岼ķONT style=”FONT-SIZE: 8pt”>
Sayın ARSLAN ve Sayın AĞAR’ın Düşündürdükleri
Bizim kültürümüz tenkit garezden sıyrılmış bir kalp ve ilim kafasıyla yapıldığı zaman değerlidir der.
Geçmiş günlerde ülkenin iki önemli meselesi konusunda fikir beyan edenleri söyleyip söylemeyeceklerine pişman ettik. Laiklik konusunda Yargıtay Başkanı Sn. Osman ARSLAN, Güneydoğu konusunda DYP Lideri Sayın Mehmet AĞAR eleştiri bombardımanına tutuldular. Yargıtay Başkanı Sayın ARSLAN Adli Yıl Açılış konuşmasında laiklikle ilgili olarak şunları söylemişti;
“Dinin, kişilerin vicdanlarında saygın bir yeri vardır. İnsandan başka hiçbir varlığın dini yoktur. Ne insanlar tarafından oluşturulan kurum ve kuruluşların, ne de tüzel kişiliği olan devletin dini olamaz. DEVLETİN LAİK OLMASI İLKESİNİ BENİMİSEYENLERİ, DİNSİZ OLARAK SUÇLAMAK NE KADAR YANLIŞ İSE, CUMHRİYETE, ATATÜRK İLKELERİNE BAĞLI OLAN VE DİNİN GEREKLERİNİDE YERİNE GETİREN KİŞİLERİ,ÇEŞİTLİ SIFATLARLA SUÇLAMAK DA BİR O KADAR YANLIŞTIR. Bu tür yaklaşım ve değerlendirmelerin ülke bütünlüğüne, birlik ve beraberliğine zarar verdiği ve kutuplaşmaya neden olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.”
Yargıtay Başkanımızın Laiklik konusundaki bu düşünceleri milletimizin gönlünden geçen düşüncelerdir. Bizim milletimizin kahır ekseriyeti Cumhuriyet ve Atatürk ilkelerine bağlıdır ve dinine saygılıdır. Her kesin altına imza atabileceği bu düşünceler bir kısım medyamız tarafından eleştirildi. Adaleti temsil eden bir kurumun başkanı tarafından halisane niyetlerle ülke bütünlüğü, birlik ve beraberlik adına söylenen bu sözler Sayın ARSLAN’ın Cumhurbaşkanı olma gibi bir düşünceyle dindar kesime verdiği bir mesaj yada ileriye dönük bir yatırım olarak değerlendirildi.
Yine bir başka konu da Laiklik gibi çare aradığımız ülkemizin kanayan yarası Güneydoğu sorunu ile ilgili olarak DYP Genel Başkanı Sayın Mehmet AĞAR’ın “DÜZ OVADA SİYASET YAPSINLAR” düşüncesinin eleştirilmesidir.
Sayın AĞAR’ın Habertürk kanalında üç saate yakın bu konuyla ilgili düşüncelerini dinledik. Sayın AĞAR, P.K.K.’ya genel af gibi bir düşünceleri olmadığını, terör örgütüne kanıp güneydoğuda dağa çıkanların altı yedi yıllık bir ömrü olduğunu, ateşin düştüğü yeri yaktığını, anaların gözyaşının dinmesi, yirmi yaşında genç fidanların ölmemesi için bir siyasetçi olarak bu topraklarda bin yıldır beraber yaşayan ülke insanlarımızın bir vatan bir devlet olarak huzur içinde ilelebet yaşamaları için çözüm üretmek zorunda olduklarını beyan ettiler.
Değerli okuyucularımız siyasi hayatımızın en büyük talihsizliği bazı değerlerimizin siyasi particilerimizce tekelleri altına alınmalarıdır. Şehitlik hiçbir siyasi düşüncenin şemsiyesi altına sığmayacak kadar yüce bir kavramdır. Laiklik ve din ona keza…
Gelin o zaman müşterek değerlerimiz üzerinde hassasiyetle titreyeceğiniz değerlerimiz olarak kalsın onları kimse tekeline almasın hiçbir siyasi partimiz onlardan nemalanmayı düşünmesin.
Şimdi ülkenin önemli meselelerine çare arayanları Yargıtay Başkanı Sayın ARSLAN gibi makam aramakla veya Sayın AĞAR’ı Güneydoğu ahalisinin oylarına göz kırpıyor şeklinde eleştirerek engellemeye çalışanlar ellerinden propaganda malzemelerinin gideceğinden mi telaşa düştüler dersiniz…
Çözüm üretmeyip, üretenlerinde şevkini kıran tenkitçilere Andıran’lı Bekir Yıldırım Amcadan duyduğum bir cümleyi söylemek istiyorum. O kötü niyetini sezdiği birine;
“SEN UYUSUN DİYE BEŞİK SALLAMAN” demişti.
Biz de bu tür niyet taşıyanlara soruyoruz?
Uyusun diye beşik sallamadığınız belli de…
Niyetiniz ne?
Bu ülke hiç huzur yüzü görmesin mi?
Laiklik ve Güneydoğu için düşünceleriniz ne?