Yüce yaratıcı bizi yaratırken korku duygusu ile yaratmadı.
Tam aksine bizi aşk, sevgi merhamet gibi güzel duygularla programladı. Korku sonradan edinilen bir duygu olduğu gibi insan ruhununda işgencesidir. Buna benzer bir duygu olan endişe ve kaygı insanın kendi kendine oluşturduğu bir duygudur. Hayatı korkusuz ve endişesiz yaşamak akışda kalmayı sağlar ve bizim için olumlu etkileri vardır.
Kendinizi nasıl yetiştirdiğiniz önemlidir. Korku egomanyası toplum üzerinde nasıl bir etkiye sahip?
Korku ile yaptırımlar konusunda basit bir örnek vereyim.
Yaşadığımız pandemi döneminde toplum olarak korku üzerinden ne hale geldik? Panikle hazırlanan, uzun vadede ne işe yaradığı? Ne gibi olumsuz etkilerinin olduğunu bilmeden riski göze alarak aşıları kabul ettik. Denize düşenin yılana sarıldığı gibi...
Ben kendi adıma her zaman aşı karşıtı oldum. Çok yönlü araştırmalarım sayesinde kendimi ve etrafımdaki insanları bilinçlendirmenin içsel rahatlığını yaşadığımı, bu konuda korkunun esiri olmadığımı rahatlıkla ifade ediyorum.
Sürü piskolojisinin dışında farklı düşünebilmek her zaman avantajdır. Çeşitlilik sunar. Olumlu ve olumsuz her renkten düşünceyle bir bütünüz. Korkusuz bir muhakeme gücü ve inandığını sonuna kadar savunabilmektir esas olan. Her zaman şunu düşündüm korkan hergün ölür. Cesur bir defa.
Dünyaca korkuyu destekleyen bir inanç sistemiyle yönetildiğimiz aşikâr.
Borsanın çıkışlarıda korku sistemi ile yönetildiğimizin en basit göstergesidir.
Gerçek olmayan düşünceler inanç sistemimizi daima sabote eder. Korku duygusu beraberinde paniği getirir. Zihnimiz daima bizim kontrolümüz altındadır.
Kuvvetli bir düşünce yapısına sahip olmadığımızda, insanların söyledikleri sözler tarafından programlanırız. Kısacası biz "biz" olmaktan çıkar, herkes gibi oluruz. Vücudumuzun pusulası diye adlandırdığım bizi biz yapan epifiz bezinin sağlığı ve işlevinin ne kadar önemli olduğunu, yazılarımda elimden geldiği kadar bahsettim. İnsanı, insan yapan duygu "muhame" gücünü bu mini organın yaptığı eski medeniyetlerce de bilinmektedir. Bu küçük ama etkisi büyük olan organın bir çok işlevinin olduğu gibi hayır diyebilmeyi, kendi görüşünü dile getirip onu savunmayı sağlar. Biz insanlar kum taneleri gibi rengarengiz.
Hepimiz farklı düşüncelere sahibiz. Onun için flörürlü içecek ve diş macunları ile "kontrol altına alınmış epifizler muhakeme edememe gerçeğini" de gözler önüne serer.
Doğallığın dışına çıkmak insanın her konuda harab olmasına sebeptir.
Sağlam kafa sağlam vücutta gerek. Sağlam düşüncede ancak bu tezahürden ortaya çıkar.
Vereceğimiz bir can...
O yüzden korkunun esiri olmadan doya, doya yaşayalım şu hayatı.
Biz bir bütünüz. Beynimizi oda olarak düşünürsek korku boş odada tezahür eder. Kalabalık odada etkisini kaybeder. Eğer akıl kalabalık ve kaliteli bilgiyle doluysa korku hakimiyetini kaybeder.
Ruhunuzda size ait olmayan duygulardan geç olmadan arının.