyor. Binlerce kimyager, fizik, biyoloji, matematik, felsefe sosyoloji, tarih psikoloji bölümü mezunu işsizdir. Çıkış yolu arayan işsiz gençler semt pazarlarında işportacılık yaparak geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.


Ve işin en ilginç yanı 1 milyonu aşan hane halkı reisi işsizdir. Hane reisinin işsiz olduğu bir evin saadetinin ne olduğunu varın siz düşünün…


İnsanları bireysel yardımlara köle bırakan sosyal politikalar, yiyecek, kömür, para, eğitim, barınma yardımları gibi insanları minnet duygusundan yakalama ve onu yaşam boyu “adamı” yapma politikaları işsizliğin çaresi olamaz. Bu insanları fakirleştirdiğimizin itirafı olur. Bu fakir millete ne zamana kadar balık verebiliriz. Çare balık tutmayı öğretmektir. Elbette yardım etmek sevaptır ama yoksulluğa karşı savaş hayır işleriyle kazanılamaz…


Sözün burasında Atatürkümüzün bir özdeyişini hatırlatmak istiyoruz.


“Çalışmadan, öğrenmeden, yorulmadan rahat yaşamayı alışkanlık haline getirmiş milletler, evvela haysiyetlerini, sonra hürriyetlerini ve daha sonra da istikballerini kaybetmeye mahkûmdurlar.”


İşsizliğin ortaya çıkardığı sorunlar sadece ekonomik sorunlar değildir. Sosyal, siyasal ve toplumsal boyutu da vardır. Bu ülke geçen seçimde, hiçbir siyasi geçmişi olmayan seçime ilk defa katılan bir siyasi partimizin ekmek arası döner, yanında ayran kola dağıtarak baraja yakın oy almasını iyi yorumlamalıdır.


İşsizlik gibi bir çaresizliği yaşayan insanları ekonomi iyi, enflasyon tek haneli rakamlarda, makro göstergeler mükemmel diyerek ikna etmek zordur. Hal böyleyse vatandaşın neden her geçen gün daha zor şartlar altında yaşıyoruz sorusuna cevap aranmalıdır. İşsiz vatandaşlarımız soruyor. Türkiye büyüyorsa, ekonomi bu kadar iyiyse biz neden bunun en küçük belirtisini göremiyoruz, iş bulamıyoruz…


Bu nedenle üniversite sistemimiz, istihdam imkânları göz önünde bulundurularak yeniden gözden geçirilmeli, diplomalı işsizler yetiştiren üniversiteler yerine yeni istihdam alanları açılmalıdır.


Ülkeyi yönetenler, denizyıldızlarını suya kavuşturma duyarlılığı içinde, işsizlere iş imkânı sağlayacak olan sosyal politikaları tez elden yaratmalıdırlar…





YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
nöbetçi eczaneler
HABER ARA
YUKARI