寜ķONT style=”FONT-SIZE: 8pt”>
TEHDİT DEĞERLENDİRMESİ
Bir Amerikalı emekli Albayın ABD Silahlı Kuvvetler Dergisinde yayınlanan Türkiye Haritasına, Fransızlara Ermeni Soykırımı için gösterdiğimiz tepkinin onda birini bile göstermedik.
Türkiye’nin Kuzey Doğusunu Ermenistan’a verilmiş, Güney Doğu’da “Serbest Kürdistan” kurulmuş olarak gösteren bu haritaya ne Milli ne de siyasi bir tepki verebildik…
Bizi 20 nci asrın başlarında Avrupanın “Hasta Adam” gördüğü günlere geldik. Yine dışardan birileri Türkün ve Türkiye’nin geleceği üzerine planlar yapıyor. Kim Türk’e karşı ise Avrupa ve ABD’nin baş tacı Türkiye karşıtı olan herkese ve her şeye kucak açıyor; hatta böylelerine nobel ödülü dahi veriyorlar, ülkemizi bölen haritalar yapıyorlar.
Bizim silahlı kuvvetlerimiz bünyesinde ve Dış İşleri camiasında kullanılan bir terim vardır. “Tehdit Değerlendirmesi..” öyle sanıyoruz ki bu ibare silahlı kuvvetlerimizde sürekli olarak değerlendirilmekle birlikte, siyasi kadrolarımızda fazla revaç görmemişe benziyor. Eğer sürekli ve gerçeklere dayanan bir değerlendirme yapılıyor olsaydı böyle bir haritaya tüm siyasilerimiz şiddetle tepki vermeleri gerekirdi.
Zaman zaman bu tür haritaları yayınlayarak tahammül mülkümüzün sınırlarını zorlayan densizlere tarihte yaşanmış bir kıssayla hassasiyetimizi anlatmak isteriz;
Çinlilerin Mete Han’dan önce atını isterler. Kurultayın itirazına rağmen Mete Han atını verir. Daha sonra karısını isterler. Yüce Kurultayın itirazlarına rağmen Mete Han Karısını da verir. Fakat karısı Türk toprağını çıkar çıkmaz kendisini öldürerek Türk kadının iffetini korumasını bilir. Bütün bunlardan cesaret alan Çinliler bu defa da ülkenin bir köşesindeki çorak bir arazi parçasını isterler. Mete Han bu talebi savaş sebebi sayar ve Çin’e savaş ilan ederek onlara hadlerini bildirir.
Böyle bir imtihanı bin bilmem kaç sene önce vermiş olan bir milletten; Bugün kanla kazanılan bu toprakların sınırlarını değiştirmek isteyenlere verilecek cevap yine aynı olacaktır.
Mehmet Akif merhum’un dediği gibi “Adam aldırma da geç” diyemeyiz, aldırmak zorundayız. Bu haritayı yayınlayan ülke Ermenistan, Irak, Yunanistan değil, stratejik ortağımız ABD. ABD’nin emekli bir subayı.
Ölü toprağı mı serpildi üstümüze. Jetskye binmiş Cübbeli Hocanın haber ve resimleri kadar yer bulamadı. Medyada parçalanmış topraklarımızı gösteren Türkiye Haritası… Milletimizin hamaset duygularına gaz vermek, şaşırma sabrımızı taşırma gösterisi yapalım demek gibi bir niyetimiz yok..
Ancak bir vatandaş olarak dost ve müttefik bir ülkeye, bu nasıl dostluktur, dost dostun haritasını değiştirir mi bu ne demeye geliyor gibi soruların niçin sesli olarak sorulamadığını soruyoruz…
Bu harita dost ve stratejik ortağımız olan ABD silahlı kuvvetler dergisinde yayınlandı. Sağlıklı ve dinamik bir tehdit değerlendirilmesi yapılmazsa “Milli hedeflerin” sağlıklı bir tespitini yapmak zorlaşacak belki de imkansızlaşacaktır.
Muasır medeniyet seviyesine ulaşmak bizim milli hedefimiz elbette.. Ancak öncelikli milli hedef varlığımızı korumaktır. Bu hedefe ayakta kalabilmeyi başarmış milletler ulaşabilir.
Bizlere okullarda bu vatanın haritasını ezbere çizmeyi öğrettiler. Hepimiz gözü kapalı Türkiye haritamızı çizmeye alıştık. Değişiğini çizmeyi öğrenmeye hiç niyetimiz yok. Kimsenin de hevesi olmasın…