Fazla açık saçık giyinmeyin…
Umduğunuz ilgiyi, sevgiyi mutluluğu böyle bulamazsınız.
Evet
Dikkat çekersiniz.
Herkes size bakar.
Ama açıkta kalan şeylere sinekler ve böcekler gelir sadece.
Birde hırsızlar...
Yolumuza IŞIK olsun.
Hiç açık saçık giyinen bir prenses gördünüz mü? Prensesler neden hep biraz daha kapalı giyinirler biliyor musunuz?
Değerli olan şeyi korursunuz, örtersiniz. Ulu orta sergilemezsiniz. Değerli şeyler açıkta durmaz.
İnciler kabuğunda, mücevherler kutusunda durmalı.
Kıymetli şeyler hepsi bir örtüyle korunur.
Prensesler ne kadar değerli olduklarını bilirler ve kapalı giyinirler. Bu bir zorunluluk değil bir duruştur. Zarafetin ve asaletin bir ölçüsüdür. Çıplaklık dikkat çeker, ama edep hayran bırakır.
Kişisel gelişim Uzmanı, Sema Su Ekizoğlu’nun bu tespitlerini gerçekten tebrik ediyor ve katılıyorum.
Bazılarınız bu yazılanları dinle, bazılarınız ise modernizm ile cevaplayabilir. Saygı duyarım. Ancak anlatılan şeyin ne dinle, ne modernizmle alakası yok inanın.
1960 yıllarda okullarda Adab-ı Muaşeret dersleri varmış bizim zamanımıza denk gelmedi.
21 kuraldan bahsedilir.
Kısaca kalabalık yerlerde sakız çiğnenmez, yüksek sesle konuşulmaz, biri konuşurken lafı kesilmez vs gibi şeyler.
Ondan daha eskiden ise; bu nezaket kitabı, saray mensuplarının görgü kuralları, sosyal olarak kabul edilebilir davranışları ve kişisel ahlak konularını ele almaları için, bir kraliyet sarayındaki yaşamı özel bir vurgu yaparak, öğretici bir bilgi kılavuzuymuş.
Açık giyinmekle nezaketin ne alakası var diyeceksiniz haklısınız elbette.
İşte anlatılmak istenen asıl şeyde bu. Nasıl edepli, davranarak karşımızdaki insana saygımızı gösteriyorsak, belli ölçülerde giyinerek de karşımızdaki insanlara değerinizi göstermiş olursunuz.
Bir insan hakkında ilk izlenim edinmek için;
Önce nasıl giyindiği, sonra nasıl konuşup bir duruş sergilediğini gözlersiniz. Bu ilk izlenimler ışığında irtibatınızı sürdürür veya kısa keser ayrılırsınız oracıktan.
Aksırırken, öksürürken elinizi ağzınıza götürüp neden kapatırsınız? Ayıp olduğu için değil tabiki. Ne kadar doğal bir durumda olsa bile, tükürüğünüzün başkasına sıçramasına engel olmuş olursunuz. Sıçrarsa zaten vay halinize. Mutlaka bir laf işitirsiniz değil mi?
Halbuki giyim kuşamda ise karşınızdaki insanı beğenseniz de, beğenmesiniz de sadece bakar geçersiniz. Ama zihninizde vay be mükemmel bir insan dersiniz veya tam tersi vay zibidi falan der geçersiniz. İyi veya kötü bir fikir oluşur değil mi?
İşte böyle
Anlata bildik mi bilmiyorum…
Saygı ve hürmetlerimle efendim.