Aramızda yaşan o kadar çok narsist ve onların mağdur ettiği insanlar var ki... Bu narsistler, karşımıza kimi zaman eş, kimi zaman dost zannettiklerimiz, belki annemiz, belki babamız olarak ortaya çıkıyor.
Bir narsiste maruz kalmak, ruhsal tüm dengelerin alt, üst olması demektir.
Kadın erkek ilişkisi üzerinden narsistin açtığı yaralardan bahsetmek istiyorum.
Narsist bir erkek, bir kadını beğendiyse kendi sınırlarını zorlayarak ona büyük hediyeler alarak, çok süslü kelimeler, ve çok kaliteli tavırlar sergileyerek onu elde etmeye çalışır ve bu ilgi karşısında kolaya kimse kayıtsız kalamaz.
Narsist, avını elde ettikten sonra, o artık başarmıştır ve hedefin bir önemi kalmamıştır. Kedi fare oyunu başlar.
O artık sadece karşısındakini aşağılama objesi olarak, egosunu şişirmekte kullanır.
Aşağılamada kullandıkları cümleler, sen kimsin?, sen kendini ne zannediyorsun?
Sen yapamazsın! Sen bozarsın!Sen kırarsın! gibi "Sen" dilli ağır cümleler kurarlar.
İlerleyen zamanlarda çocuklarına dahi böyle davranırlar. Onların yetiştirdikleri çocuklar, öz güvensiz, kendini ifade edemez, konuşamaz, aşağılık hisseder, korkak olur, toplumda yer edinemez. Duygusal şiddetin darbelerine maruz kalırlar.
İyi bir "narsist" çocukken yaşadığı ,sevgisizlik, saygısızlık, değersizlik, aşağılanma ve varlığının sindirilmesiye yetişiyor.
Narsistler ortalıkta "gururla" gezerken onlar değil!
Onların "hasta ettikleri" piskologlara gidiyor.
Eşinizi ve dostlarınızı iyi seçin! "Narsist hapishanesine" sakın ha düşmeyin!