Yüce yaratıcı bizleri yaratırken hepimize farklı özellikler vermiş.
Zanaât, sanat gibi uçsuz bucaksız bir çok yeteneklerle donatılmışız. Bu Allah vergisi yeteneklerden özellikle enstrüman çalmak, şarkı söyleyebilmek bambaşka bir yetenektir.
Sizleri doğuştan müzisyen olan
"Miraç Dinçer" le tanıştırmak istiyorum.
Henüz 3 yaşında darbuka çalmaya başlayan, içindeki ritim duygusunu açığa çıkaran 14 yaşında bir gencimiz. Müzisyen olan babası Amasya Belediyesi'nde bando şefi olarak çalışıyor.
İlk müzik eğitimini babasından alan Miraç,
klarnet, darbuka, saksafon, perküsyon çalıyor.
Düğünlerde entsrümanıyla babasına eşlik ediyor. Hedefi büyük.
Yetenekli genç sanatçılarımızı tanıyıp onlara elimizden gelen desteği sunmalıyız.
Onlar bizim umudumuz ve onların doğru yönde ilerlemesi, eğitilmesi insanlık için şart. Sanatçı hassas olur ve kitlelere ulaşır. İyi ve hassas insanlar güle benzer, etrafına güzel kokular saçarlar.
Toplumda, sanatçıları onurlandırmak onlara imkânlar sağlamak toplum için su kadar önemlidir zira ulu önder Atatürk'ün dediği gibi;
“Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa, tam bir hayata sahip olamaz.” “Bir milletin sanat yeteneği, güzel sanatlara verdiği değerle ölçülür.” “Milletimizin güzel sanatlar sevgisini, her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek milli ülkümüzdür.”
Confucius' da der ki;
Bir milleti tutsak etmek isterseniz müziğini çürütün.
İnsanları yeteneklerine göre yetiştirmek çok önemlidir.
Bir şehir kendi sanatçısına saygı gösterip, iş imkânı, ekonomik destek sağladığı zaman bunun nimetlerinden faydalanacaktır.
Lütfen genç sanatçılarımıza ve sanata sahip çıkalım. Onlara işlenmemiş elmas gözüyle bakılmalı. Değer vermek, destek olmak onları şekillendirecek.
Genç sanatçı Miraç Dinçer'e eğitim ve müzik hayatında başarılar diliyor onu ve bu çalışma azmi tebrik ediyorum.
Sanatla kalın.